img

Seyfüddin MÜFTÜOĞLU

15 Haziran 2016 16:25

Suçluluk Psikolojisi



Soykırım, hem geçmiş hem de gelecek kuşakları etkileyen son derecede yok edici ve damgalayıcı bir suçtur; Tarihimizin hiç bir dönemi böyle bir suçlamayı hak etmiyor. Yapılan savaşlar ve bu savaşlarda uygulanan politikalar soykırımın yok edici niteliğinde değilse soy kırımdan bahsetmek abesle iştigal etmek olur. Bir ülkeyi ortada böyle bir durum yokken böyle bir suçla itham etmek olsa olsa suçluluk duygusunun bir tezahürü olabilir. Kendinize bir suç ortağı arıyorsunuz demektir.

Herkes kendisine bir yol seçmiş, kendisini sevimli gösterme çabası içinde olanlar var maalesef. İktidar partisinin ve koalisyon partilerinin önde gelen liderlerinin katılmaya dahi cesaret edemediği oylamada maalesef yakın döneme kadar kendisini Türkiyeli olarak empoze eden ve Almanya’daki gurbetçilerimizin oylarıyla da siyaset sahnesinde yerini almış olan Alman Milletvekilleri ki bunların başında Cem Özdemir geliyor. Sözde soykırım tasarısının meclisten geçmesi için var güçleriyle çalışmaları neticesinde sözde Ermeni Soykırımı yasa tasarısı Alman federal Meclisinde Türkiye’nin tüm tepki ve uyarılarına rağmen 1915 olaylarını “Ermeni soykırımı” olarak tanımlayan tasarı büyük bir çoğunlukla kabul edildi.

Almanya parlamentosunda siyaset yapan Türkiyeli olduklarını iddia eden parlamenterler gibi nice hain bugün olduğu gibi tarihimizde de olmuştur. Devletlerimiz doğal olarak gerekli tedbirleri almışlar ve dönemin koşullarına göre politikalar geliştirmişlerdir.

Türkiye’nin güçlü bir atılım dönemine girdiği bu günlerde Dünya’nın Türkiye’yi bu şekilde asılsız suçlamalarla karşı karşıya bırakması aslında doğru yolda olduğumuzun da bir göstergesi.  Birleşmiş Milletler, NATO gibi yapılar içinde ülkemizin söz sahibi olmaya başlaması, ayrıca Türkiye de gerçekleştirilen G20 Zirvesi akabinde Dünya İnsani Zirvesi gibi buluşmalar Dünya’nın bir çok ülkesinde rahatsızlıklara neden olmuş olacak ki asılsız iftiraları parlamentolarına taşıyıp bu şekilde gündem oluşturabiliyorlar.

Ülkemiz içerde terörle yapılan büyük mücadelede bir kırılma noktasına gelmiş ve terör örgütünün kökünün kurutulması noktasına hükümet, asker ve istihbarat birimlerinin işbirliği içinde çalışmaları ile gelinmiştir. Bu tür örgütlerin işbirlikçileri bu çıkmazda kurtulabilmek için uluslararası  şer odakları gayret içine girmişler ve böyle suçlamalarla ülkemizi zor durumda bırakmaya çalışmaktalar. Bu yapılanları bir şekilde anlayabiliyorum. Ülkeler  kendi menfaatleri uğruna uluslararası alanda iftira boyutlarında olmamak kaydıyla söylevler geliştirebilirler ama ülkemiz içinde bu tür saldırılara karşı iktidar partisinden başka mücadele veren bir yapı olmadı. Kendisini milliyetçi olarak nitelendiren MHP ve ana muhalefet partisi CHP’nin liderleri ülkemize karşı yapılan bu ağır iftiralar karşısında sessiz kalmayı tercih ettiler. Gerçi konuşsalar da sessiz kaldıkları dönemleri arayabilirdik bu arada. 

Almanya’nın tarihte gerçekleştirdiği ve kendilerinin de kabul ettiği soy kırıma rağmen Osmanlıyı bu şekilde itham etmeye çalışması suçluluk psikolojisinin bir göstergesi olsa gerek. Türkiye’de her yönden yaşanan gelişmelere karşı böyle tedirginlikler yaşamaları da başarılı olduğumuzun bir göstergesi. Bu arada böyle bir iddiayı parlamentonda kabul etsen ne yazar, kabul etmesen ne yazar. Türkiye bu tür iftiralara rağmen gelişmesine büyümesine devam edecek. Ne derler, İt ürür kervan yürür. Almanya’nın ne dediği, nasıl düşündüğü çok da umurumuzdaydı sanki.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu