img

Daşdemir Mahmandarov

13 Haziran 2015 19:30

Seçim'e Dair


Seçim bir kültür meselesidir.  Doğu toplumlarında seçimle başa gelme geleneği daha kendine yer bulmuş, tam olarak benimsenmiş, halk tarafından içselleştirilmiş değildir. Bizde her şeyde olduğu gibi siyasal alanda da tepeden inme kurallar hakimdir. Devlet başkanı da hep tependen inme gelirdi. İmparatorluk döneminde devletin başı geleneksel yoldan yani miras olarak babadan oğula geçerdi. Ulus devletlerin imparatorlukların yerini aldığı dönemden itibaren devleti yönetecek insanlar veya kurumlar halk tarafından seçilmeye başlandı.

Türkiye Cumhuriyeti de kuruluşundan itibaren demokratik ilkeler üzerine kurulu olduğunu ilan etmiştir. Fakat iki binli yıllara kadar darbeler, askeri müdaheleler demorasinin ayak açmasına, toplumda yer etmesine mani olmuştur. Yirimi birinci yüzyılın ilk onyılı içerisinde iktidarı elinde bulunduran AK Parti Türkiye Cumhuriyeti tarihinde demokrasinin en güçlü örneği olmuştur. Fakat iktidardan önce her parti veya kurum ilerici, demoratik önermeler ileri sürerek seçmeninden oy almaya bakar. İktidarı aldıktan sonra ise her ilerici parti statükoculuğa, muhafazakarlığa kayar. Bu iktidarın yapısında vardır. Bu sebeple de iktidarı elinde bulunduran AK Parti de iktidarın gereği olan statükoculuk yapmıştır. İlk yıllarında yapılan reformlar, demokratik gelişmeler bir süre sonra yavaşlamaya başlamıştır. Bu son seçimler;

İktidarların değil halkın demokratikleşme yolunda olduğunu,

Halkın artık kendi iradesi olmadan bir şeylerin yapılmasını istemediğini,

Siyasilerin meşruiyetinin halk olduğunu,

Türkiye`nin geri dönülmez demokrasi yoluna girdiğini,

Farklı kimliklere sahip insanların birlik olabileceğini,

Mühaliflerin değişik şeyleri savunmalarına rağmen aynı hükumete karşı birleşebileceğini,

Kürtlerin de bu ülkenin vatandaşı olduğunu, ülkenin geleceği hususunda söz sahibi olduğunu,

Kürtlerin kendilerini temsil etmeleri için partı kurmak ve meclise temsilci göndermek haklarının olduğunu,

Erdoğan`ın karizmatik kimliği olmadan partisinin çözüleceğini,

Geleneksel muhaliflerin hiç bir şey olmadığını,

İslamcıların birlik olamadığını,

Dinin sömürüldüğünü, siyasete alet edildiğini,

Cemaatin AK Parti düşmanlığı yüzünden ayıya “day”ı dediğini,

AK Parti`nin gözünün cemaat düşmanlığı yüzünden kör olduğunu gösterdi.

Bu listeyi uzatmak mümkün. Fakat her şeyden mühimi bütün koltuk sevdalılarının iktidarı elde etmeleri için halkı görmezden gelmeleridir. Lakin halkın gözü en keskin tartıdır. Herkesi halk kendi mizanında tartar. Ve en uygun kararı verir. Seçimlerde iktidar peşinde koşanların unuttukları bir şey var. Mühim olan seçmendir.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Evlat acısını dördüncü kez yaşadı
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Suriye'ye 100 tonluk yardım

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu