img

Orhan Baylan

28 Temmuz 2016 04:37

FETO yapılanması CIA Projesiydi (2)


İlk bölümde Fethullah Gülen'in ilkokul diplomasını dışarıdan almış biri olarak derin ilişkiler içine nasıl girdiğini kısaca anlatmıştık.
Ve askerlik sürecinde, hayatı boyu onun dinleme, istihbarat merakının temellerinin nasıl atıldığını anlatmıştık.
Devam edelim...
Askerlik sonrası tekrar Edirne'ye döner.
Edirne'de o aralar imamlıktan Müftülüğe geçmiş Yaşar Tunagür vardır.
Bu Yaşar Tunagür incelenmesi ve irdelenmesi gereken biri.Fethullah Gülen'in imamlığında ve vaizlik almasında etkisi vardır.Onun gittiği her yerde izleri vardır.
Hatta Yaşar Tunagür annesinin vefatında Feto'ya"Gel annemi ikimiz mezarına koyalım" diyecek kadar kendine yakın bulduğu insandır.Gülen'de aynı şekilde annesini kaybettiğinde kendisini davet etmiştir.
Bu arada Mahmut Övür'ün ortaya çıkardığı bir görüşme akıllarda soru bırakacak bir buluşmadır.
1970'lerin başında o dönem milletvekili olan iş adamı Aydın Bolak'ın organizasyonuyla; Vehbi Koç'un evinde, Fuat Doğu, Yaşar Tunagür ve F.Gülen özel bir sohbet yapmışlardır.
Bu isimlerin bir araya gelmesi her halde Sadberk Hanıma mevlit amacıyla değildi.
Yaşar Tunagür; İzmir Kestane Pazarı vaizlik sonrası jet hızıyla Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına zıplamıştır.
İşte o yıllarda efsane MİT Müsteşarı Fuat Doğu kendisinden; yükselen marksism karşısında kemalizmin yeterli olmadığını belirterek; o döneme göre çok radikal söylemelere sahip, bu yüzden kurucusu olduğu Müslüman Kardeşler teşkilatının bile Mısır'da uzak durulmasını tavsiye ettiği Seyyid Kutub'un "İslamda sosyal adalet" ismiyle Türkçe'ye çevrilen eserini tercüme eden kişidir.
Üstelik o dönemler bırakın bu tarz kitapları tercüme etmeyi ve yayınlamayı, Allah demek bile yasaktır.İrticacı diye insanların inim inim inletildiği dönemdir.3 sakallının yolda yürümesinin bile tutuklanma sebebi sayıldığı yıllar.
İşte bu Yaşar Tunagür hakkında iddialar bununla sınırlı kalmamış, aslında MİT'in değil, CIA'nın da Orta Doğu çalışmalarında kullandığı eleman olduğu iddia edilmiştir.
Zaten son 10 yıla kadar MİT demek CIA demektir bir yerde...
Neyse biz baş aktörümüze dönelim.
Vaiz olan F.Gülen, Kırklareli'ne tayin edilir.
Orada cami tuvaletini işleten roman bir vatandaşla uygunsuz dedikoduları çıkar.Bunu "pırıltılar" adlı küçük hacimli bir eserinde kendisi de dile getirmektedir zaten.İftiraya uğradım diye.
Lakin yıllar sonra bu ilişkiyi araştırmaya çalışan gazeteci Haydar Meriç; 2011 yılında bazı emniyet görevlileri tarafından menfur şekilde öldürüldü.
Haydar Meriç'in Fetö'nün sırrını çözdüm, ses kaydı var dediği olayla ilgili bir çok emniyet görevlisi tutuklandı.Umarım o "ses kaydı" da bulunur.
Herkesi dinleten, gözleyen, kaydeden bu aşağılık yaratığın böyle bir kaydı çıkarsa hiç şaşırmam zaten...
Ve bu mahkemeye intikal etmiş olayla ilgili hiç bir belge olmadığını 2 yıl önce bu olayı araştırmakla görevli İstanbul Başsavcı Vekillerinden biri bana bizzat belirtmişti.
Adalet mekanizması içinde ki bir el geriye dönük bu olayla ilgili delil kalmamasını sağlamıştı.
Aynı şekilde 2010 yılında Seferberlik Tetkik Kurulu dosyalarına giren Hakim'in; işine yarayacak aldığı tek belgelerin ben Malum şahsın Özel Harp Dairesi ilişkilerinin olduğunu düşünüyorum.
Bugün yetkililer şahsın mezkur dairede ki tutulan dosyalarını arasalar asla bulamayacaklardır.
Sonra Edirne'ye dönen Ağlak Vaiz, Yaşar Tunagör'ün isteği doğrultusunda İzmir Kestane pazarı cami vaizliğine tayin olur.
Ve Akyazılı, Işık evleri, Yaman koleji günleri daha sonra devam etmeye başlar.
Devam edeceğiz...

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu