img

Osman ATALAY

24 Eylül 2014 08:51

Hükümet ve Sivil Toplum Buluşması


Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz Cumartesi günü Dolmabahçe'de kendisine bağlı olan AFAD, TİKA, Kızılay, Yurt Dışı Türkleri gibi kurumlarla ve birçok ülkede yakın çalışma içerisinde olan vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşları ile bir araya geldi.

Türkiye'nin son yıllardaki yurt dışı açılım politikalarının kültürel, siyasi, ekonomik ve insani yardım çerçevesinde gerçekleştirdiği politikaların birinci derecede uygulayıcısı konumundaki kurumların, Başbakan Yardımcısı düzeyinde karşılıklı istişare içerisinde bir araya gelmeleri çok önemli ve sevindirici bir buluşma idi.

Genellikle hükümet ve sivil toplum buluşmaları Ramazan iftar programları ya da önemli zamanlarda gerçekleşen istişarelerde mümkün oluyordu.

Geçtiğimiz yıllarda Dışişleri Bakanlığı görevinde olan Ahmet Davutoğlu da, Suriyeli sığınmacıların sorunlarının görüşüldüğü STK toplantıları düzenlemiş idi.

Bu toplantıların gerçekten çok büyük faydaları görüldü.

Kurtulmuş toplantıda, taşın altına hep birlikte elimizi koymamızın altını çizerken;Sivil toplum kurumlarımızın Devlet kurumlarıyla karşılıklı bilği ve tecrübe paylaşımının önemini ve  kapılarının sonuna kadar stk lara açık olduğunu vurgulaması önemliydi.

ALIŞIK OLMADIĞIMIZ BİR DURUM

Türkiye'de uzun yıllardır sivil toplum ve devlet ilişkilerinde aslında çok alışık olmadığımız yeni bir uygulamayla karşı karşıyayız.

Bir yandan sevindirici ve umut verici, diğer yandan ise ağır sorumluluk gerektiren bir durum.

Genelde Balkanlar, Afrika, Ortadoğu, Kafkasya ve Asya ülkelerinde yoksulluk, hastalık, kuraklık, doğal afetler ve iç çatışmaların yaşandığı ülkelerde insani yardımın çok farklı çeşitliliğini içeren proje ve kampanyaların uygulayıcı STK'larımızın birçok açmazı ve problemiyle birlikte devletten de beklentisi muhakkak vardır.

Sonuçta yurt dışında gerçekleşen bütün sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetler, kurumlardan ziyade Türkiye'nin hanesine yazılmaktadır.

STK'lar ise  bağışçılarının tercihini en iyi şekilde hayata geçirme duygusuyla hareket etmektedir.

Türkiye'de vakıf ve derneklerimizin, TİKA, Yunus Emre ve Yurt Dışı Türkleri gibi devlet kurumlarımızın yurt dışı insani yardım faaliyetleri çok yeni bir durumdur.
 

15-20 yıllık bir geçmişimiz var. 54 Afrika ülkesinde 30 civarındaki elçiliğimizin yarısının son 7 yıl içerisinde açıldığını düşündüğümüzde açılım politikalarımızın önemini  çok daha iyi anlamış oluruz.

Türkiye'nin son yıllardaki ekonomik büyümesiyle birlikte insanların zekat, sadaka ve insani yardım arzu ve hayallerinin de aynı ölçüde geliştiğine şahit oluyoruz.

Bu durum medeniyet tasavvurunun ve tarihsel duyarlılığın dini vecibelerle yoğrulmasıyla gelişen vakıflar ve dışa açılan bir seyirle karşı karşıyayız.

İyilik yolculuğumuzu akraba ve dost toplumlara taşıma inancı ve ihtiyacımızın kurumsal yapısını oluşturan STK'larımızın çok ciddi bir yapılanmaya, donanıma, hedefe, plana, projeye ve disipline ihtiyacı var.

Sahip olduğumuz maddi ve manevi kaynakları en doğru zamanlama ile en doğru yerlerde hayata geçirme zorunluluğumuz ve hükümlülüğümüz var.

Bu açıdan devlet kurumları ve sivil toplum kurumlarımızın, vakıf ve derneklerimizin insani, siyasi, kültürel ve sosyal yardımlarının kısa, orta ve uzun vadeli projeler kapsamında şeffaf ve tarihsel, kültürel genlerimize uygun bir şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor.

Dolmabahçe'de devlet ile sivil toplumun buluşması istişare toplantısının hayırlara vesile olmasını ümit ediyorum.

Sivil toplum amatör bir ruh, devlet ise profesyonel birikimdir.
 

Amatör ruh ile profesyonel birikim bir araya gelirse başarının yarısı garantilenmiş olur.

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu