img

Orhan Baylan

04 Ağustos 2016 11:57

Hep Beraber Güçlü Türkiye İçin


Büyük Türkiye'yi oluştururken bu toprağın çocuklarını kucaklamak zamanıdır.
Bir kaç yıldır dışlanmış olan Ülkücü gençliğe Sayın Cumhurbaşkanı'nın elini uzatmasının sembolik anlamından icraata geçmesini düşünüyorum.
Fikir ayrılıkları olsa da gerçek bir Ülkücü asla vatanına ihanet etmez.
Fetö örgütüne beynini kiraya vermiş, ruhları satılmış bir kaç millet ve devlet şuuru olmayan kişi bunun ölçüsü olmaz.
Bu meş'um örgütün iğfal etmediği hangi Parti mensubu kaldı.
Bu Ülkeyi seven, bu toprağın çocuklarının; devletin yeni kadroları oluşturulurken ihmal edilmemesini, daha önce göz ardı edilen mevcut kadrolardakilerin, layık oldukları makam ve mansıpları verilmesini umuyorum.
Elele, gönül gönüle, temel değerlerde asla farkı olmayan insanların omuz omuza, büyük ve güçlü Türkiye için, hep beraber ter akıtmaları gerekir.
Pazar günü Yenikapı'da marşları bir ağızdan, göğüslerimizi yırtarcasına söylerken, 
bu kardeşliğin, 
birliğin, 
ilelebet sürmesini umuyorum....
Sizi seviyorum güzel Ülkemin güzel insanları...

*********

Bunların İşi Gücü Yalan Dolan

12 Eylül darbesinden sonra F.Gülen 6 yıl boyunca arananlar listesinde oldu.
12 Ocak 1986 yılında; Burdur ve Isparta polislerinin yaptığı bir operasyon sonucu 3 arabada seyahat etmekte olan Fetö ve beraberindeki 14 kişi yakalandılar.


2 Murat 131 ve 1 mercedes araçla seyahat etmekte olan araçtakilerin 12 tanesi, kardeşinin adıyla seyahat etmekte olan Fetö'yü hayatlarında görmediklerini, o gün otostop çekerken araca bindiklerini ifade etmişler.
Sadece 2 kişi tanıdığını söylemiş. Yani bunlar sadece bugün sıkıştıklarında başvurdukları bir yöntem değil yalan; hayatları boyu her halukarda sığındıkları bir usul, yaşam biçimi.


Bugün bakıyorsunuz darbeye karışan hiç biri kabul etmiyor.Tesadüfen geçiyor, ya da emir komuta zinciri içinde tatbikat sandıklarını söylüyorlar. 30 sene önce Hoca kabul ettikleri; bu yöntemi hayat düsturu, varlık sebebi olarak onların beynine zerk etmişse, bunun yansımasını bugün görmemizden daha doğal ne olabilir ki.
Tabi o 14 kişinin hepsi ilerleyen yıllarda örgüt içinde en tepe yöneticiler olmuşlar.
O gün otostopla o araçlara binen 14 kişinin kazanımları; Merter'de çalışan gay'lerin otostopu gibi çok ucuza gitmemiş...
Tabi 12 Eylül Darbesinden sonra, yakalandığı güne kadar bir çok yerde kalan Fetö'nün en büyük hamisi, Ülker'in sahibi Sabri Ülker'dir.Uzun zaman Kanlıca'da ki yalısında saklamıştır.


Araya bunu da sokuşturduktan sonra dönelim yine Antalya istikametinden gelip Burdur'da yakalanan o otomobildekilere.
Neyse Isparta Karakoluna çekilen kişiler için nüfuzlu şahıslar devreye girer ve sonuçta Rahmetli Özal'ın tavassutuyla Fetö ve arkadaşları serbest kalırlar.
O araçta; GATA'da tabib Üsteğmen olarak çalışan Mustafa Sarsılmaz'da vardır.
Ne tesadüf; 1993 yılının 17 Nisan günü Rahmetli Özal vefat ettiğinde, GATA'da nöbetçi subay olan şahıs; 1986 yılında Fetö'yle üstelik aynı araçta seyahat eden, o günün Üsteğmen Tabibi, Tabib Binbaşı Mustafa Sarsılmaz'dır.
Turgut Özal'ın vücut bütünlüğünün bozulmaması için ilaç zerkeden ve cenazesini yıkayan da bu şahıstır.
Ben böyle tesadüflerden oldum olası kıllanmışımdır. 
Zaten bu olaydan sonra bu şahıs GATA'dan emekliye ayrılmıştır...

Bukalemun gibi; bulunduıkları yere göre şekillenen, asrın değil, tüm zamanların en tehlikeli ve kişiliksiz örgütünün yüzlerini deşifre edecek bu tür anekdotları daha çok duyacağız.
Devletten bunları ayrıştırmak bu yüzden zaman alacak.
Ama Türkiye'nin varlığını sürdürebilmesi için bu şart...

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu