img

Safvan Allahverdi

13 Temmuz 2015 10:14

Yakın Tarih Yalanı ve Amacı


Orta Doğu.. Asya, Avrupa ve Afrika'nın birbirlerine en çok yaklaştıkları yerleri kapsayan ve içinde 23 ülke barındıran bölgedir. Orta doğu kavramı; Avrupa merkeziyetçi yaklaşıma dayanır ve Britanyalıların 19. yüzyılda kullanmaya başladıkları bir kavramdır. Bu tanımlamada İngiltere ve Avrupa ülkeleri merkez kabul edilmiş; doğu, Uzak Doğu, Yakın Doğu, Orta Doğu gibi kavramlar buna göre tayin edilmiştir. Başta İngiltere olmak üzere hemen hemen bütün Avrupa ve büyük Asya devletleri Orta Doğu'yu diğer bölgelerden ayırmış ve bu bölgeye büyük önem vermişlerdir. Tabiki bu önem kendi menfaatleri adına olmuş ve bu bölgede ki İsrail haricinde hic bir ülke ve insanına, besledikleri köpekleri kadar değer vermemiştir. Bu yüzden savaşın, acı ve ızdırabın hiç bitmediği bu bölgede, onlara karşı kalkan her pakmak yer yer silah ile coğu zaman ise sosyal, ekonomik, etniksel ve eğitimsel hamlelerle ile kırılmıştır. Acı olan kısım ise bu hamleleri, kendileri tarafından tayin edilen hedef ülke'nin vatandaşları ile yapmışlardır. Tabiki Orta Doğu ve bu bölgedeki bitmeyen problemler hakkında uzmanlarından sebeb ve sonuç analizlerini sık sık dinlemekteyiz fakat bu yazımda en az dikkate sunulan ama bana göre en önemli sebeblerinden birtanesi olan Yakın tarih yalanıdır. Çünkü kasıtlı olarak belli bir emel için uydurulup, nesillere Tarih olarak anlatılan bu safsata, Orta Doğunun bitmeyen dertlerini an be an körüklemekte, bu keşmekeşin biran olsun sönmesine müsade etmemektedir. Bunun da nedenini anlamak için Türkiye'nin önemini çok iyi anlamak gerekmektedir. 

Bana "Gelecekte dünya'nın kaderini belirleyecek ülke kim diye sorulsa, cevabim ne Amerika ne Çin ne İsrail ne de Rusya olur, bunun tek ve net cevabı vardır oda Türkiye'dir. Arka plandaki güçlerin Orta Doğu'da şuankinden daha rahat at oynatabilmesi, Türkiye'nin kapısından geçmektedir. Tam elde edilememiş bir Türkiye, iki kere iki dört nisbetinde tam elde edilememiş bir Dünyadır. Dikkat buyurunuz sadece Orta Doğu değil, Dünyadır. Çünkü Türkiye yeryüzünün her açıdan kilit noktasıdır. Bu ülkenin ehemmiyeti, yanlızca Asya, Avrupa ve Afrika'ya uzanan ticaret yolları, konaklama ve ikmal merkezi olmasından yada stratejik mevkisi ve coğrafi şartlarından kaynaklanmaz. Asıl en büyük sebeb; ilk başta Türkiye'nin müslüman bir ülke olarak bin yıldır tarihi, stratejik, siyasi ve askeri tecrübesinin, amacı Dünya'yı tek ellerinde tutmak isteyen güçlerin karşısında büyük bir tehdit olmasıdır. Bu yüzden dünyada başka hiç bir ülke ile Türkiye kadar uğraşılmamıştır. 

Peki Orta Doğu'dan ne istiyorlar? 

Yukarıda bahsettiğimiz, Tek millet, tek devlet sistemi üzerinde çok ciddi çalışmalar yapan ve otuz yıl içerisinde bunu gerçekleştireceklerine inanan bu karanlık on efendinin karşısında ki en büyük tehdit İslam'dır. Çünkü İslam'dan başka hiç bir dinin ve inanışın, Cihat etmek ve şehit olmayı Allah indinde en büyük mevkiden sayan ve bu yolda canını seve seve feda eden bir inanı yoktur. Hal böyle olunca, hemen hemen hepsi islam dininin mensubu olan Orta Doğu ülkeleri, kendileri ve misyonları için potansiyel bir tehtid niteleğindedir.Bu yüzden yıllardır yaptıkları film, dizi, şarkı ve düzmece belgesellerle dünyanın aklına ve kalbine islamifobia'yı yerleştirmiş, islam eşittir Terorizm denklemini sağlayarak, dünyanın diğer kısmına, özellikle Orta Doğu'da olan katliam ve zulümlere karşı üç maymunu oynatmıştır. 

Peki bölgedeki tüm bu poblemlerin, Yakın tarih ile bağlantısı ne?

Bunun cevabı için, yukarıda bahsettiğimiz cümleyi tekrarlamakta fayda var. Neydi? Tam elde edilememiş bir Türkiye, tam elde edilememiş bir Dünyadır. Dikkat buyurunuz Orta Doğu değil, Dünyadır. Şimdi bu cümleyi birde tersten okuyalım, Tam bağımsız bir Türkiye, belki dünya değil ama, Özellikle Orta Doğu'da bağımsız bir İslam Birliğidir. İşte tüm bu problemlerin kopma noktasıda burasıdır. Neden mi? Geçmişini sahiplenmeyen ve bu geçmişten ilke çıkarmayı, yasalarına aykırı gören bir ülke hiç bir zaman tam bağımsız olamaz da ondan. Çünkü kendi geçmişini bin dokuzyüzlerden sonrası olarak kabul eden bir yönetim ve yasanın beslendiği tek kaynak ve tarih, batı eksenli efendilerin günlüğüdür nitekim öyle de olmuştur isim vermeye gerek bile duymuyorum. İşte bu yüzden ilkokuldan buyana eğitim hayatımızda bize öğretilen yakın tarih, Arap düşmanlığı ve ihaneti ile doludur. İşin enteresan kısmı, yeni yeni Türkiye'yi model ülke görüp, bazı kesimin Osmanlı'cı olduğunu iddaa ettikleri Erdoğan'ı, deliler gibi seven Araplar, Osmanlı'yı sevmez. Çünkü onlarında okulda ögrendikleri yakın tarih, Osmanlı düşmanlığı ile doludur. Demek oluyor ki, onlara bizim hakkımızda, bize onların hakkında düşman eden tarihin yazarları da aynıdır. Böylelikle bizi sonsuza kadar birbirimizden ayrı tutup, bana dokunmayan bin yaşasın ilkeli bir nesil oluşturmak, islam tehtidini ortadan kaldırmaktır. Hal böyle iken Orta Doğu'da ki kan ve göz yaşının tek çözümü olan İslam birliği, tozlu raflarda kalmaya devam edecek, Efendiler ise amaçlarına an be an daha da yaklaşırken, gözümüzü, kulağımızı ve ağzımızı tutuyor olacağız..

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu