img

Nuriye Çakmak

03 Aralık 2014 22:02

HALEP DÜŞ’TÜ


Bu gayretsiz asrın insanları olarak birçok değerden mahrumuz ama oldukça sağlam olduğumuz söylenebilir. Taş duvarlardan daha sağlam vicdanlar, hiçbir bombayla parçalanamayan kalpler var mesela. Suriye denilince kalbi ve vicdanı sızlamayan insanlar olduğu gibi. Bir de onların bitmek bilmeyen öngörüleri, çokbilmişlikleri, yorumları var. Yıllardır kan kaybeden yaralı Halep sekeratta dediğimizde, Halep ölürse Türkiye’ye olası etkileri ne olur diye düşünmeye başlayanlar..

Kan sızan sözlerine ‘kapılara yığılacak insanlar’ diyerek başlıyorlar. Bir çuvaldan bahsedercesine. Üzülmüyorlar ki. Bu kadar yükü nasıl kaldıracağız diye düşünüyorlar sanki bir emekleri varmış gibi.. Milliyetçi olduklarından değil elbet. Onların milli duyguları son derece gezicidir zira. Ne zaman nereye konacağı belli olmaz. Mazlum Müslümanlar söz konusu olduğunda verdikleri tepkiyle, iktidar düşmanlığından vatana ihanet moduna geçtiklerinde verdikleri tepki aynı değildir sözgelimi.

Beyaz Halep. Rüya şehri Halep. Tarih ve medeniyet beşiği Halep.. Kerem’in Aslı’nın yangınını Halep’te çektiği söylenir. Halep destansı güzelliktedir. İpekli dokumalarıyla ünlüdür Halep, mis kokulu sabunlarıyla. Narindir, paktır, zengindir. Kaderinin milattan üç binyıl önce şekillendiği söylenir. Binlerce medeniyet geçmiştir rahlesinden de kimse zulüm dersini Halep üzerinden bu kadar gösterememiştir belki de. Ne de olsa bu asrın canavarları eşsizdir. Kayşani taşıyla meşhur olan Halep, şimdi sabır taşıyla anılır olmuştur. Taş taş üstünde kalmayan Halep’te, variller dolusu sabır taşı yükseliyor göklere şimdilerde. Hiçbirinin tozu Müslümanların üstüne gelmiyor.  BM Dünya Mirası listesindeki tarihi çarşıda kan alıp can satıyorlar artık. Zulmün her türlüsü revaçta, artık moloz yığınına dönen çarşısında.

Ama henüz zulmün sonu gelmemiş ki, can havliyle ayakta durmaya çalışan Halep bir ah gibi düşmek üzere. Suriye'nin en büyük kenti Halep'te, muhaliflerin tek bağlantı hattı olan dar koridor Esed ve çeteleri tarafından kapatılırsa muhalifler ellerinde kalan son geçiş noktasını kaybedecek ve Halep düşecek. İnancımız, direnişimiz, umutlarımız, emeklerimiz, sabrımız, kanlarımız, canlarımız, yetimlerimiz, evlerimiz, sokaklarımız, tarihimiz değil, insanlığımız düşecek Halep’ten öte.

1,5 milyon insan asrın gördüğü en zalim ordulardan birine terk edilecek. Tonlarca bombayı varillerle tepelerinden yağdıran adamlar sokaklarını basacak. Sağlam kalan son evlerine girecek. Hayatta kalabilen son kişiler açlığın pençesinden onların pençesine savrulacak. Yetmez  mi bunlar? İlla ucunun Türkiye’ye dokunması mı lazım gündeminize girmesi için bu felaketin.

Analiz mi yapmanız gerekiyor her defasında. Sadece üzülemiyor musunuz, sadece endişelenemiyor musunuz, sadece canınız yana yana dua edemiyor musunuz, israflarınızdan arttırıp insani yardım yapmak uzak ihtimal mi. Halep sizin için bu kadar değersiz mi, göç dalgasından başka bir ederi yok mu dünyanızda. 1,5 milyon insanın hayali vurmuyor mu sınırlarınıza. Hiç mi girmiyor Halep rüyalarınıza?

Oysa bir düştü Halep. Efsanevi kalesiydi umudumuzun. Halep’in sağlam kalan son taşından örecektik özgürlüğümüzü. Ölen insanlığı yeniden diriltmenin başkenti olacaktı. Halep öldü diyorlar, Halep düştü diyorlar, Halep artık yok diyorlar..

Ben de diyorum ki, Halep bir düştü, kalbimin en saklı köşesinde yaşattığım. Halep düşerse, hayalini düşlerimde yaşatırım. Peki ya Halep’in sakinleri, onlar sadece düşlerimizde yaşayabilir mi?

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu