img

Havva Yücel ERGÜN

Mimhece

29 Temmuz 2015 18:13

Keramet


İçinden geçilebilen birer nesne cesetlerimiz. Geçerken iz bırakıyoruz isteyerek ya da istemeyerek. Sözle geçiyoruz birbirimizin içinden, bakışla geçiyoruz, bir mimikle tünel açabiliyoruz bir başkasında, tebessümle bedenin duvarlarını turuncuya boyayabiliyoruz mesela.

Duvarların içinden geçmek keramet değil böyle bakınca, suya yazı yazmak pek matah bir şey değil.  Bir etki bırakmak illaki parmak izimizi bırakıyor geçtiğimiz nesne üzerinde. Çoğu izi siliyoruz, kimisi yola dönüşüyor içimizde durdukça. Üzerinde yargılar yürüttüğümüz yollar, sempati serpiştirdiğimiz ya da itici devedikenleriyle çevirdiğimiz.

Tüm süper kahramanların imrendiği tuhaf bir yaratık insan. Parmaklarından pençe çıkaran aslanlar da buna dahil, hele burnunu el gibi kullanan filleri unutmamak gerek, karanlıkta görebilen yarasaları da; unutmamak lazım bir ısırıkta devleri yenen akrepleri,  evini sırtına yüklenmiş giden kaplumbağaları…

İnsan öyle ki; tüm biçimleri değiştirebiliyor, biçimleri okuyabiliyor ve yazabiliyor her biçim için ayrı bir hikaye. Oğlum bim poşetinden dinazor yapıyor mesela, sehpadan çadır, bezden bebek yapıyor kızım, bir karakter yaratıyor sonra ona; kediden dost, köpekten düşman yapıyor insan, bir masa bir sandalyeden otorite yapıyor, üç kişi bir araya gelince terör yapıyor bazen, bazen de koz toplayıp biriktiriyor ceplerinde kurduğu arkadaşlıklardan.

Tuhaf bir yaratık insan tüm süper kahramanların gözünde… Duygudan şarkı yapabilen bir kahraman duydunuz mu hiç? Kendi kendini yiyebilen bir yaratığa rastladığınızı hiç sanmıyorum insandan başka. Geçenlerde bir albatros, suda yüzen bir geminin içinde kusan insanlar görmüş, halat çeken insanlar, güneşlenenler sonra. Her biri farklı davranıyormuş ve bizim albatros çok şaşırmış buna. Aynı gemide, aynı suya farklı davranan insanları anlatmış albatros arkadaşlarına. “Her biri,” demiş, “aynı şeye bakıyor ama hepsinin gördüğü farklı birbirinden. Düşünebiliyor musunuz,  birbirlerinin boğazını sıkarken aynı Tanrıya yakarıyorlardı zafer dilemek için?”

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Asla Yalnız değilsin !!!
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Cerablus'a dönüşler sürüyor

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu