img

Betül Salur

13 Kasım 2015 15:06

Adomim Etkisi


Adomim: Kudüs'ün doğusunda büyükçe bir alana kurulmuş işgal bölgesi. 

Filistin halkına ait evlere ve topraklara el koyan İsrail’in daha sonra bu bölgelere Siyonistleri yerleştirip dünyaya kibarca 'yerleşim bölgesi' diye tanıtması hızla ilerleyen işgalin ana unsurlarındandır. Bu gaspa maruz kalan Filistinliler bedevi (evsiz göçebe) hayatı yaşamak zorunda kalıyorlar ve bir süre sonra sınır dışı ediliyorlar!

Tamamen çözümsüzlük hedefleyen ve gergin ortamdan beslenen İsrail için işgal politikaları adeta vazgeçilmez bir yaşam tarzı. Ancak Adomim Bölgesini diğer işgal bölgelerinden ayıran bir özelliği ön plana çıkıyor. Siyonistlerin düşünce tarzına göre ''Kudüs başkent olmadan İsrail devleti olmaz. İsrail devleti olmadan Yahudiler var olamaz.'' Bu durumda Kudüs İsrail için vazgeçilmezdir ve tamamen Müslümanlardan temizlenmelidir!

Ancak son ve hiç bir tahrife uğramamış, Allah tarafından korunan İslam dininin mensuplarının bu mukaddes toprakların tek varisi olduğunu bildiklerinden Müslümanların ne pahasına olursa olsun Kudüs'ü teslim etmeyecekleri korkusuyla tedbiren Adomim'i kuruyorlar! Olurda bir gün Kudüs hâkimiyetini kaybedersek hiç değilse sınırları bu noktaya taşıyalım, sınırların belirleyici etkeni olalım istiyorlar.

Onlara göre olmaz bir ihtimal için alınan tedbirler kayda değerdir. Kucağımıza atılan topu karşılamaya çalışırken bizler, onlar bir sonraki oyunun kurallarını belirliyorlar.

Müslümanların aralarındaki ihtilafa bir son vermeleri, sadece kriz dönemlerinde değil olgunlaşmış bir vahdete kavuşmaları elzemdir. İsrail’in çevresindeki tüm ülkeler istenilen kıvama gelmiş ancak Türkiye Arz-ı Mevudun önünde adeta bir duvar gibi yükselişini sürdürmektedir. Önümüzdeki süreci iyi değerlendirmeli, anlık organizasyonlardan öte kalıcı çözümlerin, büyük hesapların peşine düşmeliyiz. Kendi oluşumlarımıza, kendi söylemlerimize imzamızı atabilmeliyiz.

Ya azığımızı toplar ümmet olarak şahlanırız ya da 13 yaşındaki Filistinli Ahmet'in vurulup saatlerce yerde kıvrandıktan sonra hastaneye kaldırılmasına, elleri-ayakları kelepçeli tedavi gördükten sonra mahkemeye çıkarılan perişan haline, basına yansıyan işkence görüntülerine üzülüp, 'İsrail Dünyanın gözlerine baka baka bunları nasıl yapar?' naraları atmaya devam ederiz!

Kulağımıza küpe olsun 'yarınlar rahatına düşkün olanların değil, rahatından vazgeçenlerin olacaktır' diyor Hasan El Benna.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu