img

Seyfüddin MÜFTÜOĞLU

09 Mart 2016 18:16

Kadınlar Günü'nün Ardından


Dünya’da Kadınlar Günü kutlamaları, temeli 1857 yılının Mart ayında Tekstil işçisi kadınların yaptığı grevle başlayıp bu tarihi takip eden yaklaşık elli yıl sonra 1908 yılında da yine tekstil işçisi kadınların oy hakkı kullanma, çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi süreçlerle “ekmek ve güller” sloganlarıyla bugünlere gelinmiştir. Bu süreç modern hayatta da kadınların sosyal ve ekonomik açıdan güvence altına alınmalarında önemli rol oynamıştır. Bu süreç modern hayatın içinde bir nebze de olsa hukukunun korunmasına yönelik çalışmaların kaynağı olmuştur.

İnsanlık tarihine baktığımızda kadınlara hakları bu süreçle mi verilmeye başlanmıştır? Hayır. Tarihin değişik dönemlerine baktığımızda kadın birçok zaman köle olmuş, meta olarak alınıp satılmış, işkencelere maruz kalmıştır. 

Kadının sosyal, ekonomik ve siyasi haklarını tarihin hangi döneminde aldığına bakarsak; İslamiyet’in doğuşu ile birlikte, doğal olarak kadının bu hakları elde etmeye başladığını görmekteyiz.  İslamiyet öncesi cahiliye döneminde kadın pazarda alınıp satılan, köle muamelesi gören hatta bu kabul edilemeyen muamelelere dahi layık görülmeyerek doğar doğmaz diri diri toprağa gömülen bir canlıydı. İslam’la birlikte kız çocuklarına yapılan bu vahşice muamele son bulmuş, kız çocukları da erkek çocukları gibi değer görmüş diri diri toprağa gömülmekten kurtulmuştur.

İslam dininin kadınlara sosyal hayatta vermiş olduğu yeri en etkili şekilde gösteren delil, dinimizin temel kaynaklarından olan Hadis-i Şeriflerin birçoğunun kaynağının Hz. Ayşe validemiz olmasıdır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) ve takip eden Hulefai Raşidin döneminde de kadın devlet yönetiminde etkili olmuş, her alanda devlet başkanı ile muhatap olarak siyasi konularda fikirlerini açıkça ortaya koyabilmiştir.

Modern hayatta kadın, maalesef birçok alanda itilip kakılan, reklam aracı olarak kullanılan bir unsur haline gelmiştir. Araba reklamında kadın, yiyecek içecek reklamlarında kadın her yerde meta olarak görülmektedir. Gün geçmiyor ki kadın cinayetleri haberlerine rastlamayalım.  İş yerlerinde kadına kötü muamele, aile içinde kadına karşı şiddet, iş yerlerinde kadın personele taciz ve buna bağlı mobbing uygulamaları vs. hep kadına yönelik kötü muameleler. 

Günümüz Türkiye’sinde kadına İslamiyet’in de temel prensipleri çerçevesinde hak ettiği değer verilmeye başlanmıştır. Meclis aritmetiğinde kadın milletvekili sayısı ciddi oranda artmış, kadını ve aileyi temel konu olarak işleyen ve bu alanda gerekli tüm çalışmaları yapan bir bakanlık Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı hiç olmadığı kadar aktif bir şekilde çalışmalarına devam etmektedir. Daha yakın zamana kadar kıyafeti bahane edilerek okullara alınmayarak anayasal hakkı olan eğitim hakkı elinden alınan kadın bugün serbestçe, özgürce eğitimine devam edebilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarından  “kamusal alan” safsatasıyla uzakta tutulmaya çalışılan inancının gereği gibi giyinen kadın, kamu kurum ve kuruluşlarında olması gerektiği gibi eşit ve adil bir şekilde yer almaktadır.

Annelerin, kadınların destek vermediği bir mücadele her zaman eksik kalacaktır. Kadınların sosyal ve ekonomik hayatta hak ettiği yeri aldığı, insan ve değerli oldukları hususunun 8 Mart gibi bir günle sınırlandırılmadığı, bir meta olarak görülmediği bir dünya her zaman huzurun refahın tesis edildiği bir dünya olacaktır.  

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 3 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Anket amacından saptı
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu