img

Ercan Harmancı

Ercan Harmancı

25 Ocak 2016 10:36

“Herkes Okumak Zorunda mı?”


Selamı kelama bağlayıp Be harfi ile başlayalım… Ve herkes kendisine sorsun “Herkes okumak zorunda mı?” herkes kendi cevabını kendisine versin... Soru “herkes okumak zorunda mı?”  ise ve okunacak şey Er-Rahman’ın katından olan Kuran ise  “Evet!” bekletilmeden verilmesi gereken tek cevaptır.

Kuran’ın dışında hangi kitap olursa olsun o kitabı herkes okumak zorunda değildir. Düşünüldüğünün aksine bizim sıkıntımız okumayanlar değil okuyanlardır. Kitap yüklü eşekler olmaktır asıl tehlikeli olan… Okumak aslında bir cerrahi operasyona benzer nasıl ki herkes ameliyat yapamaz ve de yapmamalıdır. Ehil olmayan bir kişi bir ameliyat yaparsa en kötü durumda bir cana mal olur. Ehil olmayan insanların okuması ise bir toplumun yok oluşunu hazırlar.

Herkes okumalıdır kodlaması batı düşüncesine ait bir kodlamadır. Batılı ya da Müslüman olmayan toplumların okuması konformist bir okumadır. Yalnızlaşan bireyler batıda kitaba sığınırlar. Yatmadan okunan kitaplar kendilerini daha rahat hissetmeleri içindir. Müslüman toplumların yatmadan önce okudukları ise yalnız olmadıklarının, sahiplerinin Allah olduğuna dair kendilerine yaptıkları bir telkindir.

Okumayan insanlar, yaşanılan sorunların okunarak çözüleceğine inanmışlardır. Okumak her geçen gün bizim için mit haline gelmektedir. Okumak deyince özellikle öğretmenlerin ve öğrencilerin aklına gelen iki durum vardır. İlki kendilerine sorulacak çoktan seçmeleri soruları daha iyi yapabilecekleri inancı diğeri ise tavan yapmasını istedikleri ama ne olduğu belli olmayan genel kültürün artmasıdır.

Okuma festivalleri yapılmaktadır. Fakat kim neyi neden okuduğunu bilmemektedir. Okumak ilaç olup tedavi edebileceği kadar insanı süründüre süründüre öldüren bir salgın hastalık da olabilir! Aslında bu tecrübe edilmiştir. Özellikle batı dünyasında edebiyatçılar ve felsefeciler en çok okuyanlar olmakla birlikte diğer yandan intihara en çok yakın olanlardır. Tolstoy gibi birkaç istisnanın dışında gerçek böyledir.

Evet, bu onların sorunu asıl biz kendi sorunumuza dönelim… Okumak, gayesi belirlenmemiş olarak yapılan okumalar zihne ve gönle şifa olmanın ötesinde zihinlerden zihinlere bulaşan bir birer salgın hastalık haline gelmektedir.

Müslüman ve özellikle imam hatip gençliği okuma konusunda batı dünyasının bir bireyi gibi yönlendirilmektedir. Salonlarda ya da sınıflarda bu ümmete ilerde nur olacak talebeler yetiştirilemeyeceğini kabullenmediğimiz sürece hep yerimizde sayacağız. Alkışlarla ve ışıklarla tatmin olan bir toplum hep karanlıklarda kalacaktır… Belki de renkli ışıkları görünce sevinmeleri ve şımarmaları  kendilerinin karanlıkta olduklarının farkında olmalarındandır.

İslam’ın bir okuma ve eğitim modeli vardır. Bu tescillenmiş ve nakledilmiş model kullanılmadığı sürece hangi modeli kullanırsanız kullanın beklentileriniz karşılanmayacaktır. Bir toplumda ki bu toplum Müslüman eğitimcilerin ve talebelerin olduğu toplumda Kuran okumaya yapılan telkin bir; genel kültür ve düşünmeye yönelik yapılan telkin on ise bir sıkıntı vardır. Belki okuyanların “aaa” diyeceği bir cümle kurmak istiyorum. Bu ümmetin gençleri daha az okumuş olsalardı daha az ifsat olacaklardı. Cips yiyen öğrencilerin beden sağlığından korkulurken  “GDO’lu Kitaplar” okuyan ve sürekli onlarla beslenen gençlerin zihin sağlığının bozulmasını hiç hesaba katmamaktayız.

Okuma bir gaye ve gençlerin cenneti için değil çok az istisnası dışında vizyon için kullanılmaktadır. Edepli rahlelerden, edepsiz sıralara uzanan bir çizgi üzerindeyiz. Bu doğrusal çizgiyi dairesel bir çizgi yapıp olmamız gereken noktaya tekrar dönmez isek kaybımız büyük ve acı olacaktır.

Derdiniz varsa, ümmetin derdini kendinize dert edinmişseniz. O zaman gayesi Allah’ın rızası olan her bir eğitimci binlerce öğrencinin dokuz yüz doksan dokuzunun yaptıklarına takılıp kalıp bahaneler üretmeden on tane talebeyi bu ümmetin yarınları için o gençleri yetiştirmelidirler. Ve de bu ümmetin salih insanları talebelerini nasıl yetiştirmişse çokbilmişlik yapmadan aynen o model üzere yetiştirmek için önce kendilerine sonra Allah’a ve Allah Rasulüne söz vermelidirler.

Sıralarda ne yapıldığını salonlarda anlatma hastalığına yakalanmadan, ışıklı salonlarda bir birleriyle çekişen değil hayırda yarışan bir avuç, bir tutam kadar olan talebeler bulun ve varsın kimse bilmesin onlar için ne yaptığınızı Allah her yaptığınızı bilen ve görendir.

Azlardan olmayı istemeyenler ve de çok görünmek isteyenler hep tek başlarına kalacaklardır… Ama azlardan olmayı isteyenler az ile yetinenler azların mükâfatı olan cennet ile müjdeleneceklerdir…

Azlardan olacak olanlara selam olsun…

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Siirt'te bir işçinin daha cenazesine ulaşıldı
Türkiye
Meteorolojiden bazı illere kar ve sağanak uyarısı
Dünya
ABD'de Rusya'nın başkanlık seçimlerinde Trump'ın kazanmasına yardım ettiği iddiası tartışılıyor

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu