img

Hamit ARSLAN

10 Ocak 2014 11:32

Nefis Terbiyesi


“Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?” (Tekasür-8)

Müslüman bireylerin bazen karşı karşıya kaldı kötü şartlardan dolayı nefis terbiyesine çok

önem vermesi gerektiğini zorunlu kılar. Nefis terbiyesi sadece kötü durumlarda olacak diye

bir durumda söz konusu değildir. Başkasının hatalarını yanlışlıklarını sorguladığı gibi kendi

nefsini de sorgulayıp muhasebesini yapması gerekir.

Tamamen ortadan kaldırılması gereken bir düşünce vardır ki, o da şudur: Bazı şahısların

terbiyeden müstağni saymak, onlara terbiye gerektirmeyecek derecede itibar vermek veya

onların terbiye merhalesini aşmış oldukla-rı düşüncesidir. Bu düşünce, insanları tehlikeye

atmakta, ayaklarının kaymasına, düşmelerine ve dökülmelerine yol açmaktadır.

Bu düşünce, bu mantık, İslam öğretisi ile taban ta-bana zıttır. İnsanı, davası ve dini açısından

sürekli bir imtihan ve deneme içerisinde kabul eden terbiye felsefe-si ve metoduyla, uzaktan

yakından hiçbir alakası yoktur, o, Öyle bir terbiye metodudur ki, insanı ömrü oldukça nefsine,

Allah’ın koyduğu şeriat kurallarına uymada yar-dımını, Rabbine kulluğu, yoluna bağlılığı,

imanını ol-gunluğa erdirmeyi zorunlu kılar. Müminin kalbi, rahman sıfatının sahibi olan

Yüce Allah’ın iki (kudret) parmağı arasındadır. Fitneler ise, bir hasırın yere serilişi gibi kal-bi

çepeçevre sararlar. Mümin her zaman kötü akıbete düşmekten korkar, tir tir titrer. Allah’tan,

sonunu hayırlı dalmasını ister

Böylesine kuru ve donuk bir atmosferde, Allah’ın zik-ri ve gözetimi ile nemlenen ruhi terbiye

havasının aksi-ne devamlı olarak stres dolu ve gergin bir durumu doğu-rur.

Ahmed b. Hanbel, Şeddad b. Evs’den şöyle rivayet etmiştir. Şeddad b. Evs (r.a.) ağlıyordu.

Ona dediler ki:

“Niçin ağlıyorsun?” O, şöyle cevap verdi.

“Hz. Resulullah (selallahu aleyhi vesellem)’den duymuş olduğum bir şey beni ağlattı.

Şöyle buyurdu:

“Ümmetimin şirke ve gizli şehvete kapılacağından korkuyorum.” Bunu duyunca ben:

“Ey Allah’ın Resulü, ümmetin senden sonra Al­lah’a ortak mı koşacak?” dedim.

“Evet, ancak onlar, güneşe, aya, taşa veya puta tap­mayacaklar. Fakat yaptıkları

amelleri sadece riya için yapacaklar. Gizli şehvet ise; onlardan birinin oruca ni­yetlenip

sabahladıktan sonra herhangi bir şehvetin ken­disini mağlup etmesiyle orucunu terk

etmesidir.

Bütün Müslümanların, toplu halde, istisnasız olarak, köklü ve sağlam bir terbiye al-mış

olmaları gereklidir. Müslümanın Müslüman ile olan ilişkisi, Allah ve İslam ile olan ilişkisinden

kaynaklanmalıdır. İslami cemaat ya da diğer değişik organizasyonlar sadece araç olmalı,

amaç olmamalıdır. İslami cemaatler ya da gruplar sadece Allah’ın rızasının kazanılması için

bir yoldur, bir araçtır. Yoksa İslami cemaatler, fertlerinin ve çalışanlarının çıkar sağlamalarına,

işlerini yürütmelerine vasıta olmamalıdır.

Selam ve Dua ile

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
CHP gençlik kolları Beşiktaş'taki saldırıyla böyle dalga geçti
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu