img

Atakan Karataş

17 Kasım 2016 08:11

Bu Millet Dirilişe Gebe, Artık Geçit Vermez Engellere!


Önceki yazımızda Türkiye’nin bunca şey yaşamasına rağmen halen nasıl ayakta olduğundan bahsetmiştik. 15 Temmuz ruhunda sağcısıyla solcusuyla vatanı müdafaa eden bir birlikteliğin ruhu nereden kaynaklanıyordu? Özellikle son 100 yılında yapılan darbelerle bütün fidanları sökülen, ekilmiş toplanmaya hazır tüm hasatının tekrar yakılmaya çalışan vatan bizim toprağımızdı.

 

Türk halkının canına tak eden şeyde tamamen buydu. Bizi zamanında ümmet bilincinden ayırmak için kerbela vardı, şimdiki anlamıyla şii, sünni savaşları var.  Bizim millet olmamamız ve duvarlara çarpmamız için seferberlik ilan ederek çin seddi vardı şimdiki anlamıyla Avrupa birliği duvarı var. Düşmanlar ve taraflar değişse de tek bir ortak nokta var o da biziz, savaşılan tarafın hep biz olması ve ilk fırsatta bizi yok etmek istemeleri. Onlarca devlet kurmuş tarihimize baktığımızda sıkıntısız hiçbir zamanın olmadığını iyi biliriz. Diğer milletlerin 100 yıl savaşları varken, bizim lale devrimimizin olması yani diğer milletler savaşla geçen yıllarını not alırken, bizim savaşsız geçen yıllarımızı not almamız geçmişten bu yana çektiğimiz sıkıntıların en büyük tarihi anektodunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu sıkıntıları çekmiş olan milletimiz artık 2. Osmanlı İmparatorluğu özlemini çekmektedir çünkü artık avcıların hikayesinden sıkılmıştır, kendi hikayesini aslanlar gibi kendisi yazmak istiyordur. Onların hak ve hürriyet, demokrasi, basın özgürlüğü joker kartlarına karşılık gerçek adaleti sağlama isteğinden daha doğal bir hak ne olabilir?


             Canımızın yanmasından bıkmadık, her gün şehit vermekten, her gün bomba patlamasından da bıkmadık, bizler Allahın her günü bu ülke ve milletin üzerinde oyun oynanmasından bıktık. Ve şimdi bunu değiştirmek istiyoruz, iş te bu inanç ve bıkkınlık duygusu bizde, onların hayal ettikleri gibi pes etme duygusuna değil, diriliş duygusuna dönüştü. Bunun en güzel ve yakın örneği ise ikinci kurtuluş savaşımız olan 15 Temmuz dur.

 

15 Temmuz Gecesi;

Onların düşüncesi: Tankları, askerleri çıkardık, Erdoğan da kaçar şimdi, 1980 den bu güne kadar bu toprakların yetiştirdiği mahsülü toplarız, Amerikalı güzel günlere yelken açarız. Zaten bu halk pes eder, Çanakkale ruhu yıllar önce kaldı, 60 ta 80 de nasıl yaptıysak şimdi tekrar yaparız. Sam amcamızla müptezel amcamız bizi alnımızdan öper.

 

            Bizim düşüncemiz;  Bizki yüzyıllar boyunca bayrağımıza, imanımıza ve bağımsızlığımıza leke sürdürmemiş, en zor zamanımızda savaş meydanlarında analarımızı, babalarımızı, kardeşlerimizi şehit vermiş bir miletiz. Biz ki bu vatanın bir karış toprağı için, tüm maddi değerlerden vazgeçmiş, kanla alınan toprak kanla verilir diyen,  çanakkale’de düşmana geçit vermektense canını vermeyi namus ve şeref gören atalarımızın torunları, yıllar boyunca bombalarla ve şehit haberleriyle uyanıpa gözü yaşlı şehit anasının şehit oğluna bakıp vatan sağolsun diyen analarımızın Mehmetçikleriyiz. Sizin satılık Mehmet görünümlü conileriniz tanklarla, tüfeklerle gelsin, bizler bir ölür bin doğarız. Siyasi görüşümüz ne olursa olsun, bu vatana müdahalede bulunmaya kalkana önce Allahın, sonra başkomutanın emriyle, vatan ve iman sevgisiyle karşılık veririz. Sizin alnınız ancak sam ve müptezel amcanızın öpmesine değer. Bizim ki ise Mehmet Akifin deyişiyle;

 

 

 

Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

 

              Bizler, önce Rabbimize duyduğumuz inançla, ecdadımızdan, tarihimizden aldığımız kudretle, her karışının değerini bildiğimiz vatanımızın kıymetiyle bu oyunların üstesinden geldik ve geleceğiz. Durmayacağız yola devam edeceğiz. Bu yol boyunca önümüze engellerde, kaoslarda çıkacak, son kozlarını şerefsizce oynayanlarda çıkacak, ama bu millet bu tüm engellere karşı pes etmeyecek yoluna devam edecek. Belki ben şehit olacağım belki başka kardeşim ama bu sancak düşmeyecek. Ne yaparsalar yapsınlar, karşında ümmet olmanın bilincinde, bayrağının şerefinde bir millet görecekler.   Bunları neden mi bu kadar emin söylüyorum? Çünkü bu millet dirilişe gebe, artık geçit vermez engellere!

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
'Mozambik ziyareti ikili ilişkilerde yeni ufuklar açacak'
Türkiye
İlhan Cavcav için Gençlerbirliği tesislerinde tören
Dünya
'Mülteciler sınıra dayanınca ırkçılıklarını ortaya koydular'

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu