img

Şerife Leman Köybaşı

29 Temmuz 2016 11:20

Çocuk İstismarı


Çocuk istismarı; ihmal, duygusal şiddet, fiziksel şiddet ve cinsel istismarı kapsar. İhmal, çocuğun ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi; duygusal şiddet, çocuğun kendisini değersiz hissettiren davranışlara maruz kalması; fiziksel şiddet, çocuğa karşı zararlı güç kullanımıdır. Cinsel istismar ise cinsel herhangi bir davranış içeriğine maruz kalmaktır. Çocuk istismarı; depresyon, şizofreni, anksiyete, madde bağımlılığı, davranış ve dikkat bozuklukları gibi psikolojik rahatsızlıklara yatkınlığı artırır.

 

2010 yılında sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu öncülüğünde, UNICEF destekli yapılan araştırmada Türkiye’de çocukların %25’inin ihmale, %45’inin fiziksel istismara, %51’inin duygusal istismara, %3’ünün cinsel istismara maruz kaldığı görülmektedir. Cinsel istismarın sıklığı ile ilgili araştırmalar, gerçeği tam olarak yansıtamamaktadır. Bu araştırmalar tespit ve etik açıdan zorluk taşımaktadır. Bu sebeple istatistiklerde, gerçekte olduğundan daha düşük gözükebilmektedir. 2014 yılında Boğaziçi üniversitesinde sunulan Aile içi şiddet araştırmasına göre, cinsel istismarın yaygınlığı konusundaki görüşlerini sunan katılımcılar; 0-8 yaş arası çocukların cinsel istismara maruziyetini ‘oldukça yaygın’ ve ‘çok yaygın’ %38 olarak belirtmiştir. 9-18 yaş için ise bu oran %51’dir.  

 

Tacize uğrayan çocukların çoğu yabancıdan değil, ne yazık ki tanıdığından bu zararı görmektedir. Güvendiği birinden bu muameleyi görmek çocukların yaşadığı travmayı artırmaktadır. Peki çocuklarımızı cinsel istismardan nasıl koruyabiliriz?

 

Çocukların günlük hayatlarına ilgili olun. O gün ne yaptıklarını, kimlerle vakit geçirdiklerini normal bir aktivite olarak her gün sorabilirsiniz. Yemeği kiminle yedi? Kimlerle oyun oynadı? Öğretmeni/bakıcısı ile neler yaptı? Bütün bunları günlük olarak sormak bir terslik olduğunda farketmenizi kolaylaştıracağı gibi çocuğunuzun birşeyler yanlış gittiğinde sizinle konuşmasını da teşvik eder.

 

Çocuğunuza iyi sevmek/kötü sevmek arasındaki farkı öğretin. Vücudunun dokunulmaması, açılmaması gereken bölgelerini öğretin. Taciz gibi bir durum olduğunda gelip sizinle konuşmasını, saklamaması gerektiğini öğretin. Çünkü tekrarlamamasını sağlamak çok önemli. Tekrarlayan istismar çok daha büyük travmalara sebep olmaktadır. Söylediği zaman çocuğunuza inanın. Şüpheli bir durumdan bahsettiğinde, aşırı panik olup çocuğu ürkütmeden ağzını arayın. Ancak konuşmak istemiyorsa çok zorlamamak gerekir.

 

Cambridge üniversitesinin adli gelişim psikolojisinin de kullandığı ancak Türkçe’si henüz bulunmayan yapılandırılmış görüşme protokolüne (NICHD protocol) göre çocuk küçükse ilk önce doğru ve yanlış arasındaki farkı öğretebilirsiniz. Örneğin, (ayakkabılarınız siyahken) eğer ayakkabılarım kırmızı dersem bu doğru mu yanlış mı? (çocuğun vereceği cevabı bekleyin) Yanlış cevap verirse, “doğru değil çünkü aslında ayakkabım siyah” gibi bir cevap verip, bunun gibi birkaç soru tekrarlayarak konuşmanız sırasında doğru söylemesini sağlayabilirsiniz. Sonrasında olayla ilgili soru sorarken önce spesifik olmadan o gününü tüm detayları ile anlatmasını isteyebilirsiniz. Daha sonra, “bahsettiğin … olay hakkında herşeyi anlat” gibi soruyu daraltmak daha uygun olacaktır. Yeterli detay vermezse “sana olanlar hakkında hatırladığın her şeyi bana söylemen çok önemli, hem iyi şeyleri hem kötü şeyleri bana söyleyebilirsin” şeklinde güven veren komutlar verebilirsiniz. Konuşmanın ilerledikçe daha açıkça “seni sıkan birileri oldu mu?”, ”birileri sana doğru olduğunu düşünmediğin bir şey yaptı mı?” gibi sorular sorabilirsiniz. Son safhada çocuğu sıkmadan, ”biri senin mahrem yerlerine dokundu mu?, çamaşırlarının üzerinden mi dokundu altından mı?, sizi birisi gördü mü?” gibi sorulara geçebilirsiniz. Eğer çocuk 6 yaşından küçükse, söylediklerini onun sözleri ile kendiniz ekleme yapmadan tekrar edin ve “bana bunun hakkında her şeyi anlat” komutunu verin. Çocuk 6 yaşından büyük ise, sözlerini tekrar etmenize gerek yoktur. Konuşma bittiğinde konuyu kapatırken doğal bir konu ile bir iki dakika konuşmak önerilmektedir. Örneğin, “bugün neler yapacaksın?” sorusu sorulabilir. Bazı durumlarda travmayı yaşatan olayın kendisi kadar evde sürekli bu konunun konuşulması da çocuğu kötü etkilemektedir. Konuşulurken dikkatli olunmalıdır

 

Çocuğunuzun davranışlarındaki değişimleri iyi gözlemleyin. Çocuğun utanması ve korkması dolayısıyla da istismarı saklaması olasıdır. Ancak yaşadığı travma davranışlarına ve duygudurumuna yansımaktadır. Mental ve fiziksel olarak donabilir, hareketsizleşebilir, konuşma ve dil üretme becerisi baskılanabilir. Uyuşmuş, gerçeklikten kopmuş ya da vücudundan ayrılmış gibi hissedebilir. Diğer bir yandan bazı çocuklar ise hiperaktif ve agresif davranışlar gösterebilir. Başka bir davranış değişikliği ise size olan sevgisini gösterirken açığa çıkabilir. Sizin onu sevmediğiniz/öğretmediğiniz bir şekilde size sevmeye çalışırsa (yalamak, mahrem yerlere dokunmak vs.) çocuğa kızmadan, “ben seni böyle sevmiyordum, sen böyle sevmeyi/oynamayı kimden öğrendin” diye sorulabilir.

 

Kendine ait yatak, cinsel istismarı önlemek açısından önemlidir. Çocuklar için, diğer çocuklar ve ergenlik çağındakiler de risk oluşturabilmektedir. Cinsel istismarların üçte biri 18 yaşın altındaki bireyler tarafından işlenmektedir. Bu sebeple çocuğun yakınınlarındaki çocuklarla ilişkisine de dikkat edilmelidir.

 

Çocuk istismarının her türlüsü çocuğa zarar vermektedir. Çocuk için mümkünse iki ebeveyn tarafından evde sevgi, saygı, güven ortamı oluşturmak herhangi bir istismarı ve yaşatacağı kötü etkiyi önlemek için son derece önemlidir.

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mustafa Şentop'tan başkanlıkla ilgili önemli açıklama.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İran'ın resmi para birimi değişiyor.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu