img

Levent Kemal

01 Nisan 2014 09:08

Hepinize Mektup


Çok kızacaksınız. Kızacağınız şeyler yazacağım.

Oldu mu şimdi, diyeceksiniz. Ama oldu. Artık vaktidir.

Başbakanın işi zor. Seçimi başarı ile geçirdi. Şimdi seçimden önce verilen sözleri yerine getirme zamanı. Paralel devletin bertaraf edilmesi için gereken adımların atılmasını herkes gibi ben de bekliyorum. Ne var ki en az paralel örgüt kadar önemli birçok şeyi atladık, yok saydık, bekledik. Seçimden sonra, dedik. Seçimden sonra oldu.

Suriye'yi unuttuk. Artık sınırlarımız içine düşen top mermileri dışında nadir haber geçiliyor Suriye hakkında. Oysa daha iki gün önce iki Türkmen Esad güçlerince gırtlaklanarak öldürüldü. Tam anlamıyla buydu olan. Dün de Harim, Kesab, İdlip kırsalları ve kentleri sivil merkezler ayırt edilmeden bombalandı. Varil bombaları ile pek çok kişi öldü. Yaralılar Reyhanlı'ya getirildi. Açlık ve sağlık ise Suriye'de hala çok büyük bir tehdit.

Mısır'ı unuttuk mesela. Seçimler öncesi Türkiye'de milli iradenin kazanması için dua nöbetine girişen Mısır'ı. Tam seçim günü El Ezher'de gerçekleşen katliam kimsenin dikkatini çekmedi. Sosyal medyada ve birkaç kaynakta bahsedildi. Oysa Mısır'da bir yandan katliamlar bir yandan da direniş ve olumlu gelişmeler oluyor.

Mesela Gazze için birkaç günlüğüne açılan Refah sınır kapısına o birkaç günde gerekli malzemeyi yığamadık. Ama öte yandan adını Eyyüb El Ensari'den alan Maldivler'deki bir oteli ilk altı haftada günlüğü 100 eurodan doldurduk. Paralellere rüştümüzü mü ispatladı birileri bilemedim.

Orta Afrika'da süren etnik kıyım ise devam ediyor. BM'nin önlem gücüne Türkiye'nin sadece insani yardım desteği vermesini tartışamadık mesela.

Kırım'ı enerji politikalarımız ışığında ele aldık. Tatarların durumundan endişe duyduk. Haklıydık iki açıdan da. Gerekli girişimler gerçekleştirildi ama Kırım parlamentosu Rusya'ya bağlanma anlaşmasından sonra Tatarlara vaat ettiği yüzde yirmi yönetim hakkını vermekten vazgeçti. Bunu okuyamadık. İleride acısını çekmemek için dua etmeliyiz.

Çin'den kaçan ama mülteci konumları ve Çin'in bölgedeki ağırlığı ile iadeleri gündeme gelen iki yüz kadar Uygur Türk'ünün akıbeti hakkında haber okuyamaz olduk. Umarım Çin ile ilişkilerde gerilim olmadan getirilmişlerdir.

Bunlar hep iç politika ama daha içerden yani Ak Parti teşkilatı içinden de sorunlar var.

Doğruluğu konusunda ortada müphemlik süren bir ses kaydında eski bir bakanın ayetlerle 'makara' yapması, kayıt doğru ise kabullenilemez.

Diğer bir sorun ise teşkilatlarda Başbakan Erdoğan'ın gölgesinde siyaset yapan insanların teşkilat makamlarında bürokratçılık oynamaları. Eşi dostu parti görevlerinde kayırmaları. Paralel danışmanlar tutmaları. Sol merkezli gazetelere katil devlet diyen kimi araştırma görevlilerini panellere almaları. Paralel örgütle mücadelede ise sus pus olmalarıdır.

Kızabilirsiniz, zamanı mıydı diyebilirsiniz.

Tam da zamanı. Millet topyekün gecesi ile gündüzü ile paralel örgüte karşı Başbakan'ın yanında dururken tek açıklama yapamayan baş örtülü vekillere mi değinelim, yoksa il teşkilatlarında kıyafeti nedeniyle insanlara randevu vermeyen il başkanlarına mı? Bu listeyi uzatabilirim. Ama sanırım bu kadarı şimdilik yeter.

Başbakan'ın işi gerçekten zor. Paralel örgüt nedeniyle uzanamadığımız pek çok yere uzanmak için mücadele verecek. Biz dün olduğu gibi yarın da Başbakanın yanında olacağız. Ne var ki Gazze'ye, Suriye'ye yardım iletmek yerine Dubai devremülklerinde tatil yapmayı ya da boğaza nazır kafelerde Emevi's target gibi yarım ağız ingiliz aksanı ile konuşurken bir kere bile Kunut dualarına katılmamış olanlarla Başbakan'ın işi gerçekten zor. Paralel örgütün dağıtılması için gerekli fedakarlığın bu Beyaz Müslümanların pek azında olduğunu hepimiz biliyoruz.

Bu satırları paralel örgütle mücadelede hiç durmadan kapı kapı gezerek oy isteyen, kimi zaman kapılardan olmadık hakaretlerle kovulan abla ve teyzelerimizi düşünerek yazdım. Bu yazıyı pazarcılık yaparken haftada iki gün tezgahını kapatıp köyüne gidip milli iradeyi anlatan abileri düşünerek yazdım. Daha dün “Suriyeli gençlerin yemek diye yediklerini görseniz, utanırdınız” diyen arkadaşını anlatırken hıçkıra hıçkıra ağlayan gençleri, Kürt arkadaşı hakkında düşündüklerinden pişman olduğu için “ne güzel barışıyoruz, pişmanız ama barışıyoruz” diyen amcaları, paralel örgütle mücadele için otistik çocuğu kucağında bilgisayar başında gecelerce makale-haber-belge tarayan gurbetçi anneleri, işinden,aşından, eşinden, çocuğundan, kendinden fedakarlık edip savaşanları düşünerek yazdım. Gazze'yi, Suriye'yi, Mısır'ı, Arakan'ı,Orta Afrika'yı ve nice yer ve insanı düşünerek yazdım.

Paralel örgütün tasfiyesi için yazdım.

Ak Parti'ye gönül vermiş insanların emeklerinin üzerinden particilik oynayanların bu mücadeledenin en sert koşullarında susmaları kanıma dokunduğu için yazdım. Beyaz Türklerden sonra Beyaz Müslümanlar tepemizde olmasın diye yazdım. Ama en çok, çok sevdiğim Recep Tayyip Erdoğan'ın zor işi kolaylasın diye yazdım.

Milli irade ve ittihad-ı İslam için yazdım..

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Siirt'te bir işçinin daha cenazesine ulaşıldı
Türkiye
Buz tutan göl üzerinde çay ve kızak keyfi
Dünya
İsviçre 2 bin Suriyeliyi kabul edecek

Hava Durumu

11°
Detaylı Hava Raporu