img

Fatma GÜLLÜOĞLU

06 Haziran 2013 08:17

Geziyor muyuz, Gezdiriliyor muyuz ?


Neler oluyor bize, nereye gidiyoruz diye düşünüp merakla takip etmeye çalışıyorum.

31 Mayısta başlayan bir mesele mi yoksa ayların yılların birikimi mi bunu da bilemiyorum. Üç ayaklı takip edilecek bir konu haline geliverdi, gezi parkı bahane diğer her türlü sorun çıkarma şahane eylemleri.

Televizyonda izlediğimiz başka bir alem, internetten takip ettiğimiz başka bir alem, olayların içinde bulunanlardan dinlediğimiz başka bir alem.

Herkes birbirine soruyor nedir bu Gezi parkı meselesi diye, net bir cevap verebilen yok. Makul bir gerekçeyle başlamıştı belki de eylem, niyet iyiydi ama akıbet hayır oldu mu ya da olacak mı bilinmez.

Bir psikolog olarak en çok dikkatimi çeken şey; ne kadar dolmuş olduğumuz. Ne kadar çok sorun birikmiş millette, kusmayı bekledikleri bir kin ve ciddi bir öfke varmış.

Hep var olan bir sorundu aslında ama daha bireyseldi. Öfkesini kontrol edemeyen, cinnet geçiren koca eşini vuruyordu; vicdanı zayıflamış anne adayı, karnında evladını öldürüyordu;  öğretmenine kızan öğrenci, öğretmenini bıçaklıyordu.

Bunlar hep sinyaldi aslında. Bireysel anlamda çok büyük ve derin mesajlardı. Bizlerde bir şeyler ters gidiyor, görün, fark edin, müdahale edin, yardım elinizi uzatın çağrısıydı ama bizler görememişiz. Anlayamamışız bu sessiz görünen çığlıkları.

Bazı açılardan farklı görüşlere sahip olsa da Freud’un çok etkili bir görüşü vardır: enerji kaybolmaz ancak başka şeye dönüşür. Bu olaylar tam da bunun göstergesi bence.

Ergenlik döneminde pimi çekilmiş patlamaya hazır enerjiye sahip lise öğrencilerinin enerjilerinin kullanılmadığının, doğru yerlere kanalize etmezseniz nelere sebep olabileceğinin en açık örneklerinden biri. Var olan yoğun enerji kullanılmak zorundadır, akmak zorundadır, aktif olmak, bağırmak zorundadır. Hak yolunda olmazsa bu enerji kendince ‘hak arama(!)’ yoluna kayar.

Karşı çıkmak haktır, fikrini söylemek en olması gerekendir. Fikir çatışması ilerlemek için önemli bir adımdır, düşünmeyi sağlar.

Tüm bunlara eyvallah, söylenecek bir şey yok. Sıkıntı olan şey ise üslup. Dinlemeden konuşmak, anlamadan bağırmak, bugünü protesto etmek için geleceği yakmak, ilerledik derken fırsat kollayanlara kaos ortamını hediye edivermek.

80li yılların dizilerde sıkça konu edinmesi uzun zamandır düşündürürken benzer olayları yaşayıverdik şu son birkaç günde ve aslında bilinçaltlarımız mı hazırlandı sorusu geliverdi aklıma. İç çatışma vardı o dizilerde de, isyan vardı neye olduğu bilinmeden, genç güçleri kışkırtıp izlemek vardı.

Üzülüyorum, çünkü gece ağlayarak uyanıyor altı yaşındaki bir çocuk ve yalvarıyor annesine bu tencere sesleri kesilsin artık anne, ölmek istemiyorum diye. Üzülüyorum, çünkü lise öğrencisi papağan gibi söylenen şeyi tekrarlayıp halay çektiğimize göre eve gidelim artık diyor. Üzülüyorum, çünkü anne- baba olmanın farklı bir boyutunu yaşıyor evladı Taksimde olan ebeveyn. Üzülüyorum kendini haklı gösterme adına, ‘davasına sahip çıkma’ adına karşısındakinin hakkını çiğneyip hak arama iddiasına.

Genel mantığa göre sorun ilerlemeye basamak olmak içindir. Türkiye de ise sorun gerilemek, insanları kutuplaştırmaya neden olmaktadır. Sürü psikolojisi dediğimiz şeyin ne kadar etkili olduğunu, son günlerde ne de güzel görüveriyoruz. Göremediğimiz şey şu: sürüyü kim yönetiyor? Nereye götürüyor bu sürüyü? İyi niyetle, Peygamberimizin kıyamet bile kopacak olsa elinizdeki fidanı dikin dediği ağaçla başlayan serüven kimler tarafından neden küfre yönlendiriliyor iyi düşünmek lazım.

Ve ey genç nüfus, çok ciddi bir dinamiğe sahipsiniz bunu hepimiz biliyoruz.

Bu dinamiğinizi kullanın ama lütfen dikkat edin, SİZ kullanın, kullandırtmayın!

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu