img

Havva Yücel ERGÜN

Mimhece

07 Mayıs 2015 12:09

Acil Çıkış


Dünyanın gidişatından, kapitalizmin çocuklarımızı yutmasından şikayet  ediyoruz:

 

''Her baba başlangıçta aynı şeyi düşünüyor.

Bu benim kızımın başına asla gelmeyecek

onu popüler kültürden koruyacağım.

Barbi bebekten koruyacağım

Nereye koruyorsun abi?”

İ. Kılıçarslan

 

Kapitalizmden bir çıkış arıyor ama bulamıyoruz:

 

“Komşuda var, istiyor, isteyecek. Tvde görüyor, istiyor abi, dayanamıyorsun.

Bunun başka bir yolu olmalı. Köyde olsaydık tavuklar kediler yeterdi onlara,

apartman çocuklarına hiçbir şey yetmiyor, sürekli bir açlık, doyumsuzluk.

Tabi kimse fakir semtlere taşınıp fakirlerle komşu olmak istemiyor.

Kimse onlara her akşam bir kap yemek götürme sorumluluğunu hissetmek istemiyor.

Herkes kendi sosyal statüsüne göre komşu alıyor.

Düzen gereği de çocuk başka türlü var olmayı bilmiyor.

Olmasa da olmayacağına dair önünde hiç örnek yok ki!”

Mim (Bir yorumcu)

 

“Köy möy kalmadı kaçacak ve saklanacak.

Bütün kaleler düştü, bütün mevziler ele geçirildi.

Hepimiz Amerikalıyız artık.

Nasrettin Hoca filmi çekmeye kalksak Hollywood kurgusuyla çekiliyor.

Neyi kimden koruyacağız.

Geçmiş olsun. Welcome to Zombiland.

Bu kadar kötü.”

R. Ürkek (Başka bir yorumcu)

 

Oy verince vatandaşlık görevinizi tamamladığımızı düşünüyoruz:

“Biz konuşuruz onlar yapar, yapsın.”

 

 

O halde Yesrib’den Medine’ye daha çok uzun bir yolumuz var. Çıkardığımız vekiller, seçtiğimiz iktidar toplumun bir yansıması olduğuna göre, kapitalizmden çıkış da aynı yansıma üzerinden gerçekleşir. Bu tamamen toplumun tercihine bağlı, iktidarın değil.  Eğer toplum bir değişim istemiyorsa, iktidar ne kadar uğraşırsa uğraşsın, özlenen değişime kavuşulamaz. Aşağıdan yukarıya, tabandan tavana, halktan iktidara bir değişim gerekiyor.

                    

                     “Bir toplum kendisini değiştirmedikçe Allah da onlara verdiğini değiştirmez.”

Rad/11

 

Ne kadar ütopik görünürse görünsün, banka sistemini yerinden söküp başka bir sistem inşa etmek istiyorsak, toplumun geneli, ihtiyaçtan artanı (zekat) vermeye istekli olmalıdır. Kapitalist sistemin tek panzehri zekattır. Herkes kendi sosyal statüsüne göre komşu seçerse, fakir bir eve her akşam yemek götürme sorumluluğu hissetmezse, ihtiyaçtan artanı vermezse, bankalar sırtımıza yapışmış bir kene olarak bizi sömürmeye devam eder.

 

“İyi diyorsun da hacı,

ihtiyaçtan artırıp bağışlayacağım parayı da bankaya kaptırıyorum ben,

ne zekatı?”

(Bu da bambaşka bir yorumcu)

 

İşin o kısmını da tevekküle bırakalım:

“ALLAH yolunda mallarını harcayanların durumu, kendisinden yedi başak çıkan ve her başakta yüz tane bulunan bir buğday tohumuna benzer: Allah dilediğine kat kat verir; ve Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir.” Bakara 261

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu