img

Bülent Akyürek

07 Ekim 2013 17:54

Kalbimde merhamet adlı bir çınar vardır...


Türkiye yıllardır Bosna, Afganistan, Suriye, Mısır filan için uğraşıyor, çırpınıyor hoş güzel ama içeride herkes birbirini kırıp döküyor. Müslümanlar siyasi bakışlarını bazen öyle karartabiliyorlar ki kör olup hep birlikte yöneldikleri Kâbe’yi görmez oldular.

Sen, ben, makam, mevki sevdası Müslümanların arasına kalın duvarlar ördü. Her tarikat, her cemaat, her oluşum tıpkı insanlar gibi ayrı karakterlere sahiptir. İyi huylu, sinirli, çevik, sabırlı, sabırsız insanlar gibi cemaatler de farklılık gösterebilir. Birisi yavaş yavaş on yıllarca taşlı tarlaları ıslah etmeye meyillenir öteki direk gol atmak ister. Hepsinin kendine dönük yöntemleri vardır.

Türkiye’de sessiz sedasız idam sehpasına yürüyen başbakanlar da oldu, dik duranlar da veya tehlikeli zamanlarda kan dökülmesin diye geri adım atıp zaferi erteleyenler de vardı. Hiçbirini yöntemlerinden dolayı suçlayamazsınız.

Müslümanlar arasında cemaat kavgası peydah oldu farkında mısınız? Evet ben, vakti zamanında cemaati eleştirdim, bir kitabımda kantarın topuzunu kaçırdığım da olmuştur. Hiç cemaat konferansım olmadı, kitabevlerine kitaplarım girmiyor denebilir ama elimi vicdanıma koyarak şunları söyleyebiliyorum. Cemaat insanları dünyanın en kurak yerlerinde hayatlarını vakfederek yaşadı, ülkemizde dağ taş demeyip uzun vadeli tohumlar ekiyorlar. Namazlarını kılıp hizmet ediyorlar.

Eğri oturup doğru konuşalım bizim insanımızda strateji yok. Heyecana kapılıp Ortadoğu hakkında tük ahkâmları kesmeden evvel seksen önce oraya ait stratejilerimiz olsaydı şimdi haftalık deneme yanılmalarla yol almazdık.

İki tür abi vardır: Birincisi delikanlı, kavgacı, senin için ölümü göze alan aç susuz biri, öteki ise sana gizli gizli yatırım yapan, arkanda duran, ezdirmeyen, imkânlar sunan…

Keşke biz ikinci ağabeylerden olabilseydik Ortadoğu da…

Neyse; gerçekten stratejileri olan, okumuş insan yetiştiren bir cemaati çok vicdansız eleştirmek, Müslümanları parçalara ayırmak kimseye fayda vermez. Benim kafamdaki İslâm Birliği’nde Yunanistan bile var… Kaldı ki Türkiye’de insanları sağa, sola, cemaatçi veya filan tarikatçiye ayırmanın peşinde olamam.

Türkiye; yangınlar içinde pişen İslâm toprakları arasında ayakta durmaya çalışırken enerjisini sağ, sol, Ergenekon, ordu meselesiyle tüketmemeli… Camideki kardeşlerimiz kadar barda kafa çeken arkadaşlarımızı da bir araya getirecek, barış ve uzlaşıyı temin edecek fikir adamlarına ihtiyacımız var. İçimizdeki iç savaş bitmeden Suriye, Mısır, Libya, Gazze’ye büyük faydamız olmaz. Bağırıp, çağırıp, ağlarız o kadar…

Barış istiyoruz Türkiye’de. Öyle büyük barış istiyorum ki inanın bahsettiğimiz barış dünyadaki tüm savaşları durdurmaya yetecektir. Ah becersek, bir kareye yetmiş beş milyonu sığdırıp hatıra fotoğrafı çektirebilsek göreceksiniz neler olur o zaman.

İnanmasak da “amin” diyelim bu duaya. Amin diyen yürekler bin yaşasın…

NOT: Yazının başlığı Sezai Karakoç’tan alınmıştır.

BÜLENT AKYÜREK

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu