img

Taçam DUMAN

17 Nisan 2014 08:36

Türkiyede sosyal medyanın etkisi


Türkiye’de sosyal medyanın etki alanının genişlemesi ile birlikte sosyal medya ve gençlik ilişkisini anlamaya yönelik olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı, Temmuz- Eylül 2013 arasında 15-29 yaş arası 2057 gencin katılımıyla bir araştırma gerçekleştirdi sonuçları da Ocak ayı başında rapor olarak yayınlanmıştı

(http://genclikarastirmalari.gsb.gov.tr/dergi/sosyal_medya_raporu ) .

Niceliksel araştırma yöntemi kullanılarak yapılan araştırma, gençlerin sosyal medya kullanım sıklıkları, süreleri ve zamanları sosyal medya ile yakın bir ilişki içinde olduklarını gösterdi. Gençlerin %86’sı sosyal medyaya günde en az bir kere; %72’si ise her gün birkaç kere bağlanıyor. Her üç gençten birisi sosyal medyada en az üç saat geçirmekte. Özellikle 15-17 yaş grubu, bekarlar ve ortaöğretim ve altı mezunlarda bu oran daha yüksek. Araştırmanın çarpıcı verileri arasında yer alan diğer bir bulgu ise sosyal medyada altı saat ve üzeri vakit geçirenlerin oranı. Araştırmaya katılan gençlerin %13’ü sosyal medyada 6 saat ve üzeri vakit geçiriyor.

Online olarak gerçekleştirilen araştırmada gençlerin sosyal medya kullanım şekilleri de incelendi. Araştırma sonundaki verilere göre gençlerin %89’u sosyal medyada listelerindeki kişi ve kurumların paylaştıklarını takip ediyor ve %88’i arkadaşlarının paylaştıklarına yorum yapıyor. Araştırma ile gençlerin çoğunun sosyal medyada pasif değil, aktif olduğu da tespit edildi. Sosyal medyada görsel yükleme, yazı yazma/tweet atma, ürün, marka/şirket hakkında yorum yazma gibi gençlerin kendi oluşturduğu içeriği başkalarıyla paylaşma davranışlarıyla yoğun bir şekilde karşılaşıldı.

Gençlerin yarısı sosyal medyada tartışmaya/polemiğe en az bir kere girdiğini belirtiyor.  15-17 yaş grubu, erkekler, öğrenciler ve bekârlarda bu oran daha yüksek. En az birkaç kez böyle bir durumu tecrübe edenlerin ise daha çok genç erkekler, bekarlar ve Twitter kullanıcıları olduğu görülüyor.

Gençlerin %76’sı takip edecekleri kişilere karar verirken en çok o kişinin profilini inceleyerek karar veriyor. Gençler sadece kendileriyle benzer düşüncelere sahip olan kişileri değil farklı düşüncelere sahip olanları da takip ediyor. Yaş ilerledikçe takip edeceği kişinin arkadaşı olması kriteri daha da önem kazanıyor. Takip edilecek kişinin ünlü olması kararda etkili olan unsurlardan birisi, bu unsur ise 15-24 yaş grubundaki gençlerin ve öğrencilerin yarısı üzerinde etkili.

Gençlerin %60’ı sosyal medyayı en çok eğlence amacıyla kullanıyor. %59’u ise bilgi alma/sağlama amacıyla kullandığını belirtiyor. Buradan yola çıkarak, sosyal medyanın gençler açısından sadece eğlence değil aynı zamanda geleneksel medyanın alternatifi olduğu söylenebilir. Sosyal medya, gençlerin yaklaşık yarısı için aynı zamanda serbest zaman geçirme, iletişim kurma, gündem, takip etme/gündem yaratma ve eğitim-öğretim-araştırma anlamına da geliyor.

Araştırma sonunda gençler için sosyal medyada en önemli olan konunun %37 oranla özgürlük olduğu tespit edildi. Özgürlük konusu özellikle öğrenciler, bekarlar ve Twitter kullanıcıları için daha da önemli. Bu konuyu güvenirlik, dürüstlük ve paylaşımcılık takip ediyor.

Yapılan araştırma ile gençlerin sosyal medyayı çeşitli açılardan politik / toplumsal bir platform olarak gördüğü gözlemlendi. Örneğin, gençlerin %56’sı ‘sosyal medyanın kitleleri harekete geçirme gücü olduğu’ düşüncesinde. Sosyal medyanın bir medya kanalı olmasına ilişkin irdelenen ‘sosyal medyanın geleneksel medyanın alternatifi olduğu’ ve ‘ana akım medyada yer verilmeyen haberlere ulaşmayı sağladığı’ ifadelerine ise gençlerin yarısından fazlası katılıyor.

Bu araştırma daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi sosyal medyanın en çok gençler tarafından kullanıldığı göstermekle birlikte ve gençleri yönlendirmek için en müsait araç olduğu fikrini destekliyor. Araştırmanın bence en önemli sonucu gençlerimizin sosyal medyayı artık bir bilgi alma kaynağı olarak görmesidir. Biraz daha açmak gerekirse manipülasyona açık bir mecra olan sosyal medyanın içerdiği bilgilerin birçoğunun bilinçli olarak ve insanları yönlendirmek için yazılmış mesajlardan oluştuğu göz önüne alınırsa bunun ne kadar sıkıntılı bir durum olduğu görülecektir. Geçtiğimiz hafta ABD de patlak veren Küba twitteri mevzusu ise bunun canlı örneğidir. Buna Çin devletinin kontrolü altındaki fanfou, renren,youko gibi sitelerini de dahil edebiliriz.

Ülkemize dönecek olursak bazı sosyal medya sitelerinin klonlarının internet dünyasında yerini almaya başladı. Bu sitelerin bazıları amatör olarak bir hevesle açılmış olsa da bazı sitelerin açılış amacının pek de masum olduğunu düşünmüyorum. Bu siteler bazı sosyal grupları, partileri veya toplumun belli inanç kesimlerine yönelik yayın yapması ise ayrı bir şüphe uyandırıyor.

Yukarıda araştırmada da bahsedildiği gibi bilgi kaynağı olarak kullanılan sosyal medyanın; amacı ve kaynağı belli olmayan hatta doğruluğu bile tartışılır bilgilerle dolu klon sosyal medya sitelerine ne kadar güvenilebilir, genç insanlarımıza ne faydası dokunabilir ki.

Sosyal medya büyürken her zamankinden daha dikkatli davranmalıyız.

 

Taçam Duman / Bilişim Güvenliği Derneği

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Doğan'ın şantaj itirafı
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İsrailliler Netanyahu'nun heykelini yıktı

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu