img

Münir AYDIN

12 Ocak 2015 15:04

Kadınlar Obje midir?


Yaldızlı ifadelerle süslenmiş “Kadın Hakları” kelimesini ilk kullanan ve aynı zamanda onu ilk suistimal eden medeniyet, batı medeniyetidir. Batı medeniyetinde yüzyıllarca kadının insan olup olmadığı konusunda filozoflar tartışıp durmuşlar. Tartışma konusunun ana hatlarını “Kadının ruhu var mıdır? Yoksa o ruhsuz bir yaratık mıdır?  Eğer ruhu varsa, acaba o insan ruhu mudur, yoksa hayvan ruhu mudur?  Onun ruhunun insan ruhu farz edildiği takdirde, o zaman onun erkeğe nispetle insanî ve içtimaî durumu kölenin durumu gibi midir, yoksa o köleden biraz daha yüksek bir yaratık mıdır? “ (1) soruları oluşturmuştur. 

Yüzyıllar boyunca kısır bir döngü etrafında bu sorulara yanıt arayan batı medeniyeti, kadını bir meta haline getirdikten sonra ona kıymet (!) vermeye başlamıştır. 18. Yüzyılda gerçekleşen sanayi devrimiyle beraber doğan ucuz işçi gereksinimi, artan sömürgecilik faaliyetleri, kapitalizmin doğuşuna kapı aralamıştır. Kapitalist düzen bu ihtiyaçları gidermek için gözlerini evlerine kapanmış kadınlara çevirmiştir. Bunu gerçekleştirmek için sistematik bir biçimde kadına bazı haklar vermeye başlamıştır. Ekonomik özgürlük safsatasıyla kadınları evlerinden çıkarmış, moda evleri kurup kadının toplumda kaybettiği önemi kazanmasına (!) zemin hazırlamıştır. Kölelikten kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşacağını umut eden kadınlar kapitalizmin ekonomik çarkları arasında fıtratlarından uzaklaştırılarak modern köleler haline getirilmiştir.

18. yüzyılda günde on sekiz saat çalıştırılan kadının aile bağları tamamen koparılmıştır.  Çalışma saatlerinin on sekizden, on ikiye indirilmesi ise onlarca yıl sürmüştür. Kadınların çalışma saatlerinin düşürülmesi için yüzlerce eser, binlerce makale yazılmıştır. Ama kadın kapitalist yönetimlerin çarkından kurtulamamıştır.   

21. yüzyıla gelindiğinde ise kadınlar, kapitalist sistem ile modernite arasında sıkışıp kalmıştır. Kapitalist düzenin gereği olarak ucuz ama ağır işlerde çalıştırılan kadınlar, elde ettikleri kazançlarını yine kapitalist düzenin bir gereği olarak modernizm yolunda harcamaktadır. Alakalı-alakasız her reklamda kadının dişiliğini ön plana çıkarıp ürünlerini satmaya çalışan kapitalizmin ağa babaları, kadınların “obje” olarak kullanıldığı hakikatinin dillendirilmesinden rahatsız oluyorlar.

Peki, kadınlar gerçekten obje olarak kullanılıyorlar mı?

Bu soruya bütün kadınları eklemek insafsızca olur. Lakin İslami tesettüre bürünmemiş kadınların özellikle içtimai hayatta aktif manada rol alanların büyük bir bölümü maalesef bir obje olarak kullanılmaktadır. Bunu kimse inkâr edemez. Şöyle ki;

Teksas’ta bir traktör firması, ürünlerini pazarda satabilmek için bir reklam filmi şirketine başvuruyor. Hazırlanan reklamda oynayan bayan, traktörden daha fazla ön planda tutuluyor. 

Piyasadaki reklamların tamamını gözden geçirin. Neredeyse kadınların oynamadığı bir reklam filmi yoktur. Bu hakikat iş sektöründe çalışan ve İslami tesettüre riayet etmeyen kadınların büyük bir bölümünün kendileri inkâr etseler bile birer obje olarak kullanıldıkları hakikatini gizlemez.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu