img

Hamza BOL

06 Haziran 2013 08:14

Erdoğan ile dans edebilmek


Nefret insanı kör eder.  Aşırı sevgi de öyledir.
Akıl durur... duygular konuşur.

Gezi Parkı eylemleri tam bu kıvama geldi.
Çeşitli istekleri vardı . Başbakan ''çapulcu'' muamelesi yapınca gösteriler başladı.

Erdoğan sert bir mizaca sahip ancak, kurnazlığı daha baskın. Yani 'öfkesi, aklını bastırmayacak seviyede'.  Atatürk'çü kesime ve önde gelenlerine baktığımız zaman benzer öfkeyi görüyoruz. Lakin, Kurnazlar mı ?. Akıllıca mı hareket ediyorlar ?  Bakalım.
 
Medeniyetler 'menfaatler' üzerine kurulur. İdealist kesim, toplumun % 10 - 20 kısmını oluşturur. Halk için 'Atatürk'çü veya Şeriatçı' olmanızın önemi 2. veya 3. sıradadır.
Eğer 'halk'a dünyevi bir konforu sağlayamıyorsanız fikirlerinizinde değeri yoktur.
Halk sizin çapınıza bakar, birşeyler yapabileceğinize inanırsa oy verir.
Erdoğan'a oy verenler dünyevi olarak memnunlar. Devam eden beklentileri var.
''Halkın bir hayat standartı varsa, kaybedecek birşeyleri de vardır.''
Bunun manası şudur.
Geziparkı eylemcileri 'Hükümet İstifa, Ordu Göreve' diye bağırırken, bir aile reisinin düşüncesi şudur. 'Düzenimiz bozulacak, sıkıntıya sokacaklar bizi'. Yani Topçu Kışlası veya Taksim Alanı onlar için önemli değildir.  Masum göstericiler onların gözünde  bir anda 'anarşiste' dönüşür.
Menfaat dengesini gözetmek siyasetin birinci kuralıdır.
  
Erdoğan bunu iyi bilir,  göstericilerin bunu bilmediği belli. Zafer sarhoşluğu yaşıyorlar.
Erdoğan sakin. Acele etmiyor.  Biliyor ki, bir süre sonra tencere-tava sesleri antipati toplamaya başlayacak. 
''Mustafa Kemal'in çocuklarıyız'' diye atılan  sloganlar 'Halk için' birşey ifade etmiyor.
Halk, maceraya girmez. Huzur ve sükunet ister.
Atatürkçü kesim şu haliyle 'Halk' için sadece slogandır. Proje yok, lider yok.  Kılıçdaroğlu, mevcut düşüncenin lideri. Başka liderleri yok. Manzara ortada. Halk ne yapmalı sizce ?
Erdoğan, gündemi kendisi belirliyor. Sıkıldığı zaman yeni birşey söyleyip, eskisi unutuluyor.
Laikler sürekli aynı tuzağa düşüp oyuna alet oluyorlar ve öfkeyle o yöne doğru koşuyorlar.
Laik kesimde 'Siyaset eksikliği ve HALKI TAHLİL EDEMEME sorunu var'. Bu sorunu gideremezler, çünkü  başta söylediğim gibi 'Öfke ve nefret' duygusu gerçekleri örtüyor.
GÖSTERİCİLER ''İKİ GAZ'' ARASINDA
Gençler Taksim Meydanı'na gitmeden önce ilk gazı 'gazetecilerden ve sanatçılardan' yiyorlar. Sanatçılar meydana 5-10 dk uğrayıp birkaç fotoğraf çektikten sonra ortadan kayboluyorlar. Taksim meydanına hiç gelmeden twitter üzerinden kesintisiz 'gaz' veren sanatçılar var. Kendileri neden gelemiyorlar söyleyelim. 'Kaybedecek birşeyleri var.'
Kendisi villasında, olayları ekrandan izliyor, talimat veriyor. 
Gelemiyor çünkü  popo kıymetli .
 
Göstericiler her ne kadar ''biber gazından' şikayet etse de meydana çıkıp polise kafa tutma cesaretini gösterebiliyorlar. Hatta liseli çocuklar bile 'polis barikatının'  önünde durup meydan okuyabiliyorlar. Bunlar  çok güzel şeylerdi çünkü 'Merkeze götürüp cop sokma  veya elektrik verme döneminin bittiğini' ortaya koyuyordu. 4 gün boyunca gözaltına alıp, gözleri bağlı ifade alamıyorlardı artık.  
Zaten 'Diktatör', gözaltı şartlarını ve sürelerini düzenlemişti.
Artık 'Orduya, polise, hükümete istediğiniz şeyi söyleyebiliyorsunuz. Böyle olmalı zaten.
Diktatör dediğimiz siyasetçi, 'İdam Edilmeyi' göze alıp bu dönemi bitirmişti. Amerika'nın desteğini almıştı ancak, hatırlarsanız Amerika'nın desteğini Adnan Menderes'te almıştı. Ama idam edilmekten kurtulamadı. Erdoğan bunu göze aldı.  Bazıları burun kıvırabilir. Olsun.  
Şiddet olmadan, gençlerin gösteri yapması, itiraz etmesi, takdir edilmeli. Araya giren 'darbeciler, particiler, muhtelif yavşaklar' gençlerin gayretine 'gölge' düşürüyor. Polislere tavsiyem, karşıda gösteri yapan 'delikanlının' kendi çocuğu olduğunu düşünsün. 
Şırnak'ta yaşanan bir olayı nakledeyim sizlere.
" Şırnak'ın ara sokaklarında gençler zırhlı polis aracını taşlamaktadır. Bir ara zırhlı araç durur, üstteki kapak açılır, beyaz bir mendil sallanır. Gençler şaşırır. Polis kafayı uzatır, der ki :
- Gençler! akşam misafirim gelecek, bugün bu kadar yeter, yarın devam edelim olmaz mı?
Gençlerde 'olur dayı, sen işine bak, yarın devam ederiz. '
Bizim insanımızın yapısı her yerde böyledir. Şefkat, sevgi anlayış.
  
Selametle. 
 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 2 Yorum Yapılmış

  • menekse

    27 Temmuz 2013 04:11

    Cevap Ver

    evet dediginiz bircok seye katilabilirim ama bizim insanimiz o kadar masum degil.bizim insanimiz sadece kaldirimlarimizi soker, dukkanlarimizi yagmalar, polisimize saldirir, yoldan gecen masum insanlara saldirir ve ustelik bunlarin da cezasiz kalcagini dusunur cunku bir fikir yok tek bildikleri isyan etmek masum insanlara saldirmak. yazik ki bide kendilerine ataturkcuyuz derler siz kim ataturkculuk kim artik bu millet gozunu acsin ulkemize oynanan bu oyunlara alet olmasinlar. bu zamana kadar turkiye ye hic boyle bir oyun oynanmadi neden hic dusundunz mu? cunku bu ulke bu zamana kadar hic boyle bir basbakan gormedi artik turkiye deyince baska ulkeler ceketinin onunu ilikliyo tabi bizim insanimiz buna gelemiyo bu zamana kadar hic saygi gormis ki o da hakli napcagini sasiriyo :-) uyan artik turkiye bu devletin basina boyle bir baskalan hic gelmedi bu zamana kadar ellerini kaldir ama isyan ederken tas atmak icin degil sukretmek icin. dagdaki pkk liya kufur ederken arkandan da kendine kufur ettirme birakta onlardan bi farkin olsun..

  • mücahit

    30 Haziran 2013 09:55

    Cevap Ver

    o zaman o gençlerde karşısındaki polisi babası olarak görsün ona göre davransın sayın yazarım

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu