img

Ahmed Yusuf

01 Kasım 2015 00:36

Aynı Senaryo Mısır'da Denenmişti!


2011 yılından bu yana bölgemiz yeni bir sürece girdi. Şu iki üç sene içerisinde Arap Baharı, devrimler, darbeler, iç savaş, dış müdahale vs. gibi toplumsal ve tarihsel ne  kadar olay varsa yaşandı.

Bölge yeniden şekillendiriliyor. Ona hiç şüphe yok. 4 senedir Suriye’de iç savaş devam ederken küresel güçler de bölgedeki hâkimiyetini belirlemeye çalışıyor. Rusya kartlarını açık açık ortaya koydu.

Yemen’de Suudi Arabistan destekli yapılan saldırılar her ne kadar haklı görülse bile ülkeyi kaosa sürükledi. Libya’nın durumu belli. Darbeciler Mısır’ı boğdu.

Devrim yaşayan ülkelere bir sonraki süreci tamamlamak için hiç fırsat verilmedi. Yeni doğan rejimler engellendi ve/ya yok edildi sayılır. Devrim dediğimiz değişimler alt üst edildi.

Bölgenin yaşadığı tablodan ne anlamalıyız?

Konuyu Mısır üzerinden izah etmeye çalışacağım. Mısır’da Mübarek gidince yerine asker geldi. Geçiş sürecinde ülkeyi bilerek askerler yönettiyse de halkın baskısıyla seçime gidilmişti. Bütün siyasi gruplar ve devrimci güçler aynı fikirdeydi. Herkes seçime gitmek istiyordu ve bir an önce yeni düzenin kurulması ve demokratik bir ortam oluşması için herkes hemfikirdi.

Mısır’ın asıl başarısı devrim sonraki süreçte anlaşıldı. Mısır’ın solcusu, liberali, ihvanı, selefisi herkes eski rejime karşı birlikte hareket ediyordu. Bu devrimin asıl gücüydü. Bu birlik seçilmiş Cumhurbaşkanı geldikten sonra bozulmaya başladı. Eski rejimi yıkmak yerine Mursi’yi devirmeye yöneldiler.

Eskiden devrimle aynı safta olan kişiler Mısır’da ilk demokratik tecrübesi bile doğmadan yok edildi. Eski rejimin yıkılmayan kalelerini bırakıp Mursi’ye yüklendi herkes.

İhvan’ı sevmeyen solcu liberal ve bütün güçler tek derdi İhvan’ı iktidardan indirmekti. Olayların yoğunluğuyla İhvan da süreçleri doğru okuyamadı ve karşısındaki krizi lehine yönetemedi. Medyası zayıf ve askere güveni sonsuzdu.

İhvan’ı bütün gücüyle yıkmaya çalışan solcu, laik, liberal ve sözde devrimci güçler eski rejimle birleşti. Medya da Mursi’ye karşı o gruplara desteğini aksatmadı. Bu konuda medyanın rolü çok önemliydi.

Bir şekilde “İhvan devrilsin” derdine düşen, askerin desteğini alan, dışardan ve körfezden gelen paralarla Mursi’ye muhalefet yapan, “tankla demokrasi gelecek” zanneden ve “İhvan’dan sonra ülke bizim olacak” sanan insanların hesaplarının hepsi boşa çıktı. Zeval oldu. Ve Darbe oldu.

Meydanlarda kanlar akıtıldı ama onlardan kimse ağzını açmadı. Seçim olmadı. Ülke Mübarek döneminden daha beter bir hale geldi. Darbeye destek veren güçlerin şu anki rejimde hiç bir yeri yok. Hatta bazıları hapse atıldı. Çoğu Mısır’dan kaçtı. Mısır onların eliyle 100 sene geriye döndü.  Mısır bir daha kalkınması için yüzlerce seneye ihtiyacı var.

İhvan’ı sevmedikleri için ve “illa ihvan istemiyoruz, ihvan devrilsin ne olursa olsun” diye çırpınan insanlara şu soruyu sormak lazım. İhvan devrildi evet ama vatana ne oldu? Mısır ne hala geldi? Memnun musunuz? Bunu mu istiyordunuz?

Eminim ki onların şuan çoğu pişman ve  “keşke yapmasaydık” diyorlar.

Türkiye’nin dersi

Kimseye ders verecek değilim tabii ki. Ancak Türkiye içinde olduğu demokratik yapıdan asla vazgeçmemek lazım. Türkiye’de patlamalar oluyor. Kanlar akıtılıyor. Bunları yapanların asıl hedefi malum: Mevcut iktidarı devirmek yâda uzaklaştırmak. Bunasıl gerçekleşirse gerçekleşsin muhalefet için bir başarı sayılır.

Ama şunu iyi hesaplamak lazım. Mevcut iktidar uzaklaştırılsın diye teröre destek veren kimse büyük bir yanlış yapıyor. Zarar görecek ne Ak Parti, ne İslamcılar, ne de ekonomi. Zarar görecek olan sadece Türkiye yani Vatan olacak.

İşte anlatmak istediğim mesele bu: Mısır’da Mursi’ye muhalefet yapanlar onu hiç hesap edemedi. Onlar bile Mursi’nin devrilmesinden çıkar elde edemedi. İktidarda bile yer alamadılar.

Türkiye dünyada ileri bir konuma geldi. Yükselme ve öncü olma yolunda büyük mesafeler kat etti. Bunu kimse inkâr edemez. Türkiye 15 sene zarfında siyasi, sosyal ve demokratik olarak daha yaşanabilir bir seviyeye geldi. Bunu mutlaka korumak, kaybettirmek isteyen kim varsa engel olmak lazım.

Mısır’da yaşananlardan şu sonuç çıkıyor. Acaba bizden olmayan, hoşlanmadığımız iktidar gitsin diye vatan  mi batsın?

Mısır’da 4 seçimde sandıkla iktidara ulaşamayanlar da darbeyle geleceklerini sanmışlardı. Onun için Türkiye’deki siyasetçiler o konuya dikkat etmeliler. İktidari ve galibiyeti sandıkta arasınlar. Ne darbelerde ne de teröristlere destek vermekle değil.

Tarihten ders almayan insanlar doğru bir gelecek kuramazlar. Hep yanlış yola giderler. Vatanın ve insanların menfaatleri siyasi kavgaların sonuçlarından daha önemlidir.

Bölgeyi bu hala getiren zihniyetin şuanki hedefi Türkiye olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Türkiye güçlü olması bütün islam dünyası ve bölgemiz için büyük bir önem taşır.

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu