img

Gürbüz Sezgin

30 Eylül 2015 23:43

Post İslamcılık Tartışmaları


Postmodernizmin "post"uyla islam dininin siyasi yönünü anlatan islamcılık anlayışını biraraya getirme fikri her kiminse postmodernizmi anlamamak ya da postmodernizmi demokratikleşme, reformculuk olarak anlamakla kalmıyor, aynı zamanda islam dininin itikadi ve fıkhi tarafını atıp sadece siyaset olarak görme hatasına düşüyor. Zira islam düşünürleri arasında katolik-protestan ayrışmasında olduğu gibi bir reform, yenileme, değişime uğratma tartışmasının yapılmadığını biliyoruz. Kastedilen demokratikleşmeyse, islam dini zaten özü itibarıyla demokratiktir. Dolayısıyla demokratik hale getirilmesi islamın özünü anlayamamak demektir.

Postmodernizm kapitalizm şartlarında, kendi içinde ve kendini aşmayı hedefleyen, bilgi teknolojisinin sonucu gelişen bir durum. Kendi başına bir sistem değil. Kapitalizmin özünü, felsefesini değiştirmek olarak anlaşılmamalıdır. Kapitalist yaşam tarzında meydana çıkan bireyler arası ve uluslarası ilişkilerdeki değişimler ve bu değişimlerin yol açtığı olumsuzlukları bertaraf etmek için üretilmiş olup, reformculukla da bir ilişkisi yoktur. Zira reform, bir sistemin özünde köklü değişiklikler yapmak anlamına gelir.
Kapitalist toplumda bireyler arası ilişkilerin toplum yapısını bozduğunu gören sistem yapıcıları, bozulan ilişkileri tamir etmek, yeniden toplumsallık kazandırmak, bireylerin içine düştüğü amansız nihilizmden kurtarmak, bir çalışma ruhu kazandırmak amacıyla sekülerizmin yasakladığı inançları ve yerel kültürleri tekrar canlandırmayı düşündüler. Ayrıca ulus-devlet anlayışındaki ırkçılık, milliyetçilik gibi dışlayıcı, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı düşüncelerden, nefret duygularından insanı kurtarmak ve böylece büyük barış projesini hayata geçirmeyi hedeflediler. Sağlıklı kapitalist toplum demek, sağlıklı bireylerin hayatı kovalayan, tüketim çarkı içinde devinen insanlar demekti. Teknoloji ve uygarlığın gelişmesiyle işsiz kalan evsizlerin, yurtlarından kovulan mültecilerin, dışlanmışların başkaldırılarını önlemenin bir yolu olarak postmodernizm doğal olarak tutmadı. Yerel kültürlerin canlandırılması olarak da islam dünyasının modernist seküler hayat tarzı tarafından bastırılmışlığına gösterilen tepki ve isyanı da önleyemedi. Hristiyan dünyasında başarıyla hayata geçirilen postmodernizm islam ülkelerinde başarısızlığa uğrayınca modernist refleksler harekete geçirildi.

Güçlü bir islam görünürlüğünün önünü alamayan (post) kapitalizm, çareyi islamı oluşturan bütündeki tüm parçaları birbirinden ayırmaya girişti. Zira islam üç ana parçadan oluşuyordu: İtikadi, siyasi ve fıkhi alanlar. İtikadi (Kur'an, Sünnet ve İbadet) alana itirazları yoktu. Belki de islamı sadece itikadi olarak düşünüyorlardı. İslam içinde bu alanlarda hiç anlaşmazlık olmadı denilebilir. Ayrışmalar genelde eski dönemde siyasi alanda, yeni dönemde de fıkhi alanda yaşanmıştır. Siyasi tartışmalar islam dünyasını kimin ve nasıl yöneteceği konusunu kapsıyordu. Günümüzde bu tartışma ılımlı islam, bireysel islam, selefi islam ayrışmasına yöneliyor. Asıl büyük itiraz ise islam fıkhının olmazsa olmazı şer'i hükümler ve hilafet konusunda. En büyük çaba da fıkıhın islam anlayışından kopartılmaya çalışılması. Talabani, İşid gibi örgütlerin fıkıh ve hilafet üzerinde ısrarlı vurguları onları kapitalist dünyadan ayrıştırıyor ve dışlıyor.
Hiçbir itiraz içermeyen islam ahlakı zaten ırkçılığı, milliyetçiliği reddettiğinden postmodernizme ters düşmez. Müslümanlar arasındaki beraberlik, dayanışma, yardımlaşma duyguları da nihilizmi kendiliğinden uzak tutuyordu. İçki ve uyuşturucu yasakları da insan ruhunu temizleştirici etki yaratıyordu. İslam ülkelerinin islamın gereği olarak başka ülkelere karşı barışçı tavrı (kendilerine saldırılmadığı sürece) ulus-devlet anlayışının sonucu olan savaşların önüne geçiyordu. 

Sonuçta, kapitalizmin önüne post önekini almasını gerektiren nedenler islam için sözkonusu olamayacağından post islamcılık kavramı da anlamsızdır. İslamın öncesiyle sonrası arasında fark olamaz. İslam bütünlüğünü bozmaya çalışmak da müslümanı müslümanlıktan çıkarma çabasıdır, ama nafile bir çaba

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu