img

Cihat Barış

10 Ağustos 2016 16:48

Münafık Batı(l) Demokrasi


“Siyonizm, bir yeri hedef aldığında, bir yere sızmak istediğinde, ilk hedef, belirleyici faktörler olan o yerin dilini, kültürünü, ilmini, toplum yapısını öğrenmek, ezberlemek olur. O yerin insan koduyla birebir örtüşen, çekirdekten insan profilini yetiştirir sonra o insan profiline verdikleri direktiflerle “doğaçlama” rolünü oynamasını ister. Fethullah Gülen, bu toplumda yıllarca “vaiz”lik yapmış, toplumun manevi değerlerine, ilmi ve kültürel dinamiklerine vakıf, toplumun dokusunu bilen, muhafazakâr yapısının şifrelerini çok iyi ezberlemiş, hem ağlayıp hem de ağlatarak toplumda bir zemin edinmiş ve geniş bir kitleyi peşinden sürüklemesini başarmıştır. Zaman zaman nabza göre şerbet vermeyi de ihmal etmemiştir. “Füruat”, “beceremedin bırak”, “Ecevit’e şefaat”, “otoriteden izin” bunlardan bir kaçıdır. Hal böyleyken sormak istiyorum; Fethullah Gülen’in Siyonist bir projenin figürü olma olasılığı nedir?”

           Yukarıdaki cümleleri mart 2014’teki “büyük oyun” isimli yazımda yazmış, Gülen’in küresel Siyonist planın bir figürü, piyonu olma olasılığını sorgulamıştım.

           15 temmuz gecesi ülkemizde yaşanan darbe teşebbüsüne (unutulmasın, bu darbe girişimi sadece FETÖ tandanslı değil, Kemalist, laik, seküler motiflerle birlikte tasarlanmış bir darbe girişimiydi) Siyonist network’un emrindeki bütün Batı(l) devletler sessiz kaldı. Hatta birçoğu darbenin başarıya ulaşabilmesini bekledi. Üyesi olduğumuz NATO’nun, bu darbe teşebbüsüne dahli olduğu, hatta planlayıcısı, lojistik destekçisi olduğuna bütün toplum hemfikir. Durum bu iken Gülen’in, Siyonizmin bir kuklası ve piyonu olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.

           Millet olarak NATO ile duygusal, gönül bağımız çoktan kesildi (belki de hiç olmadı.) NATO’nun bu darbe teşebbüsünü fiili olarak organize etmesi, fiili bağlarımızın da kopmasına yol açacaktır, açmalıdır.

           Eski, zayıf Türkiye’nin, AB/D’nin, NATO’nun Türkiye’ye yönelik bu menfi eylemlerine rest çekme, itiraz etme kudret ve iradesi yoktu. “Bizim çocuklar başardı” naraları duyulduğu halde susup oturuluyordu. Yeni Türkiye’de o zaaf ve sünepelikler geride kaldı artık. Ekonomik dinamiklerini güçlendiren, milletiyle bütünleşen, mazlum ve mağdur milletlerin duasını arkasına alan Erdoğan’ın güçlü liderlik ve cesur duruşu, Eski Türkiye alışkanlıkları olan “esaret politikalarını yerle yeksan etti. Kabullenemedikleri durum tam da bu; düne kadar “höst” dediklerinde sinen, “tamam efendim” pozisyonuna bürünen bir ülke, şimdi “hoop” diyor. Evet artık “hoop” diyoruz, artık “ağam, beyim” devri geçti, huzurda iki büklüm oturmalar, ayakta “esas duruş” bekleyişler bitti. Yıllarca zulüm kisveniz olan demokrasi ile işlediğiniz eylemlere “dur” diyoruz. Ve sadece Türkiye’de değil, bütün Osmanlı hinterlandındaki oyunlarınızı bozacağız, münafık demokrasinizi başınıza geçireceğiz. Türkiye’nin başına sardığınız belaların salt Türkiye’yi değil, Suriye’yi, Filistin’i, Libya’yı, Irak’ı, Afrika’yı, bütün mağdur edilmiş coğrafyaları ilgilendirdiğini, Türkiye bu coğrafyaların  imamesidir, maksadınız imameyi kesmek, koparmak olduğunu biliyoruz. Türkiye’yi bu oyunlarla “iç”iyle meşgul ederken, rahat at oynatıp Osmanlı hinterlandındaki haritaları yeniden dizayn etme iştahınızı görüyoruz. 100 yıl önce bu coğrafyada haritaları masaya, cetvel ve kalemi de elinize alarak sınırlar çizip dizayn ettiniz. Artık geçti o günler bay Coni! Darbeyi yaptıracaksın, sonrasında oluşacak karışıklık ve zaaftan dolayı DEAŞ’ı saldırtacaksın, akabinde “Terörist Deaş Türkiye’ye saldırıyor” diyerek kurtarıcı rolüne bürünüp işgale kalkışacaksın. Ne güzel demokrasi be!

           Bundan böyle o kadar rahat hareket edip at oynatamayacaksınız. Baş Komutan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, milletimiz 15 temmuz gecesi sokaklara, meydanlara dökülerek üzerimize giydirmiş olduğunuz gayrı resmi esaret kisvesini yırtıp attı. Milletimiz 15 temmuz gecesi salt darbeyi, işgali engellemedi, aynı zamanda 27 mayıs’ın, 12 eylül’ün, 28 şubat’ın, 27 nisan’ın, 17/25 aralık’ın rövanşını da aldı.

           Biliyoruz boş durmayacaksınız, arkasında olduğunuz darbe girişimi de akim kalınca başka “menü”leri, mesela “laiklik tehlikesi”ni tekrar ısıtıp önümüze koyacaksınız belki. Ancak onu da yemeyeceğiz, hesabınızı kesip önünüze koyacağız; sorry(!)       

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 2 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu