img

Safvan Allahverdi

08 Haziran 2015 14:25

Cemaatin Eşitliği Partisi


Ve sonunda saygısızlığın, tahammülsüzlüğün, patavatsızlığın zirve yaptığı seçim süreci sona erdi. Bu sonuca gülenler de var ağlayanlarda. Öncelikle kendi düşüncemi hemen bildireyim.

Ben sonuca üzülmedim, çünkü bir musibet bin nasihatten iyidir. Çok önceden yapılması gerekenler yapılmadı ve bu da AK Partiyi iktidardan etti. Bu aslında kötü bir şey değil. Çünkü rehavet vardı birçok AK Partilide. 3 dönemdir fark ile geçilen seçimler, açık ara referandumlar, partide ki bir kaç kişi hariç neredeyse herkesi yanıltıcı bir etki altına aldı. Ve sonuç ortada.

Şimdi AK Parti bu durumdan en az yara ile sıyrılmak istiyorsa, yarından tezi yok, hiç bir şekilde hiç bir parti ile koalisyona girmeyeceklerini, halk bunu istediyse saygı duyup, yönetimden ayrılarak, ana muhalefet geçeceklerini açıklamalı. Buyurun o kadar konuşuyordunuz, işte aradığınız fırsat size verildi, koalisyonunuzu yapın ve vaatlerinizi gerçekleştirin bakalım diyerek hodri meydan çekilmelidir.

AK Partinin girebileceği herhangi bir koalisyon, AK Partiyi ve imajını bu saatten sonra kökten yok edecektir, zira koalisyon, çaplı, eğriye eğri, doğruya doğru diyebilen partiler ile olur. Varlık gayesini, menfi nefretlerine kurban veren bu partiler ile ortak hiç bir yere varılamaz. Böyle bir hamle, vücuda giren mikroplardan arınabilmek için, vücudun yükselttiği bir ateş hükmünü alacaktır. Elbette ki ateş ızdırap verecektir, fakat kalıcı bir zarara sebep olabilecek mikropları bünyesinden atacaktır, müsterih olunuz. Fakat benim asıl hayretim, yıllarca hizmet diyerek bu milletin zorla kesebildiği tek kurbanına bile göz diken, hasım has bir HDP'liden daha fazla sevinen güruhadır.

 Kendilerinin siyasi bir vasfı olmadan, en adi bir siyasi partiden daha omurgasızca siyaset yapmalarınadır. Kan emici sülük misali, şu parti, o olmazsa bu parti demelerinedir.

 Benim asıl hayretim, çok değil daha bir kaç ay evvel, eğer dershaneleri kapatırsanız, doğuda ki gençler dağa çıkacak diye feryat edenlerin, şimdi dağ kadrosu ile aynı safta olmalarınadır. Elbette ki hırsızlıkla itham olanların aklanması, varsa cezası çekmesi gerekirdi, fakat hırsızlıkla suçlayıp ayyuka çıkaran bu güruhun, başından beri para için yaptıklarına, himmet adı altında kimlerden para aldığına ve sırf para verdikleri için üç kuruş etmeyecek kişilerin mütevelli heyetlerinde başköşeye geçmesine rağmen pişkin pişkin ahlak dersi vermelerinedir benim hayretim.

 Geçmiş seçimde bas bas "trafoya kaçan kedi, çalınan pusula" veryansını yapan koskoca sözde abilerin, sözde okumuş gençlerin, zamanda ve diğer basın organlarında atılan manşetlerin şimdi emaresi okunmamasınadır hayretim. Yabancı dili olan her hizmet erinin yabancı gazete hashtag'leri ile Türkiye'yi karalarken, sırf Avrupa insan hakları heyetinden teftişe gelenlerin karşısına işkence izlerini gösterip kendi vatanını zora sokmamak için boğazlı kazakla çıkan Merhum mekân cennet Muhsin Yazıcıoğlu'nu ağızlarına alabilmelerinedir hayretim.

 Hangisini hangi birini yazayım?

Kendi fikir ve düşüncelerine katılmadıkları için, Aileler arasında çıkardıkları, karısını kocasına, oğlunu babasına, kardeşini abisine kırdırmakta sakınca görmemelerini mi, kendi programları haricinde Allah için yapılan başka bir organizasyonu hor görmelerini mi, kendi sohbetleri haricinde, sohbet yapan diğer takva ehli vaizlerin nasıl dışladıklarını mı, yok olan kurban paralarını mı, sadece Anadolu ve fen liselerinden devşirilmeye çalıştıkları öğrencileri ve bunun için vakit dar yağmur yağmak üzere, kaliteli tohumu mu, adi tohumumu kullanırsın kardeş diyebilecek kadar niyetlerini yıllar öncesinden bizzat şahsıma belli ettiklerini mi? Söyleyin hangisini.

Heyhat! Kendilerini Nurun tek hamisi görüp, biz olmasak Nurlar dünyanın dört bir tarafına nasıl yayılacaktı diyenlere.

Heyhat! Onlara katılmayan Risale-i Nur'a emek vermiş bunca büyüğe deli muamelesi yapanlara.

Heyhat! Din derslerini kaldırmak, diyaneti kapatmak, Kurana laf atmayı kendine şiar ve vaat edinenlerle sırf menfaatleri adına saf tutanlara. Cebrail Aleyhisselam parti kursa oy vermeyeceğini söyleyip, Zerdüştlere oy verenlere.

Heyhat! Diyanet Bakanlığına alınan arabadan siyasi malzeme çıkarıp, Pensilvanya'daki çiftliğin arka bahçesinde oturduğu kamelyanın yanında duran kendisine tahsis edilmiş son model donanımlı mercedes arabayı görmeyenlere.. Görüp de aynı ayyukayı çıkarmayanlara.

Haydi Diyanet işlerine alınan araba hazineden, ödenmiş vergilerden. Anladık ta, o arabanın parası nerden? Kitap teliflerinden değildir sanırım, zira yıllarca harca harca bitmedi. Peki ya Hizmet erlerine ev almak takva adına hoş bakılmazken, yeğenin Ferrarisi nerden?

 Haşiyen, ne amacım AK Partiyi övmek, ne de diğerlerine sövmektir. Bir AK Partiliye saygım neyse, CHP’li,  MHP’li ve diğer siyasi parti destekçilerine de aynısıdır. Elhamdülillahi saygı ve tahammül terbiyesi aldık. Fakat benim tahammülsüzlüğüm renk vermeyip, çıkarları adına civa gibi şekil alanlaradır ve bunların yeri gözümde, kalaşnikofu taşa yaslayıp şehre oy atmaya inenlerden daha aşağıdadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Asla Yalnız değilsin !!!
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Cerablus'a dönüşler sürüyor

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu