img

Şerif Karakurt

16 Aralık 2015 10:26

Bir Gün Geri Geleceğinizi Biliyorduk!


Son yazılarımda, Türkiye’nin son yıllarda izlediği ‘kriz’ yerine ‘vizyon’ odaklı ve ‘çok boyutlu’ dış politika ufuklarından bahsetme gayreti içinde oldum sürekli.

Türk dış politikası, uzun süre potansiyelinin gerisindeki hedeflere odaklandı ve dış politikada hareketi kısıtlayan birtakım dogmalar, geçerliliği kalmayan ezberlere dayalı kamburlar oluştu. Son on yılda ise hariciyemiz, Türkiye’nin uluslararası konumda yer edindiği stratejik derinliğini, tarihi ve coğrafi derinliği ile birleştirme parolasıyla, kapasitesini geliştirmeye ve yükseltilen hedeflerle yeni ufuklara açılmaya başladı.

Dış politikada bu olumlu gelişmeler yaşanırken ülkenin dümeninde hiç şüphesiz Recep Tayyip Erdoğan ve kendisinin başbakanlığı döneminde iken danışmanı daha sonra da Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu vardı. Şimdi roller biraz değişti; lâkin‘Usta’, Cumhurbaşkanı olarak; ‘Hoca’da başbakan olarak dümendeler hâlâ… Ve değişmeyen bir şey daha var ki; Türkiye, ‘güç’ ve ‘menfaat’ parametreleri üzerine kurulan uluslararası ilişkilere rest çekercesine, insani değerleri merkeze alan, anti-sömürgeci dış politikaları sayesinde mazlum coğrafyaların sönmeye yüz tutan asırlık umutlarını da yeniden alevlendirmeye devam ediyor.

Davutoğlu’nun meseleye parmak basan şu sözünü es geçmek ayıp olur:‘’Önemli olan tarihi akış içindeki konumunuzdur. Bu tarihi akışın öznesi olarak bu akışın seyrinde etkin olan ülkeler geleceği belirlerken, tarihi akışın seyrine kapılarak savrulanlar ise kendileri için belirlenen geleceği yakalamaya çalışacaklardır. Unutulmamalıdır ki, tarihin arkasında koşulmaz, içinde koşulur. Bazen sürükleyici olarak önünde, bazen akış seyrini etkileyecek şekilde akış istikametinde, ama mutlaka içinde koşulur. Tarihin akış seyrini okuyamayanların, bu akışı durdurma ya da akışa karşı koyma çabalar beyhudedir.’’

Evet, Hoca’nın dile getirdiği gibi, tarihte değer üretebilmiş bütün milletler gibi Türkiye de kendini tarihin bir aktörü olarak görmek istiyor. Karşımızda artık tarihin akışını uzaktan ve endişeyle izleyen değil, o tarihe müdahale etme gücüne ve cesaretine sahip bir özne var.

Türkiye bugün, Cumhuriyet’in kurulması ile beraberkendi kaderlerine terk ettiği, sınırların ardında unuttuğu daha doğrusu unutmaya mahkûm edildiği milyonları tekrar hatırlamaya, onlara yardım elini uzatmaya başladı, asırlık ve de hüzünlü bir bekleyişin ardından…

İki gün önce bir programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu noktaya temas etti:

‘’Türkiye'nin sorumluluğu sadece kendi vatandaşlarına karşı değildir. Biz bir yönüyle Türk Dünyası'na, bir yönüyle İslam âlemine bir yönüyle 7 milyar insanın tamamına karşı sorumlulukları olan bir ülkeyiz. Bizim böyle bir ruh kökümüz var. Türkiye'den o coğrafyalara gidenler şu sözü duymuşlardır: "Bir gün tekrar geri geleceğinizi biliyorduk." Bu söz çok anlamlıdır. Bu ülkenin, bu milletin yolunu gözleyen çok insan var. Hemen yanı başımızda Suriye'deki Türkmen, Arap, Kürt kardeşlerimizin feryatlarına her gün hep birlikte şahit oluyoruz. Bunlara sessiz kalabilir miyiz? Gidin Fergana'ya, Afganistan'a, Pakistan'a, oradaki kardeşlerimizin hissiyatlarının hiç değişmemiş olduğunu görürsünüz.’’

*

Sonuç olarak; Biz ‘Usta’ ve ‘Hoca’ nezdinde, yeni yüzyılda Türk dış politikasının ufkuna ufuk katanlara teşekkür ve dua edelim. Zira Balkanlardan Ortadoğu’ya, Kuzey Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan bu muazzam coğrafyanın tarihini inşa eden kilit ülkelerin başında gelen Türkiye’nin bir gün tekrar kendilerine gelecekleri umudunu yüreğinde taşıyan milyonlar var hâlâ.  Ömür sermayemiz az olmasına rağmen; yapacak işlerimiz ne de çok değil mi!?

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

  • burak

    16 Aralık 2015 12:01

    Cevap Ver

    Gündeme dair kaleme aldığınız yazılarınızın kalitesi ve bizi aydınlatması her geçen gün ziyadeleşiyor. Gelecek yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz. Ülkemizin sizin gibi genç ve dinamik, uluslararası siyasete hakim entellektüellere ihtiyacı var. Allah razı olsun

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu