img

Osman ATALAY

29 Ekim 2014 09:39

Türkiye Solu: Irak Ve Suriye Kürtlerinde Kobani Çatlağı




IŞİD'in Suriye'de ilerleyişi ve Kobani'ye saldırması ile başlayan süreç hem Batı dünyasını hem de ABD ve Körfez ülkelerini bir süredir meşgul ve tedirgin etmeye devam ediyor. Anlaşılan IŞİD'i bir süre daha konuşacağız ve tartışacağız.

IŞİD üzerinden yürütülen İslamofobi faaliyetleri, Batı dünyasını çok tedirgin etmişe benzemiyor fakat Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşayan Müslüman toplumlar üzerinde daha çok baskı ve psikolojik etkiler oluşturulmaya çalışılıyor.

Türkiye de dahil olmak üzere IŞİD'in doğru dürüst sosyolojik, dini ve küresel siyaset açısından gerçekçi bir tahlili yapılmamaktadır.

Sadece kafa kesilen fotoğraflar üzerinden yapılan IŞİD tanımlaması var. Bu topraklardaki öfke psikolojisi neden bu denli bir algı oluşturma çabasındadır?

Latin Amerika devrimleri sürecinde Küba'dan Vietnam'a kadar uzanan sol devrimlerin ikonları olan Che Gueveralarının binlercesi ABD ve yerli taşeronlarına karşı yürütülen destansı mücadelede; bayrak, şiir, afiş ve rozetleri hala ticari bir araç olarak piyasalarda varlığını sürdürüyor. Ortadoğu halklarının ABD karşıtlığı ise bu ülkede hala anlaşılmaz ve bağımsız reel bir şeklide tartışılmaz.

Arap devrimlerine uzaktan ilgisiz ve ideolojik ayrımcılık çerçevesinden bakan Türk Solu bu defa IŞİD'in Kobani'ye saldırısıyla birlikte ikiye bölündü ve belki de ilk kez doğru bir tartışma noktasını yakaladı.

Geçtiğimiz hafta İşçi Partisi'nin gençlik yapılanması olan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ile CHP ve PKK sempatizanı kollektifler arasında Bursa, Eskişehir ve Ankara'daki üniversitelerde çatışma yaşandı. Bir grup Türkiye'nin Kobani'ye destek vermesini isterken diğer grup buna şiddetle karşı çıkıyor.

Birçok sol görüşlü yazar, ABD'nin Kobani'de IŞİD'e karşı mücadele edenlere yardım etmesinin sol kesimi kapitalist mantığa hapsettiğini savunuyor.
 

Komünist Parti Merkez Komitesi Üyesi Aydemir Güler ise sol kesimin, ABD'den medet ummasına; "Gökyüzünden ABD uçağı bekleyenden solcu olur mu?" sorusunu soruyor.

Aydınlık gazetesi yazarı Yavuz Alogan verdiği bir röportajda, "IŞİD’e özellikle Kürt hareketi neden çeteciler diyor. IŞİD terör örgütü mü çeteci mi?" sorusuna çok ilginç bir cevap veriyor.

Alogan; "IŞİD 'çeteci' ya da 'terör' örgütü değildir. Şiddeti propaganda aracı olarak kullanan, bölgede gerçekten bir devlet kurmak isteyen, şeriatçı, Batı sistemine karşı bir güçtür. Beş yıl süren Irak-İran savaşının; Afganistan, Bosna, Çeçenistan, Irak ve Suriye’de yaşanan çatışmaların askeri tecrübesine sahiptir. Kendine özgü bir eğitim ve lojistik doktrini var (yoksa bu kadar hızlı ve sonuç alıcı biçimde hareket edemez). İşgal ettiği yerlerde kamu düzenini sağlayabilecek bilgi ve beceriye sahip olduğu görülüyor. İçinde Saddam’ın Muhafız Alayı’nın unsurları, belki yönetme tecrübesine sahip eski Irak yetkilileri vardır. 'Şeriat Kanunları'nı kamu yönetimi aracı olarak, insanların inanç dünyasına hitap ederek kullanıyor. Basit ve herkesin anlayabileceği bir tarzı var. Sürekli kılık değiştirse, yenilgilere uğrasada, 21. asrın önemli hareketlerinden biri olacağı kesindir" diyor.

Yavuz Alogan bu sözleriyle aslında akademisyenlere konu olabilecek bir vakayı tartışma konusu haline getiriyor.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ise Kobani düşünce PKK'nın Türkiye'ye saldırdığını ve Ayn el Arap'ta PKK'nın IŞİD karşısında aciz duruma düştüğünü iddia ederek, "Ayn el Arap'ta, PKK ve onun uzantısı olan PYD, 'biz kantonlar kurduk' diyordu, 'Burada hükümetimiz var, hükümetcikler kurduk' diyorlardı, 'Burada ABD ile Doğu Akdeniz'e koridor açacağız, devamında da buranın adını Barzanistan ve en sonunda da Diyarbakır'ı da birleştirip Kürdistan kuracağız' diyorlardı. Ne oldu? Çil yavrusu gibi dağıldılar. Daha 2,5 serseriye orada karşı koyamadılar. PKK'nın hayalleri yerle bir oldu, iddiaları, Kobani dedikleri Ayn el Arap'ta çöktü. Hıncını alamadı, geldi, çarşılarımızı yaktı. Kendi akrabalarının Diyarbakır'da, Bingöl'de, Hakkari'de, Varto'da dükkanını yaktı, okulları yaktı. Bu, bir iflas. PKK, iflas etmiştir" analizini dillendiriyor.

68 kuşağı Türk Solu, Latin Amerika'daki sol devrimler rüzgarlarının hala 100. baskısını yapan şiir ve romanlarını okurken, burnunun dibindeki Anti ABD, emperyalist ve kapitalist küresel güçlere karşı mücadele eden Arap devrimlerine burun kıvırmaya devam ediyor.

Kobani tartışması Irak Kürtlerini ve Suriye Kürtlerini de bölmüş vaziyettedir. Irak bölgesel Kürt yönetimi, IKBY Hükümeti Sözcüsü Sefin Dizayi, Suriye'nin kuzeyindeki kantonları tanıdıklarına yönelik iddiaları yalanladı ve KYB'yi uyarırken, IKBY parlamentosunun, başka bir ülkedeki durumla ilgili siyaset yapamayacağını, çünkü orasının Suriye sınırları içinde ve bağımsız bir ülkenin toprakları olduğunu ifade etti.

İsim vermeden PYD'yi uyaran Dizayi, Suriye'nin kuzeyinde siyasi bir tarafın, gelecekte tek başına alacağı kararların değerlendirmeye muhtaç olduğunu dile getirdi.

Suriye Rojava bölgesinde yaşayan Kürtlerin oluşturduğu PYD yapılanmasına muhalif Suriye Kürt Ulusal Koalisyonu da Kobani'de PYD'nin kendi başına Kobani'nin tek sahibi gibi hareket etmesinden rahatsız...

Kobani'de gelişen olayların Mesut Barzani, Celal Talabani ve PYD-PKK'nın arasını açmış vaziyette olduğunu görüyoruz.

Kobani'ye saldıran IŞİD ve gelişen olaylar Türkiye Solu ve Irak Suriye-Kürtlerini bölerken, Arap devrimlerini Mısır ve Suriye direnişine yapılan muamelelerin gerçek sebeplerini anlamamıza yardımcı olur inşallah.

Küresel ve bölgesel güçlerin asla ideolojik dini ve ahlaki gerçeği yoktur, sadece güçlerinin, çıkarlarının muhafazası vardır

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu