img

Saliha EREN

02 Mayıs 2013 12:46

Bir varmış Bir yokmuş


BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ!

21 Şubat 2001 Çarşamba günü. Kara Çarşamba. MGK toplantısında bizden biri, bir halk adamı olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yine çok sevdiğimiz, yine bir halk adamı Başbakan Ecevit'e anayasa kitapçığını fırlatır. 

Kim unutabilir ki? Bir gecede alt üst olan ekonomiyi, doların fırlayışını. Hükümet krize acil bir çözüm bulur. Ve bir kahraman. Kemal Derviş.

13 Mart 2001 deki hükümet açıklaması Başbakan yardımcısı Devlet Bahçeli tarafından yapılır. 

Tavır nettir: Hükümet olarak her konuda Derviş’in arkasındayız

Aradan 2 ay geçer. İşler planlandığı gibi yürümez. Sanki ortada başka hesaplar, başka oyunlar vardır.

*****************

12 Mayıs 2001 liderler zirvesi toplantı notlarından… (*)

SİZ KİMİN ADAMISINIZ DERVİŞ BEY

Telekom konusunda, üzerinde anlaşılan Yasa Tasarısı'na IMF'nin itirazları önceki akşam düzenlenen liderler zirvesinde, koalisyonun gidip gelmesine neden oldu. 

Tartışmalarda, sık sık ‘‘IMF'ye söz verdik’’ ve ‘‘IMF böyle istiyor’’ gibi cümleler sarfeden Devlet Bakanı Kemal Derviş, Başbakan Yardımcısı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi kızdırdı. Bahçeli, Derviş'e, ‘‘Size hükümette görev verirken, IMF'yi ikna edeceğinizi düşündük. Oysa siz IMF görüşleri doğrultusunda bizi ikna etmeye çalışıyorsunuz. Siz kimi temsil ediyorsunuz? IMF'yi mi, hükümeti mi?’’ diye sordu.

BİZE SORMADAN IMF'YE NASIL SÖZ VERDİNİZ?

Hüsamettin Özkan, hükümet olarak özel bankaları güçlendirmek istediklerini her defasında açıkladıklarını belirterek, ‘‘Bu özel bankalara destek değil, aksine köstek getiriyor’’ dedi.

Derviş ise bunun da IMF'in talebi doğrultusunda maddeye konulduğunu bildirdi. Yılmaz ve Özkan, bu yönde IMF'e bir söz veremediklerini söyleyince Derviş, ‘‘IMF bu konuda da çok ısrarlı’’ deyince Yılmaz, ‘‘Siz bize danışmadan IMF'ye nasıl söz verirsiniz?’’ sorusunu yöneltti. Derviş, ‘‘IMF bunu önümüze bir şart olarak koydu. Ne yapabilirdik ki...’’ karşılığını verdi.

Notlar koalisyon üyelerinin gelgitleriyle devam edip gidiyor. 

****************

Boşaltılan bankalar, bir gecede milyarları cebine indiren bürokratlar... 

O zaman Türkiye'nin anası ağlatılmıştı. Ne çabuk unuttuk. 

1 Ocak 1961 ‘da kolumuzu, 5 Aralık 1999 ‘da bedenimizi ve nihayet 2004 yılında da ruhumuzu teslim ettiğimiz IMF; ülkemiz ve milletimiz için sadece buhran ve kriz taşıyıcısı olmakla kalmamış ayni zamanda Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında “ iltizam” veya sonraki haliyle “ Duyunu Umumiye “ şeklindeki sömürü tezgâhında çalışmalarını şekillendirmişti. 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, bugün yaptığı açıklamada 14 Mayıs itibariyle Türkiye’nin IMF’ye olan tüm borçlarını bitirdiğini belirterek, “IMF kapısında el açıp yalvaran bir ülke konumundan, 14 Mayıs tarihi itibariyle bütün borçlarını silen bir ülke konumuna geliyoruz” dedi.

Bugün gelinen noktada gırtlağımıza kadar borçlandığımız IMF ile bir dönem kapanırken bize bu faturayı ödetenleri bir kez daha hatırlayalım istedik. 

Tabii eğer borç yiğidin kamçısıdır diye düşünmüyorsanız...

Dipnot: TÜRKTELEKOM aslında Derviş zamanında IMF (Amerika) vasıtasıyla özelleştirilmek istenmiş, sonrasında bugünkü Hükümet tarafından 2005 yılında %55 hissesi 21 yıllığına Lübnanlılara kiralanmıştır

(*) Hürriyet arşivinden

​Sesli Dinleyin

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 3 Yorum Yapılmış

  • Rıdvan Yücel

    15 Mayıs 2013 13:32

    Cevap Ver

    Fatih kardeşim, bir ülke üretimde ne kadar ilerlerse dış borcuda o kadar büyür, örnek olarak ABD'nin dış borcu ile Türkiye'nin dış borcunu karşılaştırabilirsin, ABD'nin toplam dış borcu 13 trilyon dolar civarında, Türkiye'nin ise toplam dış borcu 274 milyar dolar ama bu ekonomik açıdan Türkiye'nin ABD'den daha güçlü olduğu anlamına gelmez. Önemli olan dış borcun ne kadar olduğu değil önemli olan dış borcun ödenebilirlik durumu, eğer geri ödemelerde sıkıntı yaşamayacak bir seviyedeysen ve uygun bir faiz oranıyla borçlanmışsan, borcun artmasında sıkıntı yok... Şunuda unutma dış borcu olmayan devlet yoktur...

  • KADİR

    03 Mayıs 2013 13:36

    Cevap Ver

    siyaset ile ekonomi birbinin kardeşidir. dunyada butun devletlerin cari borçları , dıs borçları vardır. AKP yaptıgı borclar yatırıma yonelik gerçeklesti. fidanlar borçla alındı elbet ama meyvesini yemek için bir süre beklemesi gerekecek vatandasın. ama benim hep kızdıgım nokta devletin memurlarına verdigi ücretle özel sektör için belirledigi asgari ucret sistemi. bunu dengeye alması gerek. yoksa özel sektörler 2015 yılında patlak verecek olan ekonomik krizin etkisinde atacakları bir geri adım butun bu yatırımların hayelde kalmasına sebeb verecekler.

  • fatih

    03 Mayıs 2013 10:26

    Cevap Ver

    peki ya dış borç ne olacak ? Akp döneminde dış borc ne kadar artış gösterdi?

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

11°
Detaylı Hava Raporu