img

Ercan Harmancı

Ercan Harmancı

17 Mayıs 2016 20:50

Onlar İstiyorlar Ki..


Selamı kelama bağlayıp düşünelim… Ve diyelim ki “onlar istiyorlar ki …”

Onlar ümmet düşmanlarının hepsidir. İstedikleri ise kişiden kişiye göre değişse de “böyle giderse” korkusudur. Böyle giderse korkusu hem içimizdeki hem de dışımızdaki malum çevrelerde tavan yapmış bir korkudur. Aslında dünya siyasetini koordine edenlerin geliştirdiği hep “acaba bunu yaparsak”  girişimleri sonuçsuz kalmıştır…

Cumhurbaşkanımıza “Diktatör” yakıştırması yapıldığın günden buyana ümmet düşmanlarının işlerinin yolunda gitmediği teslim edilecek bir gerçektir. Önce medya üzerinden göndermeler yapılarak kırılmaya çalışılan etki daha sonra siyasi ve politik kumpaslara dönmüştür. Kazanılan siyasi ve politik başarılar Türkiye’nin düzenin bozulması için daha üst perde de oyunlar, oyuncular ve figürlere ihtiyaç duyuldu.

Hemen yanı başımızda bir ateş çemberi olan Suriye’de yaşanılanlar insanları ve toplumu daha temkinli olmaya zorlarken bu olaylardan ümmet bilinci de göreceli olarak olumlu yönde nasibini almış oldu.

Toplumsal, siyasi, ekonomik ve sosyal ulusal ve uluslararası göstergeler aslında sitemin yeniden dizaynı üzerinden devlet ve toplumun düzenini bozmanın çok da mümkün olmadığını gördü. Daha önceleri ulusal organizasyonların telkin ve ikazları doğrultusunda nicel ve nitel değişiklik kararı alan ülke konumundan uluslararası organizasyonların daha önce almış oldukları kararları gösterilen tepki ile onların nicel ve nitel değişiklikler yapmaya zorlanmış olundu. Güçlü devletlerin bürokratlarının ve uluslararası organizasyonların bu konudaki geri dönüşleri ya da kabullenişleri bunun en güzel yansımasıdır.

Ülkemiz bir kırılmanın eşiğine çoktan gelmiştir. Bu kırılma önce ümmetin sonra toplumun maslahatına uygun koordine edilebilirse bu kırılma ümmete ve topluma güç olarak yansıyacaktır. Aksi durumda ise hem toplum hem ümmet umudunu bir daha kaybedecek ve ümmet düşmanları bir kez daha güç kazanacaktır. Rabbim ümmeti aziz, ümmetin düşmanlarını da zelil kılsın…

ISIS ve Daesh ya da malum anlamıyla Işid motiflerini devlete ve yöneticilerine ve de özellikle Cumhurbaşkanımıza gönderme yaparak istedikleri sonucu alamayacaklarını artık kabul ettiler. Aslında ülkemizde yaşanan menfur bombalama saldırıların altındaki temel amaç bu göndermedir. Bu göndermeyi istedikleri gibi okuyacak olan toplum ve kişiler bunun sorumluluğunu hatta bu durumun zafiyetini Cumhurbaşkanımızda görüp ve bunun rejim düzenine kanalize edilmesiydi ama beklenenler tam tersi etki yaptı.

Ümmet düşmanları, ümmetin Cumhurbaşkanımıza gösterdiği ilgi ve alakayı bir tehdit olarak algılayıp sürekli bu tehdidi fırsata çevirmenin yollarını aramaktadırlar. Aslında bu gelinen aşama biraz daha tehlikeli bir aşımadır. Yapılmaya çalışılan ne artık terör ve terör faaliyetlerini direk Cumhurbaşkanına değil aynı inanç ve değer motiflerini taşıyan bireylere ve gruplara gönderme yaparak benzer motifler üzerinden bir algı yönlendirmesi yapmaktır. Bu iki yönlü olacaktır. İlk yön destek oluyor algısı oluşturmak. Bir suç örgütüne yakın olmak aynı zaman da kişi ve grupları da suçlu yapacaktır. İkinci yönden yapılacak algı yönlendirmesi ilkine göre daha çabuk dalga etkisi yapacak ve daha tehlikelidir. Aslında ikinci yön birincinin tamamlayıcısıdır. Önce “Bunlara karşı bir şey yapılmıyor” kodlaması karşı karşıya getirilmeye çalışan taraflar için yapılan bir kodlamadır. Ne yapılmaya çalışılıyor…

Hem görsel, hem yazılı medya araçlarından sürekli “Türkiye, terör örgütüne destek veriyor hem silah, hem finans hem de insan kaynağı sağlıyor”  içerikli haberlere hepimiz birkaç yıldır şahidiz. Oysa doğru bir kodaçma ile bakıldığında ISIS ya da ISIL özellikle ABD ve takım arkadaşlarının Irak’a müdahalesinden sonra gündem olan bir kavramlaştırmadır. Ülkemizde özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu az da olsa İç Anadolu bölgelerinde yaşayan ve İslam değer motiflerini taşıyan insanlar.

Hedef gösterilerek bireyler tarafından şikâyet edilmiş ve bu beklene şikâyetleri yine daha önceden takip etmesi istenen güvenlik güçleri değerlendirmiş daha sonra bunlar adli olaylar olarak en üst basamağa çıkarılmıştır. Oysa bu ciddi bir algı yönlendirmesi ile istedikleri noktaya Cumhurbaşkanına gönderme yapılmıştır. Sürekli “devlet bunlara bir şey yapmıyor”  kodlaması böylece “ yapılıyorsa devlet yapıyor” kodlamasına dönüşmüştür.

Aslında bu yönden yapılan algı yönlendirmeleri toplumda çok da yankı bulmamıştır. Bu durumlardan mağdur olan insanlar üzerinde psikolojik baskı oluşturmak hatta doğru koordine edilirse bir karşı isyan hareketi başlar hayalleri bile kurduruyor…

Bugün hiçbir terör örgütü ki bu tanımlama mutlaka inanç ve toplumsal değerlerimize göre yeniden anlamlandırılmalıdır. Tarih de şahitlik eder ki izim kahramanlarımız terör listelerini hazırlayanların düşmanları olarak kayda geçmiştir. İvedi olarak biz de lobi eksenli ve şiddet eksenli örgüt ve kişilerden oluşan bir düşman listesi oluşturmalıyız. Bugün birçok insanın terör örgütleriyle organik bağı kanıtlanmamışken sadece niyet okumalar ile birçok insan ya tutuklu ya da tutuksuz yargılanmaktadır. Ya da aylar hatta yıllar süren ve delil yetersizliği ile karar verilemeyen dosyalar basına da yansımaktadır. Kısacası gelinen nokta ümmet düşmanları Cumhurbaşkanı ile bu mağdur insanları ve ailelerini karşı karşıya getirme stratejisi uygulamaktadır.

Hemen burnumuzun dibinde bir ülkeye ki birçoğu kardeşimiz ve yarın ahiret günü “Kardeşleriniz için ne yaptınız” sorusuna hem kişi hem toplum hem de yöneticiler olarak karşı karşıya kalacağımız bizim inançlarımızın gereğidir. İnsanlar bugün Kuran okuyor, hadis dersi yapıyor gençlere din anlatıyor hatta cihad ayeti anlatıyor gerekçesi ile yine özellikle toplumsal düzenin ve siyasi istikrarın bozulmasını isteyen kişiler güvenlik birimlerindekiler ve adli unvanlara sahip kişilerce bir dezenformasyon uygulanmaktadır.

Suriye’ye giden hatta devletler tarafından finanse edilen hatta diplomasini de bürokratların yaptığı birçok asker gitmiştir gitmektedir. Uluslararası medya tarafından yapılan bu algı yönlendirmesi neden diğer devletler için yapılmamaktadır. Avrupa’dan Suriye’ye giden yabancı asker sayısı ülkemizden gidenlerle kıyaslanmayacak şekilde fazladır zaman neden ihale coğrafya ve tarih birlikteliği olan Türkiye’ye ve yöneticilerine yıkılmak istenmektedir?

Özellikle burada böyle durumlara duyarsız kalan bürokratlar ve siyasetçiler bilsinler ki bu belirsizlik ile aslında ülkemizde siyasal düzenin bozulmasını isteyen kişilerin “Siz bu işe karışmayın” kodlamasına uygun hareket etmektedirler. Birçok kurumda tasfiye edilmeleri ülkenin maslahatları gereğidir gerekçesiyle ve bu Cumhurbaşkanımızın ağzından ifade edilmişken bu süreci takip etmesi gerekenlerin duyarsız kalmaları bu toplumun vekilliklerini de sorgulamaları gereken bir durumdur.

Kısacası çok geç kalmadan hem inançları gereği yetersiz deliller ile uzun süredir tutuklu ve tutuksuz bekletilen Müslüman gençler hem Cumhurbaşkanı’na karşı oluşturulmaya çalışılan tepkiler ümmet düşmanlarının işini kolaylaştırmadan süreç doğru koordine edilmeli… Bu çatışma ve belirsizlikten beklenilen tek amaç siyasi istikrarsızlığın bozulmasıdır. Bunun en önemli başlangıç noktası terör listelerinin ve terör eylemlerinin yapılması planlanan anayasada bu ümmetin maslahatlarına uygun belirlenmesidir. Bu durum düzeltilmezse bunun sonucunu dünyada istikrasızlık ve kargaşa ahirette ise ağır bir hesap olarak karşımıza çıkar… Allah’ın emretti ve Allah Rasulünün tavsiye ettiği bir eylemi düşünmek ifade etmek ve de yapmak suç onu yapan terörist olamaz… Haklı bir gerekçesi yokken her insanın canına, malına, namusuna, inancına dokunan teröristtir… Hatta savaşta bile olsa çocuklara, kadınlara ve çaresiz yaşlılara zarar vermek de zaten bizim inancımız gereği zulümdür…

Selamı kelama bağlarken  “Ey ümmet düşmanları siz benim kardeşlerimi, terörist listenize almışsanız benim listemde de terörist sizlersiniz! Aynı listeye sahip olmaktan Rabbime sığınırım !”

Eğitimci-Sosyolog
Ercan Harmancı
[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Doğan'ın şantaj itirafı
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İsrailliler Netanyahu'nun heykelini yıktı

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu