img

Ümit ERDOĞAN

Ümit ERDOĞAN

04 Haziran 2016 18:59

Yiğitleri unutmayalım !


Yiğitleri unutmayalım !

Onları nöbet tutarken,havan ve tank atışlarına rağmen geri çekilmeyen, hazır çorba ve makarna ile yarı aç yarı tok cihad eden,kamuflaj yerine gönderdiğimiz ikinci el elbiseleri giyen, güç versin diye çayı bol şekerli içen, yıllarca dinini öğrenememiş olmanın hüznü ile namaza dört eller sarılan,fitne ve dedikodulara rağmen yutkunan, bombalar yanımıza düşerken "yine tuturamadılar abi" diye cesaret gösteren,ellerinde keleş ve bir miktar havan ile tanklar,toplar ve uçaklara direnen yiğitler tanıdım ben.

Suriye'nin her cephesinde ayrı ayrı destanlar yazan yiğitler var. Her birinin ayrı bir hikayesi,ayrı bir derdi var. Ama her zorlukta korkaklar ve hainler de ortaya çıkıyor. Türkmen dağında ki birçok köyün rejimin eline geçmesi elbette kabullenilebilir bir durum değil.Fakat düne kadar birbirinin arkasından konuşan,birbirini hırsızlıkla suçlayanlar artık elde kalan 2-3 köyde yaşamak zorunda kaldığı için her gün birbirlerinin yüzüne bakmak zorunda kaldılar.

Bu durum aslında aralarında ki birçok ihtilafı da giderdi. Türkmen dağı Türkiye'ye çok benziyor. Dostu çok olduğu kadar düşmanıda çok. Dostlar ise sadece sözde dost. Düşmanları ise gerçekten düşmanlığının hakkını veriyor.

Sık sık kutlu cihad beldesine gitme imkanı bulamıyorum. Çalışma şartlarım,yolların zorluğu ve vakit darlığından yılda 2-3 kez birkaç günlüğüne gidebiliyorum. Buna rağmen nereden başlarsam başlayayım Türkmen dağına mutlaka gider ve her gittiğimde elimden geldiğince bütün grupları ziyaret ederim. Onların bir bardak çayın ve kahvesini içmek,dertlerini dinlemek ve Türkiye'den selam gönderenlerin selamını iletmek için ziyaret ederim.

2 hafta önce gittiğim de ise yine birçok grubu ziyaret ettim. Yıllardır sıkıntlarını sıkıntım,dertlerini derdim olarak gördüm. Benden bu sefer biz susuyoruz bari sen susma dedikleri için bazı sıkıntıları dile getirme zamanı geldi diye düşünüyorum.

Pekin neler oluyor Türkmen Dağında ? Neden fitneler ve çekişmeler bitmiyor ? 

En çok dile getirilen sıkıntılardan bahsedeyimde biraz keyfinizi kaçırayım.

Sosyal medya ve Tv'lerde boy gösteren bazı gruplar var. Halk sadece onlar var zannediyor veya en çok onlar mücadele ediyor zannediyor. Tam aksine asıl iş yapanların hiçbirinin ne adını duyuyorsunuz ne de reklamını. Çünkü buna vakitleri yok. Fakat bunun doğru olmadığını ve kendinizi duyurmanız gerekiyor dedim. Bu sizin bir göreviniz. Ben gazeteci bir kardeşiniz olarak elimden ne gelirse size yardımcı olacağım dedim. Bu bağlamda bir çok grup artık video ve resim atıp,isimlerini duyurmaya başladılar.

Her gördüğünüzü komutan zannedip yardımları teslim etmek,nakdi yardım yapmak,sınırı görüp bomba seslerini duyunca yardımları hemen teslime etmek bazen yardımdan çok fitneye ve zarara sebep oluyor.

Sizlerin topladığı yardımların her kuruşu sizlere teslim edilen bir emanettir. O yüzden yardımları yerine ulaştırırken her bir kuruşunun hesabının sorulacağını unutmamak lazım. Bir grup yardımları alıp depolamak için depolar tutuyorsa,bir diğer grubun bir deposu bile yoksa yardımı kimin alması gerektiğine siz karar verin.

Çok zor değil yardımları hak edene vermek. Vali veya kaymakam'dan rica edip yardımları yerinde görmek çok zor olmasa gerek. Verdiğiniz yardımları nasıl toplayana kadar tek tek takip ediyorsanız,verdikten sonra da takip etmeniz gerekir. Nasıl ki cami önlerinde dilenenlere inanmıyorsak,yardım yardım diye dilenenlere de inanmamak lazım. Gerçek ihtiyaç sahipleri utanır,sıkılır ve yardım isteyemez. Bizim görevimiz ise gidip gerçek ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalmaktır.

Verilen yardımlar eğer fitne ve riya sebebi olacak ise kimseye bir fayda sağlamaz,aksine zarar verir. Mal da mülk de alemlerin Rabbi olan Allah'ındır. O yüzden kendimizi büyük görmemeli,yardımı alanı da küçük görmemeliyiz. Allah'ın arzında bir kum tanesi kadar küçük bir varlık iken bu yiğitlerin amellerinin devamını sağlarsak ancak o zaman bir kıymetimiz olur.

Bana sık sık yardımlar için "kime verelim" sorusu sorulur. Ben hiçbir vakıf,dernek,şahıs ismi veremem. Yardım işini kul hakkı gibi görüp,bir kuruşunu bile kul hakkı bilip dikkat edenler olduğu gibi,bunu bir iş/meslek haline getirenlerde var. Siz bu kişilerden uzak durun ve gerçek ihtiyaç sahibi yiğitlerin yanında olun ve onların amellerinden ekstilmeden siz de amellerine ortak olun.

Vesselam

Ümit EROĞAN

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

  • Musa demirci

    04 Haziran 2016 19:44

    Cevap Ver

    Daha öncede yazdım size cevap alamadım bende o arkadaşlarımızın yanında olmak ve şaadet şerbetini birlikte içmek istiyorum bana yol gösterin benim türkmendagına ulaştırın

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Erdoğan'ın çağrısına Rusya Merkez Bankası'ndan yanıt.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İran'ın resmi para birimi değişiyor.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu