img

Betül KURŞUN

01 Temmuz 2013 08:39

Bulanık Sularda Kulaç Atan Türkiye


Sürekli bulanık sularda yaşayan, puslu havalar solutulan bir ülke Türkiye. Türlü oyunlarla paranoyak edildiğimiz, köşedeki bakkalın iflasında bile Amerikan oyununu aradığımız bir hal almış durumdayız. Yaşadıklarımızdan sonra haksız da sayılmayız aslında.

Bu günü doğru okumak için ülkenin son on yılına bir göz atmak lazım gelir. IMF’den 1 Milyar Dolar kredi alabilmek için kıvranıp duran, eline vur ekmeğini al nevinden başbakanlarla yönetilen, olur efendimci tavırları olağanlaşan bir Türkiye’nin bugün geldiği durumu, doksanlı yılların bebekleri kıyaslayamasa da, diğer kesimin en azından gözlemleyebilmesi gerekir.

Biz o dönemleri, örneğin solun koca lideri Ecevit’i, Clinton’un karşısındaki aciz duruşuyla hatırlıyoruz malesef.  Yine Ecevit’in, bugün Ergenekon’dan içeride bulunan  Haberal’ ın hastanesinde, Hüsamettin Özkan ekibi tarafından zehirlendiğine dair haberleri hayretle izlemiştik. Sonrasında Hacettepe Üniversitesi Hastanesinden iki üç gün içerisinde sapa sağlam taburcu olmuş halini de… Aynı hayretle…

Sonra F4 -F5 savaş uçakları ve M60 tanklarının modernizasyonu sürecinde dönemin Genel Kurmay Başkanı Kıvrıkoğlu ve Çevik Bir paşaların tutumlarıyla hatırlıyoruz o dönemleri. Tüsiad’ın ‘’Meslek Lisesi Memleket Meselesi’’ kampanyalarını yapmadan çok evvel, meslek liselerini bitiren 8 yıllık kesintisiz eğitime yaptığı derin katkıları (!) hatırlıyoruz. Nur Serter’in ikna odalarını, 2001 kriziyle batan 22 banka ve uçup giden 47 Milyar doları, büyük kurtarıcı ithal bakan Derviş’in borçlarımızı ödemeliyiz diye buyuran tok sesini içimiz acıyarak ve sorgulayarak hatırlıyoruz.

Ne var ki bugün ara ara bunları hatırlayıp, eldeki kazançlara yönelme zamanıdır. Türkiye, son on yıllık dönem içerisinde türlü mücadelelerden geçerek bugün daha demokratik, daha şeffaf bir ülke konumuna gelmeye çalışmaktadır. En azından bu kadarını, eleştirel bakmaya meyletmiş herkes evvela kabul etmeli, sonrasında ama diyen başlayan cümleler kurmalıdır. Yiğit ölürken, hakkı da yenmemiş olmalıdır böylece.

Seçimle gelen seçimle gider elbet lakin, vesayet rejimlerinden, ordunun, yargının içerisine çöreklenmiş illegal yapılanmalardan kurtulmak kolay değil. Türkiye’yi ve bugünkü durumumuzu eleştirirken evvela, son on yılda kendi içimizdeki bu safraları atmak için yaptığımız mücadeleyi hesaba katmak gerekir. Cumhuriyet Mitingleri, Ergenekon olayı, Ay ışığı, Yakamoz, Balyoz darbe planları, Dink Suikasti, Zirve Yayınevi meselesi, Cumhurbaşkanının seçilme süreci, Cindoruk, Demirel, Gürüz, Kanadoğlu, Yalçınkaya, bu mücadelenin kenar başlıklarıydı sadece.

Bugün gelinen noktada Türkiye, terör sorununu çözme gayretiyle anayasayı değiştirmenin mücadelesini veriyor. Bu güne dek silah doğrultmaktan öteye gidemediğimiz terör meselesinde, en azından muadili olmasa da başka çözüm arayışlarına gidebildiğimizi görmek gerekiyor.

Türkiye, bugün demokratikleşme mücadelesinin dönüm noktasında olmasa da, bir sorun olduğunu algılamış ve el atmış durumda. Ancak bu kez de içeriden yapılan mücadelelerin rotasının değişmiş olduğunu görüyoruz. Erdoğan’ın son Amerika gezisinin 13 Mayıs’ da başlayıp 21 Mayıs’ da bittiğini hatırlayalım. Buradan bakınca Gezi olaylarının 28 Mayıs’ da başlamış olması size de manidar gelmiyor mu. Ne konuşuldu, hangi konuda anlaşılamadı tarih bunu gösterecektir elbette ancak, CNN’in 8 saate varan canlı yayını, BBC’nin olayları savaş muhabirine bağlanarak veriyor olması, American Enterprise Institute’nin ‘NeoCon'larla Şubat ayında olası bir 'İstanbul İsyanı’’ konusunu işlemiş olması ve Erdoğan’ın Milli İradeye Saygı mitinglerinin Hükümet karşıtı gibi gösterilmeye çalışılması, şeklinde sayabileceğimiz onlarca örnek, Gezi parkı olaylarının kimin kurgusu olduğunu da gösteriyor. Erdoğan ‘ın The Economist’in kapak sayfasında 3. Selim kıyafetiyle Demokrat or Sultan başlığıyla yer alması da oldukça manidar. 3. Selim’in bir yeniçeri isyanıyla öldürüldüğünü hesaba katarsak adak ağacına asılan mendillere yazılan dilekleri okumak zor görünmüyor. Bundan memnun olan, CNN ‘in BBC ‘nin Gezi Parkı yayınlarından yüreğine soğuk sular serpilenler varsa, milliyetçilik algılarını bir daha sorgulamaları gerekiyor. Zira unutmamak gerekir ki samimi milliyetçilik hükümetle değil, devletle bağıntılıdır.

Şimdi bugüne bakalım. Başbakan Erdoğan akil insanların barış sürecine ilişkin değerlendirme raporlarını aldı. Akil insanların seçilmesindeki kriterlerden memnun olmuş mudur bilinmez ama, bu adım bile olayın ciddiyetine ilişkin bir safhanın daha geçtiğinin göstergesidir. Bölgede barış sürecinin başladığı günden beridir şükür ki şehit haberleri duymuyoruz. Taksim olaylarının yaşandığı süreçte Uludere’de karakola yapılan taciz atışı ve Genel Kurmay’ın metanetle olayı internet sitesinden duyururken, Meşru Müdafaa hakkı kullanılmıştır ifadesi sürece ilişkin güzel hassasiyetler olarak kayda alınmalıdır. Aynı süreçte  BDP milletvekillerinin, Gülyazı’ da PKK’ ya karşı askere kalkan olmasını da başarı olarak okumak gerekir.

Ne var ki bu süreçde tüm dengeler pamuk ipliğine bağlıdır. Barış sürecini sekteye uğratacak her girişimin önünün alınması gerekir. Devletin ve Kürt halkının aklıselim bir tutum içerisinde olacağı bir süreç, umutlarımızı kuvvetlendirecektir. Zira yara halen iyileşmemiştir. Kaşınmaya müsaittir ve bugün çözülmezse bir daha kolay kolay çözümden söz edilemeyecektir. Çünkü her iki taraf için de güven kozunun son kez kullanıldığı aşikârdır.

Nitekim son Lice olayları yine yüreğimizin ağzına geldiği gelişmeleri taşıyor gibi. Artık tabiri caizse, yalama olmuş bir süreç olan taksim eylemleri, bu kez Lice’yi bahane ederek başlamışsa da kabak tadı vermiştir.

Gelecek nesillerin yetim olarak kin ve nefretle yaşamasını değil, barış dolu bir yarında yaşamasını istiyoruz. Bu yüzden hangi görüşten olursak olalım, evvela hepimizin Türkiye’li olması gerekiyor…

[email protected]

https://www.facebook.com/betul.kursun.505

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
CHP gençlik kolları Beşiktaş'taki saldırıyla böyle dalga geçti
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu