img

Betül KURŞUN

23 Mart 2013 09:53

Her Göğün Kartalı Aynı Hüznü Ayınıdır


Tüm renklerin rengi aynıdır tüm evrende. Tüm renkler tektir. Tüm renkler çoktur dünya üzerinde.
Umudun rengi aynıdır. Bir hüznün ölmesi, beklenenin dönmesi, istenenin sevmesi, özlenenin gelmesi rengindedir. Bir savaşın susması, bir zalimin gitmesi, zulmün bitmesi, yeni bir güne sıyrılan gıcırtılı pencereler, pervazlardır umudun rengi. Sevincin rengi aynıdır. Fırından çıkmış sıcak ekmek kokusu her renge gökkuşağıdır. Bitmiş bir mapus damı, ödenmiş bir borç, kuruyan bir kan, bir hastane odası vedası, kazanılmış bir okul haberi, hep aynı renktir yeryüzünde.
Herkes aynı renkte örülmüş, aynı manaya bürünmüş, aynı hasrete veda etmiş askerdir bu kışlada. Her Askerin bir hüznü, bir vedası, bir hasret ateşi vardır yüreğinde.
Yeni doğmuş bir bebeğin rengi tüm dünyada aynıdır. Yeni bir başlangıç bir başa dönüş, yeniden sözler veriştir. Her bebek bir yuvayı kurtarır, taptaze bir heves, bir itinadır. Yeniden tutulan bir el, bir ‘’iyi ki varsın’’ dır.
Dünyanın her yerinde aynı yanar annenin ciğeri. Kudüs’te, Filistin’de. Bir de Suriye ‘de. Her ananın bağrı aynı yanar. Gözyaşı aynıdır. Annesi olmayan bir yetim, her yerde aynı eğimle boynu bükür yürür. Kimsesiz bir ihtiyarın yarınsızlığı, boş kapıya, boş bakışlığı aynıdır.
Rum’da aynı, Arap’da aynı, Acem’de aynıdır.
Aşkın dili aynıdır. Batmış bir güneşi aynı hüzünle izler her ayrılık. Uzaklara bakan bir çift göz, yare adanmış bir yürek aynıdır.
Her yerinde evrenin, aynı şekilde aşık olur insanlar birbirine. Başka başka değildir aşkın hali. Şekli başka, şahsı başkadır sadece. Ama aşık olmak aynıdır.
Gökyüzünde balonlar uçurmasını beklemez kadın elin adamından. Dünyanın her yerinde küçücük, bir çocuk kalbi kadar küçücük, gökyüzü kadar kocaman bir şeydir aşkın tüm hali.
Ankara’da simit satan adamın aşkı aynıdır. İstanbul’da bir köşe başı satıcısının hüznü aynı.
Bir köy güzeli entarisinin eteğine siler gözyaşını. Aynıdır çaresizliği. Vefasız bir yar aynı.
Otel odasında boyaları akmış yüzüne mendil süren kadın aynı. Acımak aynı, kanamak aynıdır.
Ölmek aynıdır dünyanın her bir köşesinde. Toprak atmak bir sevdaya. Topraktan beri gelmek, bir yarını gömmek aynıdır.
Ölüm her yerinde soğuktur dünyanın. Her insan ağlar ölüme. Her ‘’insan ‘’. Ölüm her yerin dibinde çaresizliktir. Teslimiyet, kabulleniş ve sessiz bir yeniliştir.
Savaşmak aynıdır. Kurşun her yüreği aynı deler. Bir merminin vızıltısı, bir babanın evlat uğultusu, çaresizlik ve kardeşlik aynıdır. Her savaş barışın devamı, her barış savaşın habercisidir dünyanın her yerinde.
Sessizlik aynıdır. Tüm duvarları deler sessizliğin çığlığı. Dünyanın her yerinde tüm sessizliklerin konuşan bir yanı vardır.
Sessizlik bekleyiştir, kahroluştur, söyleyiştir her zaman bir yerde.
Tüm yalanların rengi aynıdır evrende. Pembe yalan yoktur. Yalanın rengi kapkaradır.
Dünyanın her yerinde bir yalan bir diğerini kandırır. ‘’Seni seviyorum’’ yalan, ‘’sevmiyorum’’ yalan,’’ değerlisin’’ yalan, ‘’benim için hiçbir şeysin’’, yalan, ‘’üzülmüyorum’’ yalan, ‘’mutluyum’’ yalandır kimi zaman.
Siyahla beyaz aynıdır. Griler aynı. Siyah karanlık, beyaz güvercindir çoğu zaman.
Muğlâklarımızdır griler, ne siyahı isteriz hepimiz, ne hep beyazda var olabiliriz. Kuşkuyu sevmediğimizdendir griye düşmanlığımız.
Dünyanın her yerinde siyah aynıdır. Renkler aynı. Kırmızı aşktır kanın yanında. Neye buladığını bilmeden dileriz gülleri.
Kana bulasa da bizi sonunda, aşkı isteyişimiz aynıdır.
Bütün acılar kardeştir. Barışlar, yalanlar, sevdalar, hüzünler kardeştir. Tüm aşklar tanır birbirini.
Tüm savaşlar birbiriyle çelişir. Tüm yaşamlar birbirine kesişir. Tüm öyküler benzer benzer ama bambaşkadır.
Acı çekmenin hali, aşkın hali, tüm muğlâkların hali aynıdır.
Başka başka hali ile istesek de çoğu zaman, hepimizin sevilmektir tüm derdi. Bir ahuya yar olmak, zebuna terk-i diyar olmaktır tüm hikâyemiz. Şefkat her yerde aynıdır.
Hikâyemizin çoğunu aşk yazar. Tüm kafiyeleri aşk bozar. Aşktır bizi mutlu kılan, düzeni kuran, düzeni bozan… Ömürde destana konu olacak en çok şey aşktır. Ölünce aşklar anlatılır. Doğunca aşkla başlanılır.
Ya ilahi! Ya dünyevi! … Ama aşktır öykümüzde aslolan.
Gökyüzü aynıdır dünyanın her yerinde. Güneş aynı batar. Kiminde dolunay, kiminde yarımay olsa da sıyırdığımız perdeyi her gece aynı ay karşılar. Hepimizin gökyüzünden aynı kuşlar uçar. Tüm baharlarda aynı kuşlar göçer. Evlat yolu gözleyen bir ananın göğünden uçan kartal, uzaklara bakan bir sevdaya, bir başka coğrafyadan selam götürür. Bir başka hüzünden selam getirir. Gök aynı, yer aynı hüzün aynıdır…
Gök bizim, yer bizimdir. Güneş bir tane, yıldızlar her gökte bin tanedir. Öykümüz başka başka olsa da yeryüzü tek tanedir. Hüznümüz değişir, yolumuz değişir, gece döner sabaha bulaşır. Lakin dünyanın her yerinde insan bir tanedir. Hayat bir tane, ölüm bir tanedir.
Dünyanın her yerinde ortaktır acının dili. Kuzey Kutbunda. Ve Güney Yarım Kürede. Bütün acıların dili ortaktır. Bir de çocuk gülümseyişi. Bütün çocukların gülüşü, bütün çocukların gözleri aynıdır. Bundan sebep dünya çocukları kardeştir. Büyüdükçe değişir tüm gülüşler. Acıyışlar… Kanayışlar… Bakışlar değişir… Sevgiler başkalaşır. Büyüdükçe eksilir tüm çocukların masumiyeti. Büyüdükçe şekillenir dünya. Büyüdükçe kirlenir…
Diyeceğim o ki;
Başımız toprak, sonumuz toprak

Mühim olan çamurlaşmadan yaşamak…

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu