img

Daşdemir Mahmandarov

12 Kasım 2015 14:47

Cinselliğin Sosyalleşmesi


Cinsellik, aile ve kadın-erkek ilişkileri ev sınırları dışına çakmayan ve hatta basit örnekleri toplum tarafından benimsenmiyen ve toplumsal kınamayı gerektiren olgulardandır. Bu sebeple de bizim toplumumuzda bu gibi durumlar yaşanmamaktaydı pre-modern dönemde. Mahremiyet toplumun en çok sahiplendiği ve ihlanini affetmediği bir duygu hatta müessesedir. İçe kapanık ve aile değerlerinin (namus, iffet gibi) hakim olduğu toplumlarda çözülmeler moderniteyle başlamıştır. Modernite Batı Avrupa'da teşekkül bulduktan sonra diğer coğrafyalar tarafından da benimsenmeğe başlamıştır. Modernite dinin toplumsal ve siyasal hayattan uzaklaştırılması şeklinde genel kabul görse de en büyük etkilerinden biri de mahremiyet sınırlarının ihlali hatta mahremiyet duvarlarının yıkılmasıdır.

Modernite aynı zamanda dini kültürel ve sanat dünyasından da çıkardı ki bu da yeni geliştirilen kültürün de sekülerleşmesine neden olmuştur. Böylece genç nesiller sahip olduğu değerlere ve içinde yetiştikleri topluma yabancılaşmaya başladırlar. Ve hatta bu durum düşmanlığa kadar sürdü. Kendi geçmişini inkar, geleneklere karşı saygısızlık ve geleneklerden kopuş da bu durumun vehametini gösterir niteliktedir. Doğu geleneğinde aile hayatı, cinsellik mahrem alan içerisinde yaşanım sadece evin içinde yaşayan fertleri alakadar eden bir yaşantı idi. Hatta öyle ki evin içinde bile bu işin mahremiyetine dikkat edilir, bu olgu çok titizlikle korunurdu. Bu durumun sıkıntılı tarafları çocuklara gereken bilgilerin verilmemesi ve bu yönde nasihat edilmemesidir. Bu çocukların kendi başlarına bu olguyu dışarıda ve korku içerisinde öğrenmelerine sebep olur. Bu durumun nedeni ebeveyinlerle çocuklar arasındaki “Berlin duvarı”dır. Toplumumuzun eksikliklerinden olması ve modernitenin de bu konu üzerinden gençleri yönlendirmesi cinselliğin sosyalleşmesine neden olmuştur. Bu aynı zamanda çocukların yani gençlerin topluma, net söylemek gerekirse ebeveyinlerine başkaldırısıdır.

Bu aynı zamanda modernitenin getirdiği vitrindeki tercih edilebilen şeylerin çokluğundan da kaynaklanmaktadır. Önceleri insanların karşılaştıkları veya karşılaşacakları şeyler ve bu yeni durum karşısında nasıl davranacakları da önceden belli idi. Bu da insanların hayatını kolaylaştırmakta idi. Modernite ile birlikte seçim şansı verilince bunun yanı sıra gelenekten kopuşla ve değerler sisteminin neredeyse çökmesiyle de toplumda anlam krizi başlamıştır. Anlam krizi yeni olaylar ve olgular karşısında toplumun nasıl davranacağını bilmemesidir. Bunun en temel sebebi değer üreten mekanizmanın bozulması ve diskalifiye edilmesidir. Bu anlam krizi içerisinde başı bozuk bir yığın haline gelen toplum özellikle de gençlik kendisini başkaldırıda ve itaatsizlikte buldu. Bu durum da kendisini en çok cinsel hayatda göstermeye başladı. Ve böylece en mahrem konu olarak asırlarca eşikten dışarıya çıkmayan sevda/cinsellik şehrin hatta köylerin sokaklarında dolaşır oldu. Daha önceleri evin sınırları içerisinde varlığını sürdüren bu hal artık sokaklarda konuşulur bir duruma geldi. Konuşulmaktan ziyade yaşanır oldu. Önceleri sokakta yürürken adab gereği kocalarından bir adım geride yürüyen kadınlar ya da kadınıyla olan ilişkisini gizli tutan, mahremiyet duyguları olan dedelerin torunları sokak ortasında sevişir oldu. Demokrasi ve özgürlük. Tabii moda oldu yapılan her bir halta demokrasi perdesi giydirmek. Demokrasiyi, özgürlüğü sokak ortasında sevişmek olarak algılayan, belden aşağısıyla düşünen bir yığın haline geldi gençliğimiz. Ve en mühim olanı da bu durumu düzeltecek kurumlardan mahrum olmamız. Sahip olduğumuz değerler sistemi bu işi yoluna koyamaz oldu. Aile müessesemiz fonksyonelliğini yitirmiş durumda. Sevda cinselliğe indirgenmiş ve sokakta yaşanır olmuştur artık.

Toplumda değer üreten kurumların yokluğu, geleneklerden ciddi kopuş toplumsal bağışıklığı yok etmektedir. Yeni değerlerin üretilmemesi, varolan değer sistemlerinin geçersizliği ortaya çıkan yeni durumlar karşısında toplumu savunmasız bırakmaktadır. Bu da toplumsal çözülmeye sebep olmaktadır. Toplumsal çözülmenin en önemi faktörlerinden biri de bireylerin topluma yabancılaşmasıdır. Yabancılaşma biriyle ilişkide olup ona ulaşamamanın adıdır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu