img

Harun ALANOĞLU

Analizci

06 Haziran 2015 20:07

Paralel yapı'nın gerçek amacı


Son birkaç yüzyıldır dünya'da tek güç olmaya çalışan hanedanların karşısındaki en büyük engel "din"di. Bu sebepten dinler üzerinde oynama yaparak, kendilerinin tanrı olacağı "mükemmel din" çalışmalarına başladılar. İstedikleri şey herkesin aynı ahlaki değerlerle ve zihniyetle yaşadığı sadece ibadet şekillerinin farklı olduğu bir dünya oluşturmaktı. Böylece kendilerinden daha güçlü olan din olgusunu da kendileri
Kontol edebilecek ve en büyük güç olacaklardı. Zaten daha önce tahribata uğramış hıristiyanlık ve musevilik bu projeye hiç direnemedi, yahudilerin eski ahit'indeki hükümler mükemmel din'le uyumlu hale getirildi, hıristiyanlık'ta da papa'nın yanılmazlığı ilkesi kullanıldı, papa'nın ayet hükmündeki sözleriyle hıristiyanlık da sorunsuz bir şekilde mükemmel din'e uyumlu hale geririldi ama asıl mesele "islam"dı..
İslam dini doğuşundan itibaren titizlikle ele alınıyordu, kutsal kitabı olan kuran'ı kerim ayetlerin indiği ilk anda hem yazılıyor hem de
ezberleniyordu, yazılı metinleri değiştirseler bile bu hata hafızlar tarafından derhal farkedilip düzeltilirdi, bu sebepten ayetleri değil tefsirlerini değiştirmeleri gerekiyordu. Bunun için güçlü bir imam çıkarmaları lazımdı. En ciddisi vehhabilik olan birkaç başarısız
Girişimden sonra bugünkü plana geçildi. Bir hoca çıktı. Bu hoca kısa sürede parladı ve ulaşılması zor bir beldeye hicret etmek zorunda kaldı.
Vatanından uzakta bedel ödüyor gibi görünse de bu bir algı yönetiminin başlaması için yapıldı. Bu algı yönetimi şöyle yapıldı; bu hocamız ulaşılması zor, çok uzak bir yerde, gidebilirsen bile sağlık sorunlarından dolayı görüşmenin zor olduğu mübarek bir alim oldu. Bu hoca o kadar mübarekti ki onun kaldığı yere gidebilip hele bir de sohbetine katılma şerefine erişebilmiş bir kişinin dönüp bunu bir sohbette anlatmasını dinlemek bile sevenleri için büyük bir şeref oldu.
 
Bu alim o kadar büyüktü ki kendisi şöyle dursun, ona sadık insanların sohbet meclislerini bile ölmüş din büyükleri, büyük imamlar ziyaret ediyor hatta ara sıra peygamber efendimiz bile şereflendiriyordu. Hocamızın tavsiyeleriyle dünyanın dört bir yanına okullar açılıyordu, buna hizmet diyorlardı ama aslında yaptıkları, gittikleri ülkelerin en saygıdeğer kişileriyle etkileşim kurup, hocamızın mübarekliğini ve cemaatinin büyüklüğünü o ülkelerdeki müslümanlara da anlatmaktı.
 
Çok geçmedi hocamız'ın mübeşşirat'ı (kendi ifadeleriyle hocamızın peygamber efendimizle istişaresi) başladı, hocamız o kadar mübarekti ki bu durum hiç yadırganmadı, algı yönetimi o kadar iyi yapılmıştı ki çok gizli konuşmaların, istihbarat raporlarının bile ona metafiziki olarak iletildiğine inanılıyordu. Peki herşey bu şekilde harika bir ivmeyle devam etseydi ve başarılı olunsaydı ne olacak nasıl olacaktı.
Hocamız Peygamber efendimiz'le yaptığı istişareler sonucu dinin günümüze yanlış yorumlarla ulaştığını, ayetlerin yanlış tefsir edildiğini söyleyerek Efendimiz ışığında mükkemmel din'e uygun şekilde yeniden tefsir edecekti. Mesela tesettür ayetinin aslında başı değil de artan hırsızlık olayları üzerine ziynet eşyalarını örtmek için indirildiğini, Efendimiz'in Hz. Aişe'yi kıskandığı için "senin saçların da ziynet gibidir sen onları da ört" dediğini, diğer hanımlarının da kıskanarak örtündüğünü, onları gören sahabe hanımların da örtündüğünü
Söyleyecek, (bu örneği ben uydurdum) bunu da kendisine Peygamber Efendimiz'in anlattığını söyleyecek ve bunun gibi birçok hüküm verecekti, bu hükümler hizmet için dünyanın dört bir yanına dağılmış, hocamıza sadakatle bağlı müslümanlar tarafından anında herkese ulaştırılacaktı. Hükümlerinin kaynağı Efendimiz olan yeni ve büyük bir mezhep doğacak, hem müslüman kalıp hem de hıristiyanlar kadar rahat yaşamanın
Cazibesi bu nesile olmasa bile gelecek nesillere hoş gelecek, cennete gitmek için Hz. Muhammed'in sav peygamberliğini kabul etmenin şart olmadığı hükmüyle de diğer din mensuplarıyla kardeşçe mükemmel din çatısı altında birleşecektik. Peki bu planlar nasıl bozuldu..
Kimsenin farkında olmadığı bu plan hem de samimi müslümanlar eliyle tıkır tıkır işlerken başka bir adam çıktı, bu adamın bu plandan haberi de olmadığından çeşitli alanlarda bu cemaatle işbirliği de yaptı, duruşu ve kararlığıyla kısa sürede dünya müslümanlarının gönlünü kazandı. O kadar seviliyordu ki o varken hocamızın islam dünyasının lideri olarak hükümler koyması imkansız hale gelmişti, bu yüzden önceliği bu adamın itibarının elinden alınmasına vermeliydi. Hocamız, bu yöndeki çalışmaları sırasında durumu farkeden yeni adamla ciddi bir savaşa girdi, bu savaşta sahiplerinin tıyneti gereği ahlaksız yöntemlere başvuran hocamız, yöntemlerinin deşifre olmasıyla tüm itibarını kaybetti. Şimdi bir yandan yeni lideri devirmenin planlarını diğer yandan da itibarını geri kazanmanın planlarını yapıyor..
Ne diyorduk, Ve mekeru ve mekerallah, vallahü hayrul makirin..

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 7 Yorum Yapılmış

  • Muhammed

    25 Ekim 2016 09:29

    Cevap Ver

    Hayır anlamadığım diriliş postasında yazmaya başladı ama orda bu denli tokatlayan yazıları yok bi gariplik var

  • hülya

    13 Eylül 2016 14:11

    Cevap Ver

    Çok net anlaşılır bir şekilde izah etmişsiniz..Gönlünüze sağlık..Şu an her şey çok daha açık bir şekilde görünüyor..Lakin..yeni algılar oluşturulması açısından da ışık tutan bir yazı...Müslüman ..biat etmemesi gerektiğinin bilincinde..sadece ezber bilgilerle donanarak değil..sürekli araştırma içinde ve menfaat çizgisinden uzaklaşarak..algıların kontrölünden uzaklaşabilir...Rabbimin samimi ve bilinçli kulları olmamız dileğiyle...Reismizin liderliğinde milletim Gerçek imanın sayesinde zorlukları aşabileceğini 15 Temmuz ...da gösterdi..Ve gösterecektir...Tek millet..Tek Devlet..Tek vatan..Tek Bayrak...Ülküsünden şaşmadan...İslam üzerine oynanan bu kadar oyun gösterdi ki...Müslüman Uyanık olmakla mükelleftir...Rabbim daim etsin...Sağlıcakla kalın.......

  • i h alanoglu

    09 Mayıs 2016 00:07

    Cevap Ver

    Tezinizi tamamen tenkit üzerine kurmamanizi dusuncelerinizin okullasmasini ön plana almanızı sevgi ve hurmetlerimle halil

  • Vatan sancak

    22 Nisan 2016 17:59

    Cevap Ver

    Allahtan basiret sahibi tahlil ve inceleme sonucu gerçeği kavrama vede kime yarıyor bu işler algısı yla yaptığınız analizler mükemmel kimse enerjinizi düşürmesin sizin gibiler bir takım oluşturup gerçeklerinüstünü örten yönlendiren uyutan değiştirip Sunanlara karşı elbirligi ile çalışıp kesin çıkarimlarin amasiz neticelerini siyasilere bir üst akıl sunumu bir Komisyonu oluşturun buna acil ihtiyaç var bütün yük reis ve hocanın üzerindedir çevre koruması algı koruması önemli evet yanlış sizmalarla hatalar yapılabilir bu yüzden yardım önemli allah yar ve yardımcınız olsun ilminize feraset ve aklınıza bereket sayınız cogalsin bir değil birçok olun musaverede tesbit yerinde olur saygilarimla

  • Sadettin Yaman

    01 Kasım 2015 03:27

    Cevap Ver

    Yalancının mumu yatsıya kadar yanar

  • selami

    20 Haziran 2015 21:29

    Cevap Ver

    aynen katılıyorum. vaktiyle benimde onlarla bir dirsek temasım oldu. çok şükür rabbim onların iç yüzünü bana gösterdi de kendileri beni aralarından attılar. o gün onlara söylemiştim: siz islamı bir maske olarak kullanıp çıkar peşindesiniz. diye.

  • ad soyad :)

    09 Haziran 2015 08:57

    Cevap Ver

    Mükemmel bir yazı, tebrik ederim

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu