img

Taçam DUMAN

30 Mart 2014 11:11

Sosyal Medyanın Aracılığıyla Psikolojik Harekât


Bilişim dünyasının vazgeçilmezi olan ve neredeyse her alanda önemli bir yer sahibi olan sosyal medya her zaman iyi amaçlar doğrultusunda kullanılmıyor maalesef. Ülkemizin siyasi gündemi, sosyal medya üzerinde yürütülen faaliyetlerle yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Son bir hafta içerisinde yapılanlar ise artık tam anlamı ile bir saldırı haline geldi. Siyasi kişilerin, kurumların ve son olarak da devletin güvenliğine ve itibarına bir saldırı yapıldı. Saldırı çeşitli legal veya illegal yöntemlerle elde edilmiş ses kayıtlarının sosyal medya aracılığı ile topluma ve dünyaya servis edilmesi yoluyla gerçekleşiyor. Kayıtların içeriği, doğruluğu veya montaj olup olmaması adli olarak araştırılacak bir husus olup yargının yetki alanına girmektedir.

Ben olaya kişi ve kurumların yapılan saldırılarda sosyal medyanın psikolojik harekatta nasıl araç olarak kullanıldığı hususundan bahsedeceğim. Daha önceki bir yazımda sosyal medyanın nasıl algı operasyonlarında kullanıldığını anlatmıştım. Aslında bu tür saldırı da bir algı operasyonu olup doğrudan insan psikolojisini etkilemek üzerine yapılmaktadır. Bu durumu bana göre Maslow teorisi iyi bir şekilde açıklıyor.

ABD'li psikolog Abraham Maslow tarafından 1943 yılında yayınlanmış bir çalışmada Maslow teorisi veya ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi, ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisidir.

Maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar'ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini sözkonusu etmektedir. Maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.

1.Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)

2.Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)

3.Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (grup, arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)

4.Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)

5.Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)

Maslow'a göre birey için o an baskın olan gereksinimler hangi kategoriye ait gereksinimler ise, diğer deyişle günlük etkinlikleri ağırlıklı olarak hangi gereksinimleri doyurmaya yöneliyorsa, kişilik gelişmişlik düzeyi de onun istencinden ya da seçiminden bağımsız olarak bu gereksinim kategorisine karşılık gelen düzeyde bulunacaktır.

Belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz, böyle gereksinimleri yoktur. Örnek olarak günlük olarak karnını doyurabilen fakat güvenlik içinde bulunmayan, kendini sürekli olarak olası bir tehdit altında algılayan bir insanın, dünya görüşünü geliştirmek için kitap okumak gibi bir gereksinimi yoktur.

Tekrar son bir iki haftadır sosyal medya aracılığıyla servis edilen ses kayıtları ve dünkü Suriye ile ilgili ses kaydının servis edilmesi ile,

Toplumun bireyleri, Maslow teorisinde de olduğu gibi;

  • Önce gerçekleri kabul etme yönünde aklında soru işaretleri oluşturup,
  • İnandığı ve saygı duyduğu kişilere karşı yapılan saldırılarla itibarsızlaştırma,
  • Kendini ait hissettiği grup önderlerinin itibarsızlaştırılması ve kişiler gözünde saygınlığı zedelenmesi sonucu, kendi içinde aidiyet duygusunu zayıflatma ve mümkün olursa kaybettirme,
  • İnsanlarda ülke yönetiminde zafiyetler olduğu ve güvenliğinin tehlike altında olduğunu hissettirerek ilk kategori düzeyine çekerek kendi amaçları doğrultusunda yeniden şekillendirebilecekleri hale sokulmaya çalışılmaktadır.

Bu yüzden sosyal medya üzerinde görülen her şeyi olduğu gibi kabullenmek yerine, ülke ve milletimizin bekası için olayları derinlemesine düşünmek ve ona göre hareket etmek gerekmektedir.  

 

Taçam Duman / Bilişim Güvenliği Derneği

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Anket amacından saptı
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu