img

Osman ATALAY

29 Mart 2013 09:36

Suriye’de Nusayri devleti kurulacak


Suriye’deki savaşın çok kritik bir sürece girdiğini kabul etmek zorundayız. Baas rejimi, ülkenin kuzeyindeki birçok şehir merkezi ve kırsal bölgelerden çekilmek zorunda kalırken, özellikle Halep ve Şam gibi iki önemli şehir, artık savaşın merkezi ve kırılma noktası haline geldi.

Halep, rejim için ticaretin sembolü, kalesiydi. Şehir 7 aydır direnişçilerin hakimiyetinde bulunuyor. Bu durum rejim açısından çok büyük bir moral bozukluğu oluşturdu. Bunun neticesinde şehir havadan ve karadan ağır silahlarla yerle bir ediliyor.

Şam ise rejimin varlığını, meşruiyetini sembolize ediyor. Son 2 aydır direniş cephelerinin, Şam’ın kırsal ve kenar mahallelerinden başlattıkları saldırılar ile şehrin kalbine doğru yavaş yavaş ilerlediğini görüyoruz. Dolayısıyla savaş Suriye’de çok ciddi bir kırılma noktasına doğru hızla ilerlemeye başladı.

Baas rejimi artık SCUD füzeleri ile şehirleri rastgele vurarak kitlesel katliamlar yapmaya başladı. Bu konuda ise ne BM ne de İslam dünyasından ciddi bir ikaz görülmüyor.

Bu safhadan sonra ülkede etnik ve mezhepsel bir iç göçün yaşanmasına şahit olacağız. ABD’nin kırmızı çizgisi Beşşar’ın kimyasal silah kullanması, İran’ın kırmızı çizgisi Beşşar, İsrail’in kırmızı çizgisi bildiği şeytan bilmediği şeytana tercih, Rusya’nın kırmızı çizgisi ise Banyas Akdeniz Rus üssü olunca, çıkarların kerhen de olsa örtüştüğü ciddi bir güç bloğu karşısında Suriye’nin ufuklarında yeni bir LAZKİYE Nusyari Devleti’nin ayak izleri görülüyor.

Suriye muhalefetinin silah elde etme çabaları, Beşşar sonrasında radikal islamcılar güçlenir endişesi ve korkusuna takılmaktadır. Obama ve Batı dünyası asla Suriye direnişine silah verilmemesi noktasında kararlılığını sürdürürken, bu durum Suriye’yi tam bir harabeye ve kan gölüne çeviriyor. Suriye’deki etnik ve dini yapıların birbirine karşı kin ve nefret psikolojisini körüklüyor.

Şam’da patlayan bombaların önünü almayan Baas rejimi Humus şehrini tamamen ele geçirmeyi ve Humus ile birlikte Antakya sınırımızdan Lübnan’a kadar uzanan Banyas, Lazkiye, Tartus bölgesini Nusayri toprakları haline getirme stratejisini uygulamaya koyduğunu görmekteyiz.

Hizbullah güçlerinin Lübnan, Humus sınırında bazı köyleri koruma altına alması ve Özgür ordu ile çatışmaya başlaması, Beşşar’ın özellikle, ‘Suriye topraklarında doğdum ve burada öleceğim’ ısrarının ciddi bir siyasi mesaj olarak algılanması gerekiyor.

Rusya için önemli olan Akdeniz’deki ilk ve son üssünü elde tutmaktır. İran için önemli olan Hizbullah direniş hattının jeostratejik hayati önemi, İsrail için önemli olan 40 yıllık sorunsuz Golan tepelerinin sınır güvenliği endişesi bize tek bir gerçeği hatırlatıyor.

1920’li yıllardaki Devleti Aleviyyunun bugün, Lazkiya Nusayri Cumhuriyeti şeklinde yeniden vukubulması ihtimalinin güçlenmeye başladığıdır. Batı ve İslam dünyası bugün yaşanan katliamlara seyirci kalmasının tek sebebi Suriye’nin ikiye bölünme planının kıvama gelmesidir.

Batı Suriye’de Nusayri devletinin kurulması noktasında gereken siyasi, psikolojik ve fiziki sebeplerin oluşması için elinden gelen herşeyi yapmaktadır. Savaş uzadıkça Suriye’nin bölünmesi artık kaçınılmaz bir sona doğru hızla ilerlemektedir. Suriye en çok Irak’a benzeyecektir.

Osman Atalay

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
CHP'li Çerçioğlu'ndan Türk lirasına destek.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Haşdi Şabi, PKK’ya tanksavar ve uçaksavar verdi!.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu