img

Rauf Uluğbey

08 Eylül 2016 14:07

KÖR NOKTA


 

Uyarı : Bu yazı müthiş bir paranoya eseridir. Devlet'i bağlamaz, ancak gerçekleri de içerisinde barındırma ihtimali olan bir kurgudan ibarettir.    

 

Tarihten Bir Ders : Rusya, Büyük Petro'nun liderliğinde güçlenmişti. 1695'teki saldırıda başarısız olmuş, fakat 1 yıl sonra 6 ağustos 16 Rusya, Büyük Petro'nun liderliğinde güçlenmişti. 1695'teki saldırıda başarısız olmuş, fakat 1 yıl sonra 6 Ağustos 1696 tarihinde Azak Kalesi'ni ele geçirmişti. Osmanlı Papa'nın Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venediklilerden oluşturduğu Kutsal İttifak'la uzun süre savaştı ama sonunda yorgun düştü. Avusturya'yla Karlofça Antlaşması'nı imzaladıktan 1 yıl sonra da Rusya'yla 14 Temmuz 1700 tarihinde İstanbul Antlaşmasını imzaladı. Bu antlaşmanın hükümlerine göre Osmanlı Devleti Azak Kalesini Rusya'ya bıraktı. Onun yerine Rusya'nın Taganrog'da inşa ettiği kaleyi kabul etti. Böylece Rusya Karadeniz'de kendisine sağlam bir yer yapmış oluyordu. Rusya İstanbul'da elçi bulundurabilecekti.

 

    Önceki yazılarımın "anlaşılmayan" pek çok noktası olduğunu , kafa bulandırdığını söyleyen okuyucularım oldu. Oysa ben Ali Şeriati misali  "Sizi rahatsız etmeye gelmiştim". Çok rahatsız olanların biraz da anlaması için darbeyi , arkasındakileri ve yapılması gerekenleri madde madde yazalım : 

 

1- 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi , Nato ( atlantikçiler olarak söz edeceğiz ) kuvvetlerinin yeni "hançeri" olan FETÖ tarafından gerçekleştirilmiştir. ANCAK ! Elbetteki devlet FETÖ'nün bu girişiminden haberdardır. Cumhurbaşkanımızın "enişte'den" kastı 14 Temmuz 2016’da ülkeyi ziyaret eden Alexander Dugin'dir.

( Avrusyacılığın fikir babası ve Putin'in Hocası ) Peki devlet o gün saat 10'da çıkıp "FETÖ darbesi olacaktı , biz engelledik" deseydi , kamuoyu inanacak mıydı ? Bu engelleme sonrası FETÖ operasyonları yapılsa , toplumun bu operasyonların haklı olduğuna dair desteği ne ölçüde olurdu ? Darbe hazırlığında yakalanan Ergenekoncular işi sadece "fikri" aşamada bırakmak zorunda kaldıkları için masum ilan edilmedi mi ? ....Dolayısıyla Devlet risk almak zorundaydı ve bu risk alındı. Fakat, Ergenekon Soruşturmalarından canı yanan Avrusyacılar ( Türkiye'deki fikri uzantısı Ulusalcılık , fikir babaları ise Doğu Perinçek'tir. ) hem Türkiye'yi Atlantik kanadından tamamen uzaklaştırmak , hem FETÖ'den Ergenekon Soruşturmalarının intikamını almak , hem de Devlet'e "buradayız" mesajı vermek için Darbe'de "birkaç uçak daha kaldırıp" alevi körüklediler. Emniyetin "sevgi dokunşlarından" geçmiş olan bazı orgenerallerin suratlarındaki ifadeye bakarsanız "Avrusyacıların eğitim zayiatlarını" görürsünüz...Yani özetle , yakalanan bazı subayların da itiraf ettiği gibi darbecilerden bir kısmı FETÖcü değil , PTÖcü ( perinçek terör örgütü ) dür. Yeni Türkiye'de darbecilik teröristlik olduğuna göre , darbeye teşebbüs eden ulusalcı/aşırı kemalistleri de terörist olarak adlandırmak en mantıklısı olacaktır. Bu bağlamda FETÖcü olmamaları onları daha masum yapmaz.

2- Nasıl ki Avrusyacıların ordudan temizlenme süreci olan Ergenekon Soruşturmaları FETÖnün emellerine alet olduysa ; eğer DİKKATLİ OLMAZSAK, FETÖ soruşturmaları da Avrusyacı PTÖ tarafından sulandırılacak. Hapisten çıkarak  ( gerçek anlamda masum olanları tenzih ediyorum ) sütten çıkmış ak kaşık gibi dolaşan PTÖcülerin şimdiki kükremelerinde gördüğümüzü , bundan 5 sene sonra - dikkatli olunmadığı takdirde -  FETÖcülerde de göreceğiz. Eğer masum insanlar FETÖ üzerinden hapse atılırsa , soruşturmalar da azami adalet gözetilmezse,  sadece TSK üzerinden ya da esnaflar üzerinden bu iş yürürse, siyasi ve medya ayağı eksik geçilirse bir gün YILDIZ gazetesinde bir AKBABA çıkıp "Milli Cemaate Kumpas" yazısı yazabilir ve tüm süreç gerisin geriye dönebilir. O zaman artık "aldatılmışız" diyecek yüzümüz de olmayacaktır. 

3- Eğer MİLLİ MEDYA bir an önce DARBE'nin arkasındaki AVRUSYACI EKİBE değinmezse , Atlantikciler  Son Hamle olarak Avrusyacıların Darbe görüntülerini/ses kayıtlarını yayınlayabilir. Bu durumda kamuoyuna "ee bir de Avrusyacılar da vardı o işin içinde, biz kafanız karışmasın diye sadece FETÖ'yü söyledik" diyemezsiniz.

4- Peki Alexander Dugin kimdir ? Tıpkı Türkiye’ye “Yeni Osmanlı Hayalleri Biçen”  ABD’nin Graham Fuller’i gibi ; Alexander Dugin’de  Abdulhakim Arvasi Hazretlerinin Mezarını ziyaret edip “Bu mezarı ziyaretim , Rusya’nın Türkiye’ye Sunni Dünyanın Halifeliğini sunduğu şeklinde algılanmalı” diyen bir kendini bilmezdir.

 

Devletimiz bugüne kadar hep “farelerle baş ederken kedilerin , kedilerle baş ederken köpeklerin” içinde kalmıştır. Şimdi de Atlantik Köpekleriyle baş ederken , Avrusyacı yılanların arasında kalmamaya dikkat edilmelidir.  

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 3 Yorum Yapılmış

  • birisi

    21 Eylül 2016 09:43

    Cevap Ver

    Tamamen katılıyorum ve bu konuda gerekenin yapılmakta olduğundan da şüphem yoktur.

  • Bozkurt

    11 Eylül 2016 21:45

    Cevap Ver

    Paranoya olduğuna şüphe yok diyecem ama doğruluk payı yüksek miktarda sebebi ise Alexander dugin denilen şahsın darbeden birgün önce Türkiye ye geldi o doğru melih Gökçek ile de görüştü evet ama bu adam darbeyi sayın ERDOĞAN a birgün önce haber verdiyse Ergün dilerin yazdıkları ve Bisimitin yazdıkları çöp oluyor işte bu kısmı paranoya ya giriyor

  • Dar Kafalı Yobaz

    11 Eylül 2016 00:14

    Cevap Ver

    İlginç bir tespit...

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
İkinci umreye ek vergi kaldırıldı
Türkiye
Türkiye'den ihraç edilen hamsi miktarı yüzde 39 azaldı
Dünya
Suriye'ye 100 tonluk yardım

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu