img

Kurşun Kalem

06 Nisan 2016 11:01

Toprak


 

  Empati kavramı, karşılıklı ilişkilerde uzlaşma adına yapılacak en iyi davranıştır. Bunun için Karşılıklı ilişkinin konumu durumu, fikri bir önem arz etmemektedir.

Karşıt taraftaki kim olursa olsun İleri sürülen fikirlerde yahut başkalarının kanaatleri üzerinde kafa yormak , hak vermek adına tabuları parçalayıp biraz da olsa düşünmek kişiyi her zaman doğruya götürecektir.

İdeolojiler bazen hakikati görmekte engel teşkil edebiliyorken, bir fikir akımına körü körüne bağlanmak bizi kaosa sokmaktan başka işe yaramayacaktır.

Şahsi ve menfi düşünerek bir ırkı, bir dini, bir toplumu yok saymak acizliktir. Tıpkı günümüzde İslam’a yapılan saldırılar yahut zamanında bu topraklarda Kürtlere yapılan zulümler gibi. Ve tüm bunları yine kendi kalıplarımızla reddetmek ictimai, siyasi yada şahsi anlamda eksiklik,biçarelik  göstergesidir.

Bu topraklarda Bir annenin iki oğlu silahlarını birbirine doğrultup karşı karşıya geliyorsa, düzeltilmesi gereken bir sistem ve yaşatılması gereken bir ‘insan’ kavramı vardır.

Bu yüzdendir ki,  zamanında Kürtlere yapılan zulümlerin hatta işkencelerin varlığını bilmek empati kavramını daha da içselleştiriyor. Evet şu bir gerçek ki, Bizler Türklüğümüz ile gurur duyarken aynı topraklarda birileri ırkı sebebiyle bin türlü işkencelere maruz kaldılar. Ortaya çıkarılmaktan korkulan , duyulmaktan ve bilinmekten dolayı utanç verecek şeyler tüm bunlar.  Elimizin hemen alındaki bilgi bankalarını kurcalamaktan korktuğumuz gerçeği, tüm bunları başka bit boyuta taşımıyor.

Irkı ile gurur duyan bir Türk olarak, her ırkın bu gururu yaşamasını hatta  değil zulmetmek;  kimsenin bu hakkının/haklarının elinden alınmaması gerektiği kanaatindeyim.  Zamanında yapılan tüm bu haksızlıkları hiçbir şekilde tasvip etmeyip en ağır tenkitlerle yad etmek istiyorum. Paydamız olan bu vatanda Yunus Emre’nin ‘Bölüşürsek tok oluruz, Bölünürsek yok’ sözleri ile yaşamak istiyorum.

Şu bilinmelidir ki,  Geçmişin ağır faturalarının muhatabı asla biz değiliz.  Muhatabı olmadığımız bir zulmün mahcubiyetinizi taşıyoruz gönlümüzde ve dimağımızda. Ve yine geçmişin sancılarını canlarıyla ödüyor  20sinde çocuklar.

Biz Türkler Yüzyıllardır farklı ırklarla yaşamaya alışkın bir milletiz. Bizler aşımızı, acımızı paylaşırız. Zamanında metrekaresine 6000 merminin düştüğü bu toprakları da paylaşırız ancak mesele ondan vazgeçmek ise o noktada hala verdiğimiz şehitlerimiz bunun en iyi yanıtı olacaktır.  Tüm karın ağrımız  bu toprakların altındaki kemik sahiplerinin rızası ve ve bu toprakların  islam’ın son kalesi oluşundan. Yanı başımızda ya da kilometrelerce ötede aynı sancak altında huzurla uyuyamayan insanların güven terazisi bu vatan.

Ülkelerinden çıkarılan insanların aklına ilk gelişimiz ve bir gün aynı sınava tabi olduğumuzda kucak açacak bir başka Türkiye’nin olmayışı da bağımıza kuvvet veriyor.

Ve bizler, bu vatana sahip çıkanları baş üstünde tutmaya;  ihanet içinde olanlarla ise değil toprak paylaşmak, kendilerine toprağın altını layık görmeye devam edeceğiz. 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu