img

Ümit ERDOĞAN

Ümit ERDOĞAN

07 Mayıs 2015 07:54

O eski günlere ne oldu


Yıllardır genç yaşlı herkesin dilinde "ah nerede o eski günler" serzenişini duyarız. Hatta ben bile kullandım bu sözcükleri. Peki ne vardı bu eski günlerde de biz böyle özler olduk.

Eski günlerde bu ülke birbirine daha çok kenetlenmişti. Daha çok derdimiz vardı. Daha çok insani değerlerimiz vardı.Merhamet vardı,hüzün vardı,duygu vardı. Belkide en önemlisi karşılıksız sevgi vardı. Hiçbir çıkarı olmadan birbirlerini seven insanlar vardı.

Kucağında çocuğu olan bir anne-baba,hastaneden çıkan bir genç,yürümekte zorlanan bir yaşlı,hanımını tek kişilik koltuğa oturttuğunda ayakta kalan eşi,arkadaşı ile farklı koltuklarda oturan insanlar,kalabalıkta rahatsız olan bayanlar vs. örnekler verilebilir.Böyle olduğunda hiç kimse tereddüt etmeden veya kimsenin birşey söylemesine gerek kalmadan yer verirdi. Fakat bugün seyahat ederken bencillik ve kibir o kadar zirve yaptıki bu şekilde seyahat edenlerin büyük çoğunluğu ayakta kaldığı için bu durumdan rahatsız oluyor.Demekki eskiden birbirimize değer veriyormuşuz.

Lise okuduğum 98'li yıllarda otobüs ile yolculuk ederken aldığımız aile terbiyesi,bize nasıl hareket etmemiz gerektiğini öğrettiğinden ne yapmamız gerektiğini bilirdik. Bazen iş çıkışı yorgun olmama ve uykum olmasına rağmen yer verilmesi gereken birisi gelirde hakkımda "uyuma numarası yapıyor" diye düşünür diye uyumazdım. Ön kapıya yakın yerlere oturup gelenlere yer verip mutlu olurdum. Tek başına oturan bir bayanın yanına oturup rahatsız etmezdim. Genç olsa bile elinde çantası veya poşeti olanın elinden yükünü alırdım. Yer verirken somurtmadan güler yüzle kalkardım. Bize bunların hepsini ailemiz vermemiş olsa bile biz bu ülkenin evlatları bunu birbirimizden öğrenmiştik. Böyle öğrenip çocuklarımada böyle öğretmeye devam ediyorum.

Uzun zamandır toplu taşıma araçları ile yolculuk etmediğim için toplu taşıma araçlarında neler olduğunu unutmuştum.Yeni taşındığım ev ile işyerim arasında 1 saatlik yol olduğu için artık otobüs ile yolculuk etmeye başladım. Geçtiğimiz hafta en arkada boşalan bir koltuğa oturduktan birkaç saniye sonra en önden arkaya kadar yer verilmeden gelen bir yaşlı amca için tebessüm ederek yer verdim. Daha sonra arka koltukta oturan 3 kişi önünde duran bir aileye yer verdiler. Bazen tek başına yapılan güzel bir iş başkalarına da örnek olabilir. Yer vermeyip belki bir ah alabilirdim,fakat yer vererek aldığım bir dua benim için oturmaktan kat kat daha iyidir.

3 çocuk,eşim ve ben bazen otobüsle yolculuk ederken 1.5-2 saat süren yolculuklar yaptığımız oluyor. Haliyle hepsi çocuk arabasına sığmadığı için bir müddet sonra bir çocuğum yorulup kucağıma almam gerektiğinde asıl zorluk o zaman başlıyor. İstanbul trafiği ve ani hareketler yapan otobüslerde yolculuk ederken kucağımda 15-16 kg ağırlığında çocuğumu tutmak hayli zor oluyor. Birde uyuduğunda işte asıl çile o zaman başlıyor. Eskiden günlerde mümkün değildi çocuklu bir ailenin ayakta kalması. Ama artık 3 çocuklu bir aile bile olsanız ayakta kalıyorsunuz.

Birde çocuk ağladığında yüzünü somurtan,homurdanan insanlarımız var artık. Bazen bir yiğit çıkıp "çocuklu aileler var kardeşim,kalkıp yer versenize" der ve oturacak bir yer bulursunuz.Bazen bu yiğitlere rağmen ben çocuğum içinde bilet verdim diyecek kadar insanlığı zirve yapan çağdaş insanlarımız var artık.Uygunsuz hareket eden insanları uyaran birisi bazen diğer yolcular tarafından azarlanarak hatalı bir iş yaptığını bile düşünmeye başladı.

Boş bir koltuk için otobüs içinde başlayan bir maratonumuzda var. Otobüs veya metroya binerken boş koltuğa oturmak için yanındaki aileyi veya yaşlıyı ezerek geçen cengaver yiğitlerimiz var bizim.İşte o eski günlerin yerini böyle günler aldı.

Sadece toplu taşıma araçlarında değil hayatın her alanında bencillik had safhaya çıkmış durumda. Makam,mevki,daha yüksek maaş,işverenin veya müdürün gözüne girmek,şöhret,kendi çıkarı için insanımız her türlü kötülüğü yapıp bunu meşru görmeye başladı. Yolda kalan birini alan birisini görmek neredeyse mucize görmek gibi oldu. Hastalanıp yere düşen birini kaldırmaktan korkar hale geldik. Karşılıksız yardım etmek neredeyse imkansız hale geldi. Birisine yardım ettikten sonra teşekkür bekleyenler, "bir teşekkür etseydin" diyecek kadar pişkin olmaya başladılar.

Asıl sorgulanması gerekenler ise "nerede o eski günler" diye hayıflananlardır.Bütün bu hareketi yapan nesli yetiştiren,onları bu hale getirende yine bizleriz.

Ama ben her ne olursa olsun bu vatanın evlatlarından umutluyum. Bir gün o eski günlerdeki güzel günler geri gelecek. Ben umutluyum sende umutlarını yitirme ve o eski günlerdeki gibi yaşamaya devam et.

Not : Bu yazıyı yaşlı amcaya yer vermeden biraz önce yazmaya başlamıştım.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Soylu'dan Dünya İnsan Hakları Günü mesajı
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
İsviçre 2 bin Suriyeliyi kabul edecek

Hava Durumu

13°
Detaylı Hava Raporu