img

Hamza BOL

05 Nisan 2015 18:28

Tüm Hukukçular Cezaevine Girmeli


Hırsızlar koğuşundakilerle aynı avluyu kullanıyorduk.
Soruyorum bir tanesine :
- Hırsızlık yapacağına çalışsan, helal kazansan daha iyi değil mi?
- Hocam bir ay çalıştırıyorlar asgari ücret veriyorlar. Ben asgari ücreti bazan bir gecede alıyorum.  Niye çalışayım ki ?
- İyi ama bak içerdesin. Çoluk çocuğuna kim bakacak ? Diyorum.
Gülüyor
– Elhamdülillah birikimim var, mağdur olmazlar.
Belki utanır diye şunu söylüyorum
- Çocuğuna okulda ‘baban ne iş yapıyor? Diye sordukları zaman ne cevap veriyor.?
Yine gülüyor
– Hocam bizim semtin geçim kaynağı hırsızlık. Hepsinin babası hırsız zaten.
Şu an cezaevlerinde 32 bin hırsız var. Bir o kadarıda dışarda görev başında. Yılda 400 bin civarında hırsızlık olayı olduğuna göre ortalama 60 bin hırsızımız var.  
Yani 60 bin hırsız 80 milyonluk nüfusa şunları yaptırıyor.
Çelik kapı sektörü,  mekanik, elektronik kilit sistemleri, kamera sistemleri, alarm ve sigorta işlemleri. Yetmedi, uyumadan önce yaşanan korkular, kontroller, tedbirler.  Pencerelere yapılan demirler, beyzbol sopaları, açık bırakılan ışıklar ve daha pek çok eziyetler.
80 milyon insan, 60 bin kişiye karşı aciz.
Cezaevindeki 32.000 hırsız için devletin yaptığı yıllık  harcama 600 milyon liranın üzerinde.  Ve tabi sayısını bilmediğim infaz memuru ve cezaevi giderleri ile yıllık 1 milyar türk lirasını rahatlıkla bulur..
Cezaevi bir ıslah yeri değil, tamamen bir dinlenme yeri.
Cezaevinde herşeyimiz vardı. Doktor, Psikiyatrist,  ambulans daima hazır. Yemekler gayet iyi, spor için avlumuz vardı.  Hırsızlar yaşadıkları komik hatıraları birbirlerine anlatarak günlerini geçiriyorlar, bazan da tecrübelerini paylaşıyorlardı.
Tahliye olunca yeniden evlere, işyerlerine dadanacaklar. Hırsızlık onların ekmek parası ne de olsa.
El kesmek ne kadar temiz bir hüküm Ey Rabbim. !  Biz o hükmü uygulamadık, önemsemedik, içimizdeki utanmazlar bize kök söktürüyor. Bu korkularla yaşamayı hakediyoruz.
Hırsız suçüstü yakalandıysa, elini kesiyorsun. Bürokrasi yok, masraf yok. Suçun tekrarı yok. Bu kadar temiz. Hırsızlık yapmak isteyenlere de net bir mesaj.
134 hırsızlık sicili olan vatandaşımız var.  134 defa yakalanmış, tekrar çalmış.
Devam edelim.
Koğuşlara  anons yapılıyor.  ‘Ahmet filanca hemen idareye gel! ‘. Emrivaki üsluptan anlıyoruz ki, Ahmet sıradan bir suçlu.  Sonra başka bir anons yapılıyor.
‘’Sayın Kadir filanca, lütfen idareye gelir misiniz?. İnfaz memuru  nerdeyse İstanbul türkçesi ile çok nazik bir ses tonu ile mafya liderine ricada bulunuyor.  ‘ İdareye gelir misiniz?  Nasıl korkmasın ?  Beyefendi istediğini şişletiyor, öldürtebiliyor.  Adam zaten cezaevinde, daha öte bir ceza var mı ?  Çete üyelerinin önemli kısmı dışarda.  İnfaz memuru akşam olunca evine gidecek, evi belli.  Sıkıysa beyefendinin isteklerini yapmasın.
Bir gün, cinayetten yatan kişi diğer mahkumun sözüne kızdı ve dedi ki :
Bak seni gebertirim ha! Yaparım bilirsin. !
Diğer mahkumun sesi çıkmadı.  Evet doğru söylüyordu, bize göre basit bir söz için rahatlıkla öldürebilirdi.  Aynı daha önce yaptığı gibi.
Peki İlk cinayette kısas uygulansaydı ?  Mafya lideri diye birisi olur muydu ? İkinci cinayetler olur muydu ?  Acaba ceza kanunu uyduranlar  Allah’ın hükmünün nesini beğenmedi ?  Sen, katilleri besleyip tekrar öldürmesi için gönderiyorsun.
Aciz, perişan hukuk,  aciz devlet oluşturmuş.  Ne memurunu, ne de vatandaşını koruyamıyor.
Beşeri hukuk buraya kadar.
Bulunduğum müşahede katının üzerine bir suçlu getirdiler. Gündüz haberlerde dinlemiştim. 24 yaşında bir erkek, sarhoş olacak kadar içki içtikten sonra dedesine gider ve para ister. Dedesi para vermeyi reddedince onu öldürür.  Dedesini öldürdükten sonra aynı mahallede üç erkek çocuğunu inşaata götürüp tecavüz etmeğe kalkışır. Bir çocuk kaçmayı başarır, birisini boğarak öldürür. Diğer çocuğa ise tecavüz eder.  İşte bu haltı yiyen kişi üst kattadır ve infaz memurları dövmektedir. Kalbim sıkışıyordu. Düşünmesi bile korkunç bir olay.
Evet dövüyorlardı ama neye yarar ?  Bu adam zaten hırsızlık ve adam yaralamadan hüküm almış, açık cezaevine konmuştu. Allah’ın hükmünü uygulasaydınız da bu suçları işlemeye fırsat vermeseydiniz olmaz mıydı?
Hukukçuların hepsi cezaevine girmeli.
Adalet diye verdikleri cezaların beş para etmediğini görsünler artık.   3-4 ay mahkumlarla yatsınlar .  Suçlulara sadece cesaret verdiklerini görsünler. Ve işlenen  her suçun ortağı olduklarını bilsinler.
Uyuşturucu satanların, sapıkların, katillerin  infaz edilmemesi bir toplumu  bu hale getirir.
Zaman çok kötü diyebilir miyiz ?.
Hayır . Peygamber efendimizin dediği gibi ' Zaman değil, siz kötüsünüz'.
Sürünelim hep beraber. İtaatsizliğimizin cezası her iki dünyada ‘korku ve endişe’dir.
Muhakkak Allah kimseye zulmetmez. Lakin insan kendine zulmeder.
Not :" İyi de senin cezaevinde ne işin vardı" diyenler olacaktır. Benim cezaevine giriş nedenim siyasi bir suç.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Özel hastanelerde ücretsiz kanser ameliyatı başlıyor
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Amerika'daki FETÖ okulu satılıyor

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu