img

Betül KURŞUN

09 Mayıs 2013 08:15

Duygusal Zeka


Birkaç gün evvel, şükür ki maddi hasarla atlattığım küçük bir trafik kazası geçirdim. Kaza esnasında ve sonrasında yaşadıklarım bana iletişimin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kusurlu olduğunuz bir konuda karşınızdakine üstünlük taslamak, asıl sen suçlusun demek, ya da geçmiş olsun, istemezdim ama bununla atlattık, demek arasında ne kadar büyük fark olduğunu inanın yaşayınca görüyorsunuz.

Çağımız iletişim çağı. Hemen herkesin bir bilgisayarı, bir cep telefonu var. Kimse ulaşılmaz değil ve kolay ulaşılamamak artık abesle iştigal. Sosyal paylaşım siteleri neredeyse üyesi olmayanın dışlandığı birer buluşma mekânı. Orada olmayanı yaşamıyor sayıyoruz. Eskiden televizyona kızan biz, çok yakında onu yâd eder hale gelirsek şaşırmayacağız. ‘Bizim zamanımızda’ hikâyeleri içerisinde dedelerimiz köy odalarındaki eğlenceli oyunlardan bahsederken biz ailecek televizyon izlemeyi methedecekmişiz gibi görünüyor. Zira bizim çocuklarımız, online oynanabilen yüzlerce oyundan birinde acımasız bir karakter haline bürünüp, biz mutfakta yemek yaparken, en acımasız düşmanının sıkıştırdığı cendereden kurtulmaya çalışıyor, ya da bir kişiyi daha öldürmenin hazzını yaşıyor. Peki, bu durumda biz, sizce çocuğumuzu tanıyor muyuz? Ne yazık ki hayır!

Aile hayatının tüm mahremiyetiyle iletişime açık olduğu bir ortamda, sadece ailenin içinde iletişim kuramadığımız bu yuvalarda çocuklarımız, büyük şehirlerin gailelerine teslim ediliyor. Ona iyi bir gelecek sağlamak için didinip duran anne ve baba, çoğu zaman ne kadar çabuk büyüdü evladımız derken, neleri kaçırdığının farkına bile varmıyor. Bu süreç içerisinde yalnız bırakılan çocuklar, yalnız kalan anne ve babalar aslında toplum içerisinde birbirinden ilgisiz yüzlerce bireyin oluşmasının kapılarını aralıyor. Okulda öğreniyor nasılsa diyerek ev dışına havale ettiğimiz çocuklarımızın geleceği, bu sefer de, aslında daha önce hiç tanımadığımız, görmediğimiz, bilmediğimiz bir insanın ellerine “yoğur” diye teslim ediliyor ki bu kez de tek duamız, görev aşkı ile mesleğini yapan bir eğitimciye düşer inşallah şeklinde oluyor. Sonrası zaten yarışa koşturulan, ezbere hapsedilen bir çocuk. Kazandıkça ödüllendirilen kaybettikçe bir kere daha sırtına yükler yüklenen binlerce güzel nesil.

Yaşanan bunca koşuşturmaca içerisinde insanı sosyal yaşamında başarılı kılan, mağlup kılan ve arada bırakan ne kadar çok sebep olduğunu görüyoruz aslında. Her geçen gün yeni yeni tecrübeler edinmemizi sağlayacak meselelerle karşılaşıyor bu meselelere karşı bir mantık örgüsü içerisinde hareket ederek, neden sonuç ilişkisini, doğru dayanaklara konumlandırmaya çabalıyoruz. Soğukkanlı davranmak, olaylara objektif, geniş açı ile ve ihtimaller içerisinde en doğrusunu ele alarak bakabilmek bir maharet istiyor.

Bireyin zihnini bulandıran ve onu rahatsız eden aslında olay değil, bireyin olaya yönelik yorumlarıdır, demiş Epiktetus. Tam da bu şekliyle işte. Geleceğimize yön veren kararlarımızı doğru noktadan konumlandırabilmek, bizim ve çocuklarımızın hayata karşı duruşlarını bilinçlendirdiğimiz ölçüde gerçekleşecektir. Zira duygularından sorumlu tek kişidir birey. Bunu da şekillendirmek ancak bireyin duygusal zekâsını geliştirmekle mümkündür.

Çocuklarımızın bir matematik problemine karşı ne şekilde davranacağını öğretmemiz gerektiğini biliyoruz. Hemen hepimizin matematik, fizik, kimya v.s. gibi kurslardan birine hayatının bir döneminde küçük bir servet ödediğine eminim. Zihinsel Zekânın (İQ) farkındayız yani. Peki ya çocuklarınızın, hayata karşı duruşlarını tahlil edecek bir çabanın üstlenicisi oldunuz mu? Nerede takım çalışması içerisinde yürüyebilecek, nerede insiyatif alacak, nerede fedakarlık gösterip, nerede durmasını bilecek, empati kurarak muhakeme gücünü geliştirecek. Ne kadar çok şey bildiğiniz değil ne kadar çok şeyi doğru tutum ve davranışlar göstererek, doğru iletişim yolları ile aktarabildiğinizdir önemli olan. Başarının anahtarıdır duygusal zeka. (EQ)

Duygusal zeka, kişilerin kendi duygularını anlaması, başkalarının duygularına empati beslemesi ve duygularını yaşamı zenginleştirebilecek biçimde düzenlemesi anlamlarına gelir kısaca. Çevremdeki çoğu insanda bu duyunun gelişmemiş olduğunu çokça gözlemlemişimdir. Bu da onlarla iletişime geçemeyişimize neden olur. Bu insanlar çok yakınımızda iseler, bizi daha da mutsuz kılabilir, duygusal anlamda tatmin olamamamıza neden olabilirler. Bu konu uzun zamandır çalışmak istediğim alanlardan biri idi.

Şu günler bu hayalimi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Bilimleri hocalarından Doç.Dr. Ercan YILMAZ hocamızın engin tecrübeleri, öğretmen arkadaşım Orhan Selçuk ÖZDEMİR ve Murat KARAKOYUNLU’nun özverili çalışmaları sayesinde sevgili kardeşim Ahmet Turan KURŞUN ile beraber çocukluk hayalimizi gerçekleştirmenin hazzını yaşıyoruz. Kısa adı EGİVDER ( Eğitimde Girişimcilik ve İnovasyon Derneği)olan bu dernek çatısı altında, bu ekiple beraber, yaklaşık 3 aydır, yaşamın her ânı için gerekli olan duygusal zekânın geliştirilmesine yönelik küçük ipuçları verme ve bunu eğlenceli bir şekilde katılımcılarımızla paylaşmaya çalışıyoruz. Ayrıca yaşam koçluğu ile tüm bireyleri, öğrenci koçluğu ile çocukları hayatın sürprizlerine güvenli bir şekilde bırakma niyetindeyiz. Bir gönüllülük projesi olan EGİVDER, dağılmış ailelerin çocukları, Mor Çatı kadınları, boşanmış anne baba ve çocukların duygusal zekâ yönetimi ve bu süreçte doğru davranma gibi projelerin de hazırlığı içinde. Nitelikli bireylerin nitelikli toplumlar oluşturacağına olan inancım sebebiyle gönüllü olarak görev aldığım bu derneğe ve www.egivder.org adresine hepinizi bekliyorum. Ayrıca görüş, proje ve fikirleri olan ve ben de varım diyen herkesi...

Toplumu değiştirmek için çorbaya tuz atmak istemez misiniz ?

Duygusal zekânızın fiziksel zekânızı yönlendirmesi dileğiyle…

SESLİ DİNLEYİN

[email protected]

https://www.facebook.com/betul.kursun.505?ref=tn_tnmn

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Erdoğan'ın çağrısına PTT'den tam destek
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
İdlib ve Halep'te yerleşim yerlerine saldırı: 68 ölü, 78 yaralı

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu