img

Kurşun Kalem

27 Kasım 2015 14:38

Güvenlik Zaafiyeti


Mehmet Selim Kiraz vardı bir zamanlar.

Biz balık hafızalılar çabuk unuturuz bazı şeyleri.
2 terörist dayadı dağ gibi adamın kafasına silahı, bantladılar ağzını bağladılar ellerini. Sıktılar kafasına.
Namertliğin soytarısı oldular. Bir terör örgütüne bağlı olmalarına rağmen Kahraman ilan edildiler bazı kesimlerce.
Bir gazete vardı ki, Terörist diyemedi bu katillere. Eylemci diye adlandırdı. Eylem yapmış çocuklar...
Kimse ses etmedi.


Bir gün Fransız bir Karikatür dergisi,
''Eğer sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım''  Sözünün muhatabı Peygamberimiz için iğrenç karikatürler çizdi. Görmekten bile utanç duyduğum çizgiler.. 1.5 Milyar Müslüman gık etmedi. Sonra yine bir gazete vardı ki, bu dergiyi ek olarak verdi %99'u Müslüman olan bir millete!
Kimse ses etmedi.

Yine bir gün Seçim arefe telaşları..
Bir kesim var ki, Hdp'ye barajı geçirmeye yemin etmiş. Amaç belli. Bu süreçte yazılanların çizilenlerin haddi hesabı yok.
Yine bir gazete var ki, Gazetecisini Dağa gönderiyor. PKK kamplarında röportaj yapacaklar. Yazıyı okuyunca hiç tanımasan 'Meğer bu teröristler ne iyi insanmış' dersiniz vallahi!
''Kandil'de doğaya saygı önemli. Dağ taş demiyorlar, sigara izmaritlerini bile yerlere atmıyorlar. Eteklerde yaşayan köylülerin rastgele ağaç kesmesine izin vermiyorlar. Her yer tuvalet anlayışı yok, 'kurum'ların özel tuvalet alanları var''  diye bir de not düşüyor Bu malum gazetenin muhabiri...

 

Bu noktada gözlerimin önünden acısını tarif bile edemeyeceğim anneler ,eşler ve yetim kalan çocuklar geçiyor. Akıldan geçenler öfkelere gebe...

Bir Polis Olgun Kurbanoğlu vardı, şüpheli var diye çağırıp kurşuna dizmişlerdi,

Terhisine 3 gün kala şehit edilen asker Abdulkadir Pektaş ,
Hamile Eşinin ve 3 yaşındaki çocuğunun yanında şehit edilen Polis Salih Eroğlu ,
Eşiyle  giderken aracına kurşun yağdırılan ve şehit olan Binbaşı Arslan Kulaksız,
Evlerinde tek yataktan başka bir şey olmayan ve uyurken başlarından kurşun sıkarak şehit edilen Polis Okan Acar ile  Polis Feyyaz Yumuşak' ..
Toprağa izmarit atmıyorlarmış ama.
Toprağa verdiğimiz insanların önemi mi var?
Kimse yine ses etmedi.


Yine bir gün Ankara'da patlama oldu. Nice insanlar öldü.
Yine Bir gazete vardı ki,elinde tek delil olmaksızın Devleti bu olayın katili adletti.
Öyle ya, Pkk cici, Pkk akıllı.
Dergisinin yayınladığı ülke geçtiğimiz günlerde benzer bir patlama yaşadı. Hiçbir basın mensubu ya da muhalefet olayı fırsat bilip yangına körükle gitmedi.
Görüntüler yok edildi.Şüpheli her eve baskın yapıldı, en katı tutumlar sergilendi. Devlet görevini yaptı. Herkes sade ve sadece acısını yaşayıp ülkesinin menfaatini düşündü.
'Katil Devlet,Katil Hollande' manşetlerinin atıldığını ise tezahür dahi edemiyorum.
Ama bizim ülkemizde bunun adı 'Özgürlük' dediler. Fransa yapınca güvenlik önlemi, Türkiye yapınca "dikta rejimi'..  
Velhasıl O insanların kanlı görüntüleri yayınlandı, ülkenin teröristleri akla dahi gelmeden suç devlete atıldı. Nice hakaretler nice suçlamalar..
Kimse yine ses etmedi..

 

 

Ve bir gün  Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli İstihbarat Teşkilatı'nın araçları yolda durduruldu
Şu noktada bu tırlarda neyin nereye gittiğinden ziyade, Bir ülkenin İstihbarat teşkilatının düşürüldüğü durumu düşünülmeli
Ana muhalefet partisinin de istediği gibi, hiç olmadığı kadar şeffaf !
Konuyla ilgili bir albayın avukatı şu cümleleri kurmaktan utanmıyor;
 'Türkiye'nin terör örgütlerine silah sağlama suçundan uluslararası mahkemelerde yargılanacağını haykırıyorum.


Gelelim Tırların içinde ne olduğuna ve nereye gittiğine.
Tırların içinde silah vardı. O silahların bundan birkaç gün önce düşmek üzere olan Türkmenlere gittiğini herkes çok iyi biliyor.
Daeş ise hikaye.. 
Amaç Türkiye'yi teröre yardım eden bir ülke gibi gösterip Uluslararası Ceza Mahkemeleri'nde yargılatmak.
El-Kaide ve DAEŞ'e Türkiye açık açık destek oluyor başlıklı uluslararası kara propagandanın yerli taşeronu ise malum terör şebekesi.
Baştan itibaren bahsini ettiğim Malum gazete ise bulmuş malzemeyi durur mu?

Vakit saldırma vakti.

Bakın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Esad'ı devirmek amacıyla Suriye'ye ne gönderirse göndersin, hiç kimse o kozmik tırları durduramaz. Hiçbir örgüt veya güç odağı Türk devletinin kozmik sırlarını ortalığa dökemez. Ki bu bir de kendi yurttaşı ise!
Uluslararası arenada böyle bir karalama yapamazsınız bu ülkeye!
Her gereksiz konuda örnek aldığınız ülkelerde düşünelim şimdi bunu.
Bradley Maning mesela? Gördüğü işkenceler Obama'nın umrunda bile olmamıştır. 

Çünkü Devletin Güvenliği her şeyden önce gelir.


CIA'in Meksika'ya giden gizli tırlarını Amerikalı savcılar durdurmaya kalksa ya da?
Sırf kaçtığı için birini kurşunlayan Amerika'nın bu insanlara neler yapabileceğini bir tahmin edelim..
Söz konusu Amerika Devletinin güvenliği ise medyasından muhalefetine kadar herkes devletinin yanında olur.
Tıpkı Fransa'da olduğu gibi.
Ama bizim ülkemizde Basın özgürlüğünün ardına sığınıp Devlete ağzınıza gelen hakaretleri edip, iftiraları atıp , Gizlilik vs hiç umursamadan her şeyi deşifre edebilirsiniz.
Eğer Devletin başında sevmediğiniz bir iktidar varsa, Ülkeyi karalamak adına yapılan her şey mübahtır.
Zarar görenin iktidardan ziyade ekmeğini yedikleri Türkiye olduğunu bilmeyecek kadar da cahil değil bu gazeteler.
Üzgünüm bunun adı Gazetecilik değil. Basın özgürlüğü hiç değil.
Ve Bir gazete ki,  yine tüm bunların ardına sığınıp gizli kalması gereken bilgileri belgeleri görüntüleri tüm dünyaya servis etti.
Ülkesini zerre dahi düşünmeden..

Söz konusu Cumhuriyet ise, Hukukun üstünlüğü önce gelir. 
Ve Şimdi Ses etme vakti..

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Başbakan yeni sistemin ayrıntılarını açıkladı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
YouTube'da parayı çuvalla götürenler!.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu