img

Atakan Karataş

26 Eylül 2016 20:46

Ortadoğu ve Türkiye


Bizim coğrafyamızın suyunu içen herkes bilir ki Osmanlı İmparatorluğundan önce ve sonra Ortadoğu’ da hep bir karışıklık hakim olmuştur. Gerek coğrafi konumu gerekse farklı dini inançların ortak noktası olması ve stratejik konumu nedeniyle dünyanın gözü hep Ortadoğu da olmuştur. Tarih boyunca Ortadoğu da gücünü en çok hissettiren kim ise dünyanın da süper gücü o olmuştur.

Osmanlıdan sonra İngilizlerin, İngilizlerden sonra İsraillilerin, İsraillilerden sonra da Amerikalıların etkisinde olan Ortadoğu coğrafyası artık adalet istemektedir. Çünkü Osmanlıdan sonra kim Ortadoğu’ya etkisini hissettirdiyse, o etkiyi hissettirmek için kaba kuvvet ve yıkım makineleri kullanmıştır. Ama Türkiye’den bu duruma tepkisiz kalması beklenemezdi, özellikle yeni Türkiye’den. Osmanlının torunları olarak bilinen Türkiye, bölgenin ABD güdümlü maşası İsrail’e “One Minute” ile dur demiştir. Bu tepkiyi alınca şaşıran dış mihraklar, Türkiye’nin Ortadoğu politikasına daha çok önem vermeye başlaması ve orada bulunan mazlumların Türkiye ye olan sempatisi gereği, Türkiye bölgenin lider ülkesi haline gelmesiyle hedeflerinin Erdoğan olduğunu netleştirmişlerdi. Şöyle ki daha geçen günlerde girmiş olduğum Mavi Marmara davasında bir tanık ifadesi şöyleydi; İsrail terörist devletinin askerleri bize darp uyguluyor, hakaret ediyordu, her çığlığımızda bizlere, “sizi “One Minute” diyen lideriniz mi kurtaracak şimdi?” tarzı şeyler söylüyorlardı. Sırf bu örnek bile kuyruk acılarının olduğunu, içlerindeki kinin ne derece şiddetli olduğunu ve insanlıktan nasiplerini almadıklarını gösteriyordu. Onların bu nefretine inat Türkiye başta Suriye olmak üzere Ortadoğuda yardıma ihtiyacı olan kim varsa elini uzattı. Hatta Ortadoğu’yla kalmadı Somali, Malezya, Tanzanya, Bosna gibi değişik iklimlere de bu yardım elini götürmekten çekinmedi. Özetle Erdoğan’ın bölgede yönettiği bu süreç başarıya ulaşmış, Türk ve İslam coğrafyasının bir çatı altında toplanarak bölgeye adalet ve barışı getirilme yönünde olumlu adımlar atılmıştı.

Türkiye günden güne bölgenin hakimi olurken bundan başta İsrail ve ABD olmak üzere bir çok ülke rahatsızlık duymaya başlamıştı. Yine tarihlerin kronolojik sıralamasına dikkat etmek burada bizlere birçok ipucunu verecektir. 2010 yılında Mavi Marmara saldırısıyla önce dış mihrakların vazgeçilmez ortağı İsrail karşımıza çıktı. Daha sonra Ortadoğu’da Arap baharı başladı. Yirmiye yakın ülke’de gerçekleşen değişimlerle Ortadoğu’nun siyasi haritası tekrar şekillendirildi. Bundan sonrası daha da dikkat çekicidir ki; Türkiye’de terör tırmanmaya başladı. Suriye’de karışıklıklar başladı. 2013 Yılına geldiğimizde ise artık hedef net bir şekilde Türkiye idi. Önce DAEŞ ortaya çıktı ve bölgede savunmasız kalan yerleri sözde İslam devleti kurma idealiyle toplamaya başladı. Türkiye’ye ilk büyük saldırıyı reyhanlıda yapan DAEŞ gün geçtikçe ‘abilerin’ de yardımlarıyla güçlendi ve bölgede kök söktürmeye başladı. Suriye’nin net bir şekilde bölünmesiyle DAEŞ ve PYD’de bu topraklardan kapabildiğini kapmaya çalıştılar. Ancak bunlar da bölgenin tamamen kontrolü için yeterli değildi. Çünkü bu bölgeyi kontrol etmek için en büyük faktör Türkiye idi.

Türkiye’nin bölge de olup bitene ses çıkarmaması en büyük hayalleriydi ancak Türkiye’nin o eski Türkiye olmadığını gerek gezi parkında bir Arap Baharı çıkaramamalarından, gerekse PKK ile patlatılan bombalara rağmen bu vatanın dimdik ayakta duruşu karşısında çaresizliklerinden bunu çok iyi derecede tecrübe etmişlerdi.  Şimdi ise artık yıllardır ektiklerini biçmeyi planladıkları en büyük hamleyle mevcut iktidarı düşürüp, bölgede at koşturmayı hayal etmekteydiler. Ancak bu hayalleri büyük bir yok oluşa ve dirilişe gebe idi. Türk halkının bu vatana bu kadar âşık olduğunu tahmin edememişlerdi. 40 yıldır tohumlarını her yere saçtıkları paralel yapı, Türkiye’nin bu restlerine karşı Amerikalıların en büyük kozuydu. Bu kozu zaman içinde ilk defa herkesin görebileceği şekilde 17-25 Aralıkta kullanan Amerikalılar ilk hüsranı burada yaşadılar.  Ülke fetret devrine girer diyenler avuçlarını yaladılar. Teker teker teröristhaneler kapatıldı, kul hakkı yiyerek beslenen organizma çökertildi. Bunun yanında yaklaşan Türkiye’deki seçimlere bel bağlayan paraleller ve PKK’cılar kanla kaplı ellerine ve yüzlerine makyaj yaptılar, halkların kardeşliği diye satmaya kalktılar, seni başkan yaptırmayacağız dediler, eğer güzel yolla bize baraj geçirtmezseniz musluğundan kan akan havuzlarda yüzdürürüz sizi dediler, e bunlara kanan da çok oldu bir şekilde barajı geçtiler.

Bunlarda yetmedi bu sefer bombalar daha sık patlamaya başladı, Taksim, Kızılay, Sultanahmet olmak üzere patlattıkları bombalarla dış mihraklar Türkiye'ye gözdağı vermeye çalıştı.  Barajı geçmek ve koalisyon seçenekleri, turları derken ülkeden 1 yıl gitti. Halk istikrarın değerini anladı ve tekrar liderini seçti. Bundan sonraki süreçte liderler değişse de ülke istikrara kavuştu derken 15 Temmuz hain darbe girişimiyle, son kozlarını oynamak istediler ama yine başarılı olamadılar, olamayacaklarda. Eğer bu hain plan başarılı olsaydı olacak olanları hepimizin bildiğini veya tahmin ettiğini düşünüyorum. Biz nöbetler tutarak ülkemize sahip çıkarken bile ABD’nin PYD ve PKK’ya bir hediyesi olarak karşımıza çıkan PKK koridoru açmaya çalıştığı alenen ortadaydı. Ancak Türkiye eski Türkiye değildi hem ABD’yi hem PKK’yı hem İŞİD’i açmaza sokan gelişmeleri ve adımları bir bir atarak ülkemiz oyunları bozdu. 

Şimdi soru şu; Türkiye nasıl bu hamlelere rağmen ayakta kaldı, nasıl büyümeye devam edebiliyor ve nasıl bu tuzakları yapanları teker teker tuzağa düşürüyor? İşte bunlar bir sonraki yazımızın konusunu oluşturacak. 

Ateşe su taşıyan herkese selam olsun. 

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

  • Hakan Tolan

    27 Eylül 2016 10:23

    Cevap Ver

    Geçmişten günümüze değin ortadoğuyu ve türkiyeyi özetleyen bir yazı olmuş. Bir sonraki yazıyı merakla bekliyoruz.

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu