img

Ömer Faruk Koç

29 Eylül 2016 19:27

Kır Zincirlerini


Tarantino'nun en sevdiğim filmlerinden biri olan Django Unchained 'de hiç unutamadığım bir diyalog vardır: 

Köle sahibi ve tüccarı Calvin Candie misafirine şöyle der: 

''Bütün hayatım burada etrafım bu kara yüzlerle çevrili olarak geçti. Ve onları gördüğüm her Allah'ın günü kafamda şu soru vardı: Neden bizi öldürmüyorlar? Bu ihtiyar Ben şuracıkta 50 yıl boyunca haftada 3 kez babamı keskin bir jiletle traş etti. Ben olsaydım, babamın o kahrolası boğazını keserdim ve emin ol 50 yıl beklemezdim bunun için. Ama o bunu asla yapmadı. Niye?''

Bu burada bir dursun.

Kısacık cumhuriyet tarihimize ne yazık ki 1'i postmodern olmak 3 askeri darbe, 1'ü elektronik olmak üzere 2 muhtıra sığdırdık. Başarısız olan, akim kalan, plan aşamasında kalan onlarca darbe girişimini hesaba katmıyorum bile.

İnsanımız bu darbeleri ya olumlu karşıladı, ya da itirazı olsa bile yuttu, sindi;sesini çıkarmadı. Sesini çıkarmaya yeltenenler azınlıkta kaldı ve akıbetleri pek hoş olmadı. İnsanlar ne yazık ki bunu da sineye çekti ve hayatlarına devam etti.

Ergenekon/Balyoz süreci işte bu yüzden tarihimizde önemli bir yer tutmaya devam edecek. Evet, çok büyük haksızlıklara ve kepazeliklere yol açtı. Meğersem bir vesayeti kaldırıp başka bir vesayeti getirmek niyetinde olanlar varmış o işin arkasında. Zulm ile abad olanın ahiri berbad oldu. Ama o sürecin bize bir hayrı oldu. 

Önceki darbelerde insanların sokağa dökülmemesinin sebebi askerlerin elindeki tank,top,tüfekten korkmaları değildi. O zenci köle efendisinin boğazını nasıl kesmediyse insanlar da kafasında kutsal bir yere koyduğu askere karşı durmadı. 

Ama 2007'de başlayan Ergenekon süreci yavaş yavaş insanların zihinlerindeki o kabulleri silmeye başladı. ''Vay bee asker neler yapmıştı? Kim bilir eline fırsat geçse daha neler yapardı?'' (Masum insanları beri tutuyorum lakin Veli Küçük'ün Şener Eruygur'un vb. sütten çıkmış ak kaşık olmadığında hepimiz hemfikir olsak gerek.)

İşte bu sebepten insanlar 15 Temmuz gecesi tereddüt etmeden sokaklara döküldü. 'Benim tankımı bana doğrultamazsın' dedi.
Tank aynı tanktı, tüfek aynı tüfekti,asker aynı askerdi. Ama insanlar kafalarındaki hayali zincirleri kırmışlardı artık.

Peki sırada ne var?

Onu da yarına bırakalım..

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Halep’te İnsanlık Ölmesin" kampanyası başlatıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
İngiltere ve Galler'de 300'den fazla polise cinsel istismar suçlaması

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu