img

Havva Yücel ERGÜN

Mimhece

31 Mart 2015 19:55

Güvenlik Duvarı


Yüzlerce bulut geçiyor gökyüzünden. Gözlerimi yukarıya diktiğimde, resmi her an değişen  bir tuvale bakıyorum. On dakikada bir duyduğum uçak sesi, korkan çocukları hatırlatıyor. Akan kanın duracağına olan inancımı yokluyorum, şükür ki hala orda, zayıflamış, bitkin.

Yağmurdan içeriye kaçan sinekler gibi kaçıyorum sosyal medyadan, haber kanallarından. En az kafa kesen örgüt kadar vahşi bir üslubu kuşanmış öfke ve alay ifadeleri, silahın ucuna geçirilen süngü gibi her yanımıza batan ihanet, varlığını, kendi gibi olmayanı yok saymaya, yok etmeye adamış sloganlar, hoyratlığa hayret etmekten usandırıyor bizi.

Başka bir dünya mümkün mü diye sormaktan alamıyorum kendimi.

Her sabah, lastik kapanlarının üzerinden geçen arabalar görüyorum; işe giriş çıkışlarımızı kayıt altına alan turnikeleri, her yana asılmış uyarı levhalarını, sıkışan trafikte birbirlerine çıkışan insanları, kaldırımlara uyuyan bebekleriyle oturup dilenen kadınları. İnsanı kalabalık meydanlarda tek başına ağlayan bir çocuğa yardım etmekten alıkoyan güvensizlik tedirgin etmeli bizi, rahatsız etmeli. Her an davranışlarımızı düzenleyen yazılı-yazısız kurallarla, güvenlik kameralarıyla, insanı insandan koruma iddiasında bulunan bu düzen, yüzümüzün karası değil mi?

Yaya kaldırımının üzerine park eden araçlara engel olmak için yaya geçidi önüne kapanlar kurulmadan, kaldırımlarda iki kişinin yan yana yürümesine olanak vermeyen dükkan önü tezgahlar için yasa çıkmadan (belki de çıkmıştır), kuyruklarda öne geçmek için bin türlü yalan söyleyen insanlar belirlensin diye bankolara yalan makinesi takılmadan, sırf Suriyeli diye çok kötü şartlara haiz bir depoya 300 Tl kira isteyen mal sahibine vicdan şarj eden cihaz takılmadan, bir kadının yaptığı uygunsuz davranıştan tüm başörtülü kadınları sorumlu tutanlara izan aşısı yapılmadan önce, insanlığımızı aklayabilecek miyiz?

İnsanı insandan koruyan yasalar insanlık için yeterince utanç verici değil mi?

İnsan eliyle kurulmuş sistem; dilimize, üslubumuza doğru çöküyor. İnsanın insanlıktan çektiği zulmü,  yine insan durduracak.

Zayıf da olsa bir umut var. Şükür ki hala orda, zayıflamış, bitkin.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu