img

Münir AYDIN

19 Mayıs 2015 13:33

HDP’nin tek besin kaynağı kaos ve kandır


Dün HDP’ye yönelik eş zamanlı iki saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırı ile ilgili bir dizi teoriler ortaya atıldı. Kimi paralel yapının gerçekleştirebileceğini dillendirdi kimi de genel seçimlerde HDP’nin barajı aşması için bir takım karanlık odakların gerçekleştirebileceği ihtimalini dillendirdi.

Bu saldırı ile ilgili özel ekipler kurulup, devletin en yüksek kademelerinden açıklamalar yapıldı, saldırılar kınandı.

Fakat bu saldırılar ile ilgili herkesin gözardı ettiği bir hakikat vardır. O da HDP’nin siyasi geleneğidir.

HDP geçtiğimiz yerel seçimlerde Batı’da uğradığı saldırıları barışa ve demokrasiye yapılmış bir saldırı olarak görürken Doğu’da kendisinin dışındaki hiçbir siyasi partiye tahammül göstermemiştir. Ak Parti, Saadet ve Hüda Par’a yönelik ciddi saldırılar gerçekleştirmiştir.

Van’da Saadet Partisi’nin seçim aracı yakılırken, Doğu ve Güneydoğu’da Ak Parti’nin seçim araçları taşlanmış, seçim bürolarına saldırılar gerçekleştirilmiştir. Hüda Par’a yönelik iki yıl içerisinde 300’den fazla saldırı gerçekleştirilmiş, onlarca Hüda Par’lı yaralanmıştır.

Ne HDP yetkilileri ne de devlet yetkilileri tarafından bu saldırılar ile ilgili ciddi bir soruşturma açılmamıştır. İşin bu boyutta olması akıllarda soru işaretleri bırakmaktadır.

HDP, siyasi uzantısı olduğu örgütün düşünceleri ve hareket eylemleri gereği Kürdistan bölgesinde kendisinin dışında hiçbir siyasi harekete izin vermemiş bir kısmını ise sindirmiştir. Sindiremediği siyasi hareketleri ise hainlikle suçlamış, yüzlerce saldırı gerçekleştirmiştir. Kendisine yapılan saldırıları barışa yapılmış bir saldırı olarak görürken, kendi elleriyle yaptıkları saldırıları ise adeta demokrasinin ve barışın bir gereği olarak görmüşlerdir.

Selahaddin Demirtaş, geçtiğimiz yerel seçimde Lice’ye siyasi propaganda için giden Hür Dava Partisi’ne yapılan saldırılar ile ilgili yaptığı açıklama bunun en büyük kanıtıdır. Bakın Selahaddin Demirtaş Lice’ye esnaf ziyaretine giden Hür Dava Partisi üyelerine yönelik gerçekleştirilen saldırı ile ilgili basın kuruluşlarına nasıl bir demeç veriyor;

“HÜDA PAR denen parti, neredeyse bir tek üyesinin bile olmadığı bir ilçeye gidip esnafa bildiri dağıtıyor…”

Hüda Par’ın tek bir üyesinin olmadığı herhangi bir yere gidip seçim bildirisi dağıtmasının yanlış olduğunu iddia etmesi hangi demokrasi kuralları ile bağdaşıyor? Bir tek üyesi yoksa gösterdikleri Lice belediye başkanı adayı nasıl Liceli oluyor?

Bu ifade HDP’nin Doğu’da kendisinin dışında hiçbir siyasi partiye göstermedikleri tahammülün ta kendisidir.

O zaman birileri Trabzon’dan çıkıp, sizin burda hiçbir üyeniz yok. Burada bildiri dağıtamazsınız dediklerinde de aynı cevabı verebilecek mi acaba?

HDP’nin kendisinden başka hiçbir siyasi partiye ve oluşuma tahammülünün sınırlarını öğrenmek isteyenleri Doğu illerine bekliyoruz. HDP’nin dışında siyasi reklam asan siyasi partilerin tamamının afişleri yırtılıyor, üzerine kendi afişlerini asıyorlar. Ve bu da HDP’nin barıştan demokrasiden ne anladığının bir ispatı olarak önümüzde duruyor…

***

Hükümet yetkililerinin HDP’ye yönelik yapılan saldırılar ile ilgili yaptığı açıklamalara gelince;

Bugüne kadar Doğu ve Güneydoğu illerinde diğer siyasi partilere özellikle de Hüda Par’a yapılan onca saldırı ile ilgili bir tek açıklama yapılmazken, neden HDP’ye yapılan bir saldırı ile ilgili devletin bütün kademeleri seferber olur? Elbette ki, hiçbir siyasi partiye yapılan saldırının tarftarı değiliz. Lakin bir siyasi parti için bu kadar çaba gösterilirken aynı çaba neden diğer siyasi partiler için gösterilmez?

Hükümet yetkililerinin HDP’yi tam olarak tanımadıklarının kanaatindeyim… Doğu’da yaşayan biri olarak aynelyakin müşahade etmişiz ki, HDP gibi bir partinin güçlenmesi başta hükümet olmak üzere bütün Kürtlerin zararınadır.

Hem hükümet ne kadar HDP’ye yapılan saldırıyı kınarsa kınasın HDP yetkilileri daha olay gerçekleşeli beş dakika olmuşken suçu Erdoğan’a atmış, olayı siyasi bir malzeme haline getirmişlerdir. HDP, böyle bir girişimde bulunmuşken nasıl olurda hükümet yetkilileri hala bunlara güveniyor?

Şu unutulmasın ki, HDP’nin tek besin kaynağı kaos ve kandır. Akan her kan HDP’ye can veriyor, kan veriyor, gelecek vaadediyor…

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu