img

Orhan Baylan

14 Mart 2016 21:34

TERÖRÜ BESLEYEN HOŞGÖRÜ VE MÜSAMAHADIR...


Daha öncede yazmıştım.
Ama sırası gelmişken yeni katılan arkadaşlar da bilsin istiyorum anlatacağım anekdotu.
Zaman aralığı bir asır olsa da olaylar o kadar bir birine benziyor ki.
Hani bir asır önce de güçsüz düşmüş, Osmanlı aslanını parçalamak için içeriden ve dışarıdan bütün çakallar aynı anda saldırmaya başlamışlardı ya.
100 yıl sonra da dizleri üzerinde doğrulmaya başlayan Osmanlı bakiyesi Türkiye'min üzerine aynı şekilde orantısız bir biçimde yüklenmeye başladılar.
Merhamet inanın maraz doğurur ama...
Dün Hamburg'u, Ferguson'u, Paris'i küçük saldırılar karşısında dünyaya kapatanlar, sana ne söylese dinlemeyeceksin arkadaş...
Tıpkı Sultan Abdülhamit Han'ın yaptığı gibi...
Ankara patlamaları münasebetiyle hatırlamakta yarar var...
1895-96 yıllarında Fransız ve İngiliz'lerin kışkırttığı Osmanlı Ermenileri çeşitli şehirlerde ufak ufak kalkışmalar yapmaya başlar.
American Board şirketinin açtığı sözde kolej adı altında ki ajan yuvalarında beyinleri yıkanan Ermeni gençleri artık taşkınlıklar yapmaya, müslüman ahaliye zulümler etmeye başlar.
İstihbarat ağı sayesinde, İstanbul Küçükpazar semti(İMÇ ve arkası) merkezli, Tatavla( Kurtuluş) gibi yerlerde ki bazı kişilerin silahlandıkları, yığınak yaptıkları haberini alır.
Hamal cemiyeti mensubu Türk ve Kürt gençlerinden oluşan büyük bir grup, daha önceden tespit edilen, bu hazırlık yapan Ermeni'leri, çivili sopalarla hepsini itlaf ederler bir gecede.
Olayı haber alan Kraliçe Victoria'nın Elçisi saray'dan acilen görüşme talep eder.
Olaylar sürdüğü 3 gün boyunca Sultan görüşmeyi bütün ısrarlara rağmen kabul etmez.
3. gün bütün görüşmelerini Yıldız'da yapmasına rağmen İngiliz Elçi'sini Dolmabahçe Sarayı Mabeyn salonunda kabul eder.
O devasa salonda ki bütün mefruşat kaldırılmış sadece Padişah'ın oturduğu taht bırakılmıştır.İngiliz Elçisi ayakta bırakılarak tahkir edilmiştir.
Elçi sağına soluna bakınır oturacak bir yer göremez.Ve birazda yüksek ve küstah bir tonla;
"Kraliçem kaç Ermeni'nin öldürüldüğünün hesabını soruyor." der.
Abdülhamit Han:
"Kraliçe'ne selam söyleyiniz Sayın Elçi, kaç Osmanlı vatandaşını silahlandırdıysanız o kadar kişi itlaf edildi.."
Maksat memleketin huzuruysa; Kraliçe'nin, Çar'ın dediğinin bir ehemmiyeti olmamalı...
Ha bugün de size hesap sormaya kalkacak biri çıkarsa, siz de ceddinizin söylediğini çarparsınız yüzlerine:
"Kaç it silahlandırıp saldıysanız üzerimize, o kadarını yok ettik..!.."

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu