img

Abdullah Hammodat

26 Ekim 2016 14:24

Musullular: Açlık ve Korku Dolu Bekleyiş


Ninova eyaletinin merkezi olan Musul Irak’ın tahıl ambarı olarak bilinir. Musul, zorunlu göçlerde ve Güney şehirlerinde ve Bağdat’ta mezhep savaşları yaşandığı zamanlarda bu savaşlardan kaçan Sünni vatandaşlar için güvenli bir sığınak olmuştur. Hatta çok büyük rakamlarda gelen göçlere rağmen hepsini barındırabilmiştir. 

Şehir Sünni çoğunluğa sahip olmakla beraber Kürtler, Asurlular, Ezidiler ve Şialar gibi çeşitli inançlar, dinler ve milletlerden insanlarıyla zenginliğini süslemektedir. Daeş şehri elinde tuttuğu süre içerisinde bu çoğunluğu (Sünniler) susturabilmiş, şehirden kaçanların ve muhaliflerin mallarına el koymuştur. Diğer topluluklardan da cizye almış ve birçoğunu da göçe zorlamıştır. 

Uzun zamandır şehir muhasara altına alınmış, Irak Hükümeti tarafından memurlara, emeklilere ve sosyal güvenlikten yararlananlara verilen maaşlar ve ödemeler durdurulmuştu. Musul şehrine gönderilen ödemeler terör ve hilafeti desteklediği gerekçesiyle yasaklanmıştı. Buna ek olarak Daeş Musullular arasında sadaka ve yardım babından ödenen tüm paraların takibini yapıp divanlarından birinde bunlara el koymuştu.

Askeri operasyonlar sebebiyle şehre yapılan kuşatmanın şiddetlenmesiyle bazı aileler, hatta sadece anne-baba ve iki çocuktan oluşan küçük aileler bile soğan ekmekle yaşamlarını idame ettirir oldular. Çay, şeker gibi gıda maddeleri ise lüks gibi görülmeye başlandı. Durumu iyi olan aileler günlük yiyeceklerini karşılayamaz hale geldiler. Üniversite hocaları mesleklerini bırakıp seyyar satıcı oldu. Aşiret reisleri ve kapıları fakir ve yoksullara hep açık olan cömert kimseler kapılarını kapatmak zorunda kaldılar. Esnaflar kiralarını ödeyemedikleri için dükkânlarını kapattı. İş adamları işçilerini işten çıkarmak zorunda kaldı. 

Musullular şehri Daeş pençesinden kurtarmak için yapılan savaşları izliyorlar. Bazıları başlangıç tarihinden oldukça geç bir zamana kadar özgürlük hedefiyle operasyonlara girişecek dirayeti gösteremediler. Çünkü Daeş tüm internet ve uyduları kontrol altına alıp kapatmıştı. Sadece bazı salonlarda gerçekleşen tüm görüşme ve yazışmaları takip ederek, kendi gözetimleri altında internet ve telefon kullanımına izin veriyordu. 

Şu ana kadar şehrin merkezinde hiçbir kara harekâtı yok. Operasyonlar sadece çevre kırsal ve köylerde yapılmaktadır ki bu köylerin birçoğu Daeş tarafından sakinleri Müslüman olmadıkları gerekçesiyle boşaltılmıştı ve tüm mallarına el koyulmuştu. 

Musullular mezhebe dayalı misillemelerin yapılmasından korkuyorlar. Zira halk nezdinde popüler olan bazı milis grupların “Yezd ve Muaviye takipçileri” olarak tanımladığı topluluklara karşı intikam ve misilleme çağrılarında bulunduğu duyuldu. Musul’da durumların bu hale gelmesinin ilk ve esas sorumlu eski Başbakan Nuri el Maliki her şeye rağmen özgür bir şekilde geziyor, kimseye hesap vermiyor. Maliki’nin kötü yönetimi ve mezhep çatışmalarını körükleyen siyaseti yüzünden Musul’da bir sürü masum canından oldu.

Ufukta görünen bir umut var. Irak ordusundan ve peşmerge tarafından, ayrıca siyasi önderler tarafından yapılan açıklamalar yaşananların bize ağır bir ders olduğunu ve bundan şunu öğrendiğimizi umuyorum: eğer ortaklar olarak beraberce yaşayamazsak, aptallar gibi birbirimizi öldüreceğiz. 

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Emniyet "Huzur-Türkiye-5" operasyonunun bilançosunu açıklandı
Türkiye
FETÖ'nün suikast timine ağırlaştırılmış müebbet istemi
Dünya
Yemen Başbakanı'ndan İran'a suçlama

Hava Durumu

17°
Detaylı Hava Raporu