img

Cihat Barış

19 Ağustos 2016 11:50

Laiklik Putunu Yeniden Diriltme


           Gezi'yi destekleyip "3. Köprü, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul vs. yapılmasın" koalisyonunu oluşturanların "taktik hedefi Cumhurbaşkanımız, stratejik hedefi Cumhuriyetimiz" değil miydi yoksa?

           Feto'nun soytarıları "bu bahar çok sıcak olacak" diye şaklabanlıklar yaparken, kıs kıs gülenler, çizgi film karakteri "Tom" gibi ganimetten kendisine düşecek payı el ovuşturarak bekleyenler Uganda laikleri miydi yoksa?!

            Aklını ve iradesini icara verip günde üç öğün "seni başkan yaptırmayacağız" diye fahişe laubaliliğiyle nara atanlara gaz verip "beraber iyi salladık" diye tebrikleşenler Moritanya demokratları mıydı yoksa?!

           15 yıldan beridir Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çağ atlayıp sessiz devrim yaşayan bu ülkeyi ve liderini her yurt dışı ziyaretinde Batı(l) dünyasına şikayet eden, güya manda karşıtı olup 7/24 mandacılığa mesai harcayan Batı(l) müstamlekeleri Tanzanya devrimcileri miydi yoksa?!

           Kimse rol çalmaya kalkmasın. "Cemaat" görünümlü kukla bir terör örgütünün yaptığı eylemler ne hakiki ehl-i sünnet cemaat ve tasavvufi hareketlerin hesabına yazılır, ne de onlara leke sürer.

           Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, "tankların önüne yatanlar seçkinler değil, ortalama vatandaşlar"dı. Ve o tankların önüne yatanlar  "yaşasın laiklik, Türkiye laiktir laik kalacak" gibi kof, bayat, içi boş olan sloganlarla yatmadılar. O ortalama vatandaşlar, "Allah-u ekber" nidaları ile memleket müdafaası ve şehadet niyetiyle ümmetin son kalesine yapılan işgal taarruzunu bertaraf etmek için o tankların önüne attılar kendilerini.

           Halihazırdaki laiklik güzellemeleri, uzlaşma formüllerini keşfetme mühendisliği yapanların tümü 15 Temmuz gecesine kadar FETÖ terör örgütünün yapmak istediğini yapmak istiyorlardı ve ellerinde o imkan olsa kullanmaktan asla imtina etmeyeceklerdi. Geçmişe bakalım; bundan önce yapılan hemen hemen  bütün darbeler laiklik aşkına, adına yapılmadı mı? Çok uzağa gitmeye gerek yok, 28 Şubat 1997’de  “laiklik tehlikede, irtica geliyor” safsatasıyla siyasi iradeye el konulmadı mı? 27 Nisan 2007’de “sözde değil, özde laiklik” paranoyasıyla milli irade derdest edilmek istenmedi mi? FETÖ denen terörist yapı neden bu kadar dallanıp budaklandı? FETÖ’nün mayası kimdir, nedir bu mevzu üzerine hassas bir şekilde eğilmek lazım. Düne kadar bütün halis İslami motiflerin başına vurup susturan, yok etmeye çalışan sopanın adı laiklik değil miydi? İbadet ehli olan insanlara öcü gözüyle bakıp suni “irtica” yaygaralarıyla insanlara Suudi Arabistan’ın, İran’ın, Malezya’nın yolu gösterilmedi mi? Eğer bir suçlu, kabahat sahibi aranacaksa, bu bizatihi laikliğin (uygulayıcısının) ta kendisidir.  

           Darbe/işgal girişiminin bir amacı da (FETÖ/Ilımlı İslam eliyle) da İslamı rayından çıkarmak, topallaştırmak değil mi? Toplumun ana omurgası olan muhafazakâr paradigmayı ameliyat masasına yatırıp masada bırakma projesi değil mi? Gelinen mevcut durumu İslamın, dolayısıyla ehl-i sünnet cemaat ve tasavvufi hareketlerin eseri olarak görmek, teşebbüs edilen darbe zeminini dini cemaatlerin varlığına bağlamak (ki FETÖ’yü İslami bir cemaat olarak görmek, sunmak art niyet değilse algı yönetimini ortaya koyar) akla ziyan bir hâldir. Bunu yaparken de laiklik putunu tekrar bir kurtuluş reçetesi olarak sunmak, toplumun aklıyla alay etmek değil de nedir? Laiklikte keramet varmış gibi türeyip ortaya dökülenler, kalkıp tekrar celladımıza aşık olmamızı istiyorlar. Hayır, bunu reddediyoruz, bu zokayı yutmayacağız.

           Türkiye’de ehl-i sünnet cemaat ve tasavvufi hareketleri çıkardığınızda geriye ruhsuz, cansız, sakat bir iskeletten başka bir şey kalmaz. Kimse unutmasın ki darbeye teşebbüs edildiğinde, meydana koşup tepki veren ortalama vatandaşların içinde ve en önde olanları laiklik propagandası yapanlarca hedef gösterilen ehl-i sünnet cemaat ve tasavvuf hareketlerinin mensupları vardı.

           Sevgili Bilal Tanrıverdi dostumuzun dediği gibi; bu darbe/işgal hareketini organize edenler, Ertuğrul Gazi ile Sultan Selahaddin’in emanetine kastetmişlerdir. Ertuğrul Gazi ile Sultan Selahaddin’in düşmanları bizim de düşmanımızdır.

           Wesselam…

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 2 Yorum Yapılmış

  • Cihat Barış

    19 Ekim 2016 16:57

    Cevap Ver

    Açıkçası benim bilgim yok. Bu konuyu sosyal medyada paylaştım. İnşallah bilgilenebilirsem, yazarım.

  • Mustafa

    22 Ağustos 2016 11:13

    Cevap Ver

    Şu an polis akademisinde diyanetin nesrettigi risalei nurlar yasaklanmış ve konser yardimcisi olmayı bekleyen nur talebeleri bitirme mulakatiyla elenmiştir.Bu durumdan Reisin haberi var mı aceba?

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

11°
Detaylı Hava Raporu