img

Gürbüz Sezgin

17 Haziran 2015 08:30

Modernizmin ikiyüzlülüğü


19 ve 20. yüzyıllar edebiyat, sanat, felsefe, ekonomi, bilim alanlarında hep ekoller, kuramlar, akımlar, teoriler, sistemler yüzyılları oldu. Her yaratım varolan akımların, kuramların, sistemlerin yapılarına uygunluğuyla ölçülürdü.

Yani hep bir önceden belirlenmiş kriterler, ölçütler silsileleri sözkonusuydu. Bu kriterlere uygun değilse değer olarak kabul edilmiyordu. determinizm her alana hakimdi. tıpkı dinlerde kutsal kitapların baz olarak alınması gibi. 21. yya gelindiğinde determinizm rafa kaldırıldı. Artık kriter ortadan kalkmıştı ve "ben yarattım oldu" anlayışı yerleşti.

Dolayısıyla eser hiçbir şeyle karşılaştırılamazsa eleştiri de ortadan kalkıyordu. Eleştiri kriter gerektirir, "neye göre" sorusuna cevap arayışıdır. Türkiye'de her eleştirinin kaynağı Avrupadaki benzerleriydi. Sanatçı kendini avrupada kabul ettirebiliyorsa sanatçı sıfatı alabiliyordu. Tüccar avrupadaki zenginler arasına girebiliyorsa başarmış hissediyordu.

Kendini avrupaya anlatabilen, kabul ettirebilen her şey geçerli sayılıyordu. Bu dönem kapanmasına rağmen avrupa kendi içinde kritersizliği uygularken sınırları dışında kalanlara hoşgörüyle bakmıyor. Kültürel genlerinde hala 3. dünyacılık devam ediyor. Kendi içinde postmodernizm, kendi dışında modernizm ikiyüzlülüğü.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Bin 200 derece sıcaklıkta iftarı bekliyorlar
Türkiye
İstanbul'da ticari taksilere denetim
Dünya
Türkiye'den Azez'e 'ilk iftar' için yardım

Hava Durumu

18°
Detaylı Hava Raporu